kapat

PAZAR 06 ARALIK 1998

Nuriye Akman (e-posta:nakman@sabah.com.tr )

Haftanın Sohbeti

Çevir sesi sonsuzluğu

İletişimde ulaşılmazlığı ortadan kaldıran yepyeni bir telefon sistemi geliyor: İridyum.

Toprağın üstünde olmak şartıyla dünyanın her yerinden her yerine kesintisiz bağlantıyı sağlayan son teknoloji harikası. Çanta büyüklüğündeki, uydu telefonlarının avuçiçine sığan en küçük modeli.

19 dev telekomünikasyon firmasının ortaklık güvencesinde kurulan sistem, ilk kez 1990'da dünyaya tanıtıldı. Sistem, 1 Kasım 1998'den itibaren resmen kullanıma açıldı.

İridyum, Türk Telekom yeni tarifeleri onaylar onaylamaz, önümüzdeki yıl başından itibaren Türkiye'de de kullanılmaya başlıyor.

Şirketin Amerikalı patronlarını Türkiye lansmanı için geldikleri İstanbul'da, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen "uzay çağı gecesinden" önce yakaladım.

Son derece heyecan verici ve o oranda da karmaşık olan sistemi bir sohbet boyutunda şöyle özetledik:

- İridyum, yepyeni bir uydu iletişim sistemi. Kısa tarihine gözattığımda bunu ilk kez bir kadının düyündüğünü gördüm. Kablosuz iletişim ve eloktronik donanım sistemleri konusunda dünyanın önde gelen şirketlerinden biri Motorola'nın üst düzey yöneticilerinden birinin eşi, normal cep telefonunu kullanmayınca, dünya çapında bir mobil sistem ihtiyacı konusunda eşini ikna ediyor. Neden bunu sizler gibi profesyonellerden önce bir kadın düşündü acaba?

- Staiano: Bu Motorola yöneticisi 1985'de eşiyle beraber Karayipler'e tatile gitti. Kadın emlakçıydı. Orada bir arazi satın almak istedi ve o yörede telefon bulamadığı için işini bağlayamadı. Eşine dönüp dedi ki, "Sen bu kadar akıllısın, neden her yerde konuşabileceğimiz bir sistem tasarlamıyorsun?" Yani bu sistem düşünüp tasarlanmış bir şekilde değil, tesadüfen bulundu.

- Öyküyü biliyorum. Sorum bunu niye önce içinizden birinin düşünmediğiydi.

- Her zaman bütün büyük fikirlerin arkasında bir kadın vardır zaten. Erkekler hep geç kalır. (kahkahalar)

3 bin 500 kilometre

- Bu sistemin, klasik cep telefonlarına avantajları nedir?

- Geleneksel mobil sistemlerinde baz istasyonları vardır. Bunlar yalnız şehir merkezlerinde veya insanların yaşadığı yerlerde kurulur. Bunların hücre büyüklükleri ve hizmet verdikleri servis alanları limitlidir. Buna rağmen geleneksel sistemler, bina içi kapsam alanı açısından çok avantajlıdır. Fakat bu sistemleri genişletmek, yatırım yapmak, her tarafa bu sistemi götürmek, çok pahalıdır. Uydu sisteminde baz istasyonları havada dolaşan bir şebeke olarak düşünebiliriz. Uydunun hücre büyüklüğü, servis verdiği alan 3 bin 500 km'yi bulur. Buna karşılık aynı anda yapılabilen arama sayısı 700 ile 800 arasıdır. Bu açıdan bakıldığında uydu sistemler ile karasal mobil sistemler birbirlerini mükemmel şekilde tamamlarlar. Şu gördüğünüz hem uydu, hem GSM'i destekleyen bir telefon. Şehir içinde GSM'e bağlanırsınız. Kapsam alanı dışına çıktığınızda uydudan yararlanırsınız.

- Cihazın farklı özellikleri ve fiyatları nedir?

- Aynen GSM'deki gibi ekranı ve tuş takımı var. Tamamen GSM sistemine uyumlu.

Richardson: Dünyada ortalama fiyatları 3 bin dolar civarında. Her ülkedeki ithalat vergilerine, fonlara ve harçlara göre artış olabilir. Türkiye'de beklediğimiz fiyat aralığı 3 bin 200-3 bin 500 dolar civarında olacak. Konuşma ücretleri ise nerede bulunduğunuza ve nereyi aradığınıza göre dakikası 1.25 ile 7 dolar arasında değişiyor.

- Sistem, dünyada 1 Kasım 1998'de işlemeye başladı. Şu anda kaç aboneniz var?

Daha şimdiden 2 bin

- Yaklaşık 2 bin. Şu anda en büyük sıkıntı, telefon cihazlarının imalatçı firma tarafından henüz çok hızlı bir şekilde üretilememesi. Hep böyle olur. Yeni sistemler kurulur, cihaz yapımı arkadan gelir. GSM'de de öyle oldu. 1.5 yıl sonra cihazlar piyasaya bol miktarda sürülmeye başlandı. Biz daha şanslıyız. Aralık sonu itibariyle tam üretim başlayacak. Bu açıdