kapat

SALI 08 ARALIK 1998

Manisa da yaralı

Bu kez durağımız Manisa... Manisa'da fabrikaların çoğu yurtdışı için üretim yapıyor. Şehirde sıkıntıyı görmek için enerji tüketimindeki yüzde 70'lik azalmaya bakmak yeterli oldu.

ZEYNEP KURTBAY

Manisa'daki durum İzmir'den pek farklı değil. Burada da sanayici dertli. Ama en çok esnaf ve küçük işletmeler dertli. Manisalılar da içinde yaşadıkları sorunlu günleri "Bu büyük bir yangın" diyerek ifade ediyorlar. Onlara göre tehlike kapıya dayanmakla kalmadı, artık içimize kadar girdi. Tarımsal gelirleriyle Türkiye ekonomisinde en büyük paya sahip olan illerimizden biri, Manisa. Özellikle kuru üzüm ve tütünde ihracat birincisi. Oysa son günlerin ekonomik sıkıntıları, Manisa'yı da yaralamış. Fiyatlardaki düşüşle zor durumda kalan çiftçi, traktörünü satmış. Çiftçideki kriz, şehirdeki ticarete yansımış. Dolayısıyla esnaf iş yapamaz duruma gelmiş. Masraflarını karşılayamayan ve ayakta durma çabası veren esnaf, borçlarının altında ağır bir yüke girmiş. Kimileriyse en son çareyi kepenk kapatmakta bulmuş.

Manisa Sanayi ve Ticaret Odası'na kayıtlı, KOBİ'ler de dahil, 4 bin 600 üye var. Oda Başkanı Bülent Koşmaz, durumdan pek umutlu görünmüyor, "Problemin daha da büyüyeceğini düşünüyorum. Bugüne dek hükümetler, kendi aralarındaki çekişmelerle zaman harcayıp ciddi ekonomik önlemlerin alınması için bir çaba harcamadı. Banka sektörünün tutumu tüm ekonomiyi götürecek" diyor.

Enerjide yüzde 70 düşüş

Şehirdeki görüşmelerimizin ardından Organize Sanayi Bölgesi'ne hareket ediyoruz. Bölgede 84 fabrika var. Kapatılanlarla ilgili net bir rakam yok, ama Bülent Koşmaz'ın belirttiğine göre yurtdışı pazarlara üretim yapan büyük firmalar bile, büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya. Bölgedeki toplam enerji tüketiminde yüzde 70'lere varan oranlarda düşüş var. Aylık elektrik tüketimi 90 milyar lira olan bir firmanın bugün kullandığı elektrik 25 milyar liraya kadar düşüyor. İşçi çıkarmalar gündemde. özellikle 5-6 firmada ciddi boyutlarda. Fabrikaların toplamında çıkartılan işçi sayısı 3 bin civarında.

Sanayi Bölgesi'nde kapısını ilk çaldığımız fabrika Merloni. İtalyan firması olan Merloni, son günlerdeki Roma kriziyle de gündeme gelmiş, boykotun hedefi olmuştu. Fabrikanın İtalyan Genel Müdürü Enrico Vita karşılıyor, bizi. Vita, piyasalardaki krizden etkilenmediklerini söylüyor. Yıllık 250 bin adet buzdolabı ürettiklerini söyleyen Enrico Vita, bu rakamı önümüzdeki yıl da koruyacaklarını belirtiyor. Fabrikanın 400 olan işçi sayısında ise söylenilene göre bir azalma yok. Üstelik geçtiğimiz yıl 1 milyon dolarlık yeni yatırım yapılmış. Konu Roma Krizine gelince İtalyan Müdür, gazetelere de tam sayfa verilen ilanlarındaki gibi "Biz 'Made in Turkey' markasıyla üretim yapıyoruz" diyor ve ekliyor: "Bu buzdolapları, Türkiye'de Türk insanının kazandırdığı paralarla üretiliyor". Sokaklarda yakılan Ariston marka buzdolabına rağmen, Enrico Vita boykottan etkilenmediklerini dile getiriyor. Fabrikadaki bir diğer yetkili Mustafa Gülyurt ise, global krizin ve piyasalardaki durgunluğun, önümüzdeki yıl firmalarını etkileyebileceğini, bu nedenle kapasitede ve istihdamda azalmaya gidebileceklerini sohbet sırasında ekliyor.

