kapat

SALI 08 ARALIK 1998

'Kızımı istiyorum'

Kızını altı yıl önce İsviçre'de yaşayan kayınbiraderine evlatlık veren ve eşinin ölümünden sonra çocuğunu görmek isteyen Bağlan Mutlu İsviçre Hükümeti'yle bir hukuk savaşına girdi. Mutlu'nun, "psikolojik olarak olumsuz etkileneceği" gerekçesiyle kendisiyle görüştürülmeyen çocuğuna ulaşabilmek için açtığı dava Türkiye ile İsviçre arasında soğuk savaşa neden oldu.

NURTEN ERTUL (SHA)

Psikolog Bağlan Mutlu Yektay ile Celalettin Emcet Yektay 1992 yılında, 1984 doğumlu kızları Selen'i, amcası Cem Yektay ile İsviçreli eşi Mirjam'a evlatlık verdi. 6 yaşındaki küçük kız götürüldüğü İsviçre'de iki yıl özel görevlilerin gözetiminde yaşadıktan sonra bu ülkenin yasaları gereği kesin olarak Cem-Mirjam Yektay çiftinin nüfusuna geçirildi.

Bu arada Selen'in Türkiye'de kalan annesi ile babası da zor günler geçiriyordu. Celalettin Yektay bir süredir bağımlı olduğu uyuşturucudan kurtulamamış izbe bir köşede aldığı aşırı dozla yaşamını yitirmişti.

Eşinin ölümünden sonra İsviçre'de yaşayan kızı Selen'i görmek isteyen Bağlan Mutlu bu isteğini kayınbiraderine iletti. Ancak kayınbiraderi beklemediği bir sertlikle yanıtladı onu. Böyle bir görüşme Selen'in ruhsal durumunu olumsuz etkileyebilir, küçük kızın yaşamını alt üst edebilirdi. Bağlan Mutlu önce aileyi razı etmeye çalıştı.

İptal davası açtı

Ancak Cem ve Mirjam Yektay'ın kararını değiştiremedi. Yaptığı kısa bir araştırma ailenin böyle bir hakkının da olduğunu ortaya koyuyordu. Ama o yılmadı.

Avukatı Yıldız Güriş'le el ele verip kayınbiraderi hakkında bir araştırma yaptı. Çiftin 1989 doğumlu bir oğulları vardı. Ve Türk kanunlarına göre çocuğu olan bir aile evlat edinemezdi. Hemen Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 1994 yılında, "Evlatlık sözleşmesinin iptali" davası açtı.

Kanıtlar kesin, istek yerindeydi. Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kısa sürede sonuçlandırdı ve Selen Yektay'ın annesi Bağlan Mutlu Yektay'a geri verilmesini kararlaştırdı.

Ancak mücadele daha yeni başlıyordu. Hakim İzzet Doğan'ın imzasını taşıyan ve Yargıtay'ca da onaylanarak kesinleşen bu kararı, Cem ve Mirjam Yektay Ailesi'nin yaşadığı Luzern Kantonu Mahkemesi uygulamaya koymayı reddetti.

Dava 3.5 yıl sürdü

Yaklaşık üç buçuk yıl süren davanın iki ülke mahkemesinin arasında usul ve ülkelerin siyasi yönlerinin eleştirildiği bir evrak savaşına dönüşeceğini hiç düşünmediklerini belirten Bağlan Mutlu'nun avukatı Yıldız Güriş şöyle diyordu: "Hiç yardımcı olmadılar. Bir nüfus kaydı için iki yıl bekledik. Gerçekten de Cem Yektay oğlu Sinan Mischa'yı Türkiye'de nüfusa kaydettirmemişti. Bu nedenle kolayca evlatlık alabilmişti Selen'i."

Mahkeme neden uzadı?

Bağlan Mutlu'nun giriştiği hukuki mücadeleden haberdar olan Cem Mirjam Yektay çifti de İsviçre makamları nezdinde girişimlerine başlamış ve ilk olarak Türkiye'den gelecek adli yardım taleplerinin haberdar edilmelerini ve bu taleplerin reddedilmesini istemişlerdi.

Davanın sürdüğü dönemde de hem halen yaşadıkları Luzern Kantonu Mahkemesi'ne, hem de Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunan aile, Bağlan Mutlu'nun kızı Selen'i evlatlık verdiğinde bir erkek çocuklarının olduğunu bildiğini ancak o zaman kabullendiği bu konuyu şimdi dile getirdiğini iddia ettiler.

Yektay Ailesi dilekçelerinde, "Açılan bu dava iyi niyetten uzaktır. Küçük kız İsviçre'deki yaşama uyum sağlamıştır. Burada vaftiz edilip dini işlemlere tabi tutulmuştur. Okulu ve arkadaşları buradadır. Selen'in kendisi de Türkiye'ye dönüp annesiyle birlikte yaşamak istemiyor" dediler.

Karar bekleniyor

Şimdi Luzern Kantonu Mahkemesi'nin kararı bekleniyor. Bağlan Mutlu kızının hasretini rehber öğretmen olarak görev yaptığı Şişli Terakki Lisesi'ndeki öğrencileriyle gideriyor. Cem Yektay ve ailesi ise davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürmeye hazırlanıyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr