SALI 08 ARALIK 1998

2000 yılını hedef alarak ve sinemanın olanaklarından yararlanarak bütün dünya insanına Atatürk'ü anlatma çabası adım adım ilerliyor. Bu çerçevede ilk aşamada filmin senaryosu Attila İlhan tarafından yazıldı. Yapımcılığını Arif keskiner'in üstlendiği filmin sponsorluğunu ise Ege Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Adnan polat yapıyor. Attila İlhan'ın tamamladığı senaryo Tür Tanıtım Reklam Hizmetleri A.Ş. tarafından 550 sayfalık bir ikatp biçiminde 2 bin 500 adet basıldı. Tür Tanıtım aynı zamanda kitabın 5.38 saniyelik tanıtım filmini yaptı. Senaryonun uluslararası film piyasasına sunumu için ingilizce çevirisi de yapıldı.
Film İstanbul'un İngiliz askeri kuvvetlerince işgal sahneleriyle başlıyor. Atatürk'e büyük bir aşkla bağlı Fikriye hanım bu işgal sahnelerini izliyor. Mustafa Kemal Paşa Ankara'daki eski Ziraat Mektebi'ni karargah olarak kullanıyor, İstanbul'daki haberleri makine başından izliyor. Buradan başlıyarak tüm kurtuluş savaşının gelişimini Fikriye-Mustafa kemal yakınlığı örgüsünde işleyen senaryo, zafer ve Cumhuriyetin kuruluşundan sonra gücünün doruğunda giderek yalnızlaşan bir Atatürk portresi çiziyor. Fikriye'nin intiharı, annesinin ölümü, Latife'yle boşanma, eski silah arkadaşlarıyla husumet... İzmir suikastinin ortaya çıkmasından sonra İzmir'e gider ve suikastin elebaşısı eski bir milletvekili arkadaşıyla bire bir konuşur Atatürk, suikastin gerçek sebeplerini anlamaya çalışır. bulunduğu otelin çevresi halkla çevrilmiştir. Halkı kendisini görmek istemektedir. Ancak korumalar kimseyi yaklaştırmaz, Atatürk bütün tedbirleri kaldırtır. Yürüyerek onların arasına girer. Artık yalnız değildir, halkıyla bütünleşmiştir. Onlara şöyle seslenir: 'Benim naçiz vücudum bir gün elbette toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar akalacaktır.' Ve film böyle biter...