Vardiyalar kalkmış

Tiryaki Holding'in Manisa'daki Tirsan tesislerinde ise Genel Koordinatör Yusuf Tantekin'le görüşüyoruz. Uzakdoğu'yla hiç bağlantılı olmadıkları halde krizle birlikte 10 milyon dolarlık paranın ortadan kalkmasının kendilerini de etkilediklerini belirtiyor, Tantekin. Otomotiv parçaları üreten tesisin üretiminde geçen yıla oranla küçük bir artış var. Ancak Tantekin, bu artışın iç pazardaki sıkıtı nedeniyle ihracata verildiğini söylüyor. İşgücünde azalmaya gidilmemiş, ama çıkan işçilerin yerine yenisi alınmıyor. Fabrikadaki vardiya sayısı ise 3'ten 2'ye inmiş. Tirsan'da 1999 yılı endişesi var, önümüzdeki yılın ilk üçayında geçen yılın ilk üç ayına göre düşme bekleniyor.

Türkiye pazarında önemli bir yeri olan İnci Aküleri'nde de iç pazar kaygısı var. Hedeflenen 11 trilyon liralık cironun, bu yıl 8.5 trilyon lirada kalması bekleniyor. Genel Müdür Emin Kabalar, kapasitede yüzde 20 düşüşe gittiklerini söylüyor ve ekliyor: "Piyasada beklediğimiz satışları yapamadık. Kayıt dışı olanlar ucuz olduğu için daha çok satıldı. Rusya'daki pazarımız ise Ağustos'tan itibaren kayboldu" Yüzde 50 yabancı ortaklı olan firmadaki 350 çalışan sayısı bugün korunuyor, ancak önümüzdeki günlerde tenkisata gidilmesi de öngörüler arasında.

Denizli'de 8 bin işsiz

"Kriz, geliyorum sinyali verdiğinde o dönemde zarar gören 3-5 firma geneli yansıtmaz, deniyordu. Şimdi bu alev büyüdü ve yangın hepimizi sardı" Bu sözlerse Denizli'den, Denizli Sanayi Odası Başkanı Abdülkadir Uslu'yla yaptığımız söyleşiden. Havlu ve bornoz üretimleriyle ekonomide önemli bir yeri olan Denizli'deki mevcut 700 firma arasından kapananların sayısı henüz 3-4'ü geçmiyor. Geçtiğimiz yıl yapılan 1 milyar dolarlık yatırıma karşın, iş hacmindeki büyümenin yüzde 40 olması gerekirken, bu yılki büyümenin yüzde 10 olduğunu belirtiyor, Başkan Uslu. İstihdamda ise önemli oranda daralma var. Toplam 37 bin işçinin çalıştığı Denizli sanayiinde, 8 bin kişi şimdi işsiz. Kapasitede yüzde 25 oranında bir düşüş var. Sanayi Odası Başkanı, bu düşüşün önümüzdeki aylarda yüzde 35'lere varacağını söylüyor. Uslu Holding'in sahibi olan Abdülkadir Uslu, kendi firmasında da işçi çıkarımına gitmiş. Sayısı 3 bin 500 olan toplam işgücünden bin 300 işçi çıkarılmış. "Sanayici yapacağını yapmış, şimdi sıra devlette" diyor Abdülkadir Uslu ve bir noktaya dikkat çekiyor: "İşçilerimizi yeni çıkarttık, hepsi tazminatlarını aldı. Asıl sıkıntı üç beş ay sonra başlayacak. Şimdi ellerindeki parayı harcıyorlar. Ellerindeki, avuçlarındaki bitince asıl kıyamet o zaman kopacak"


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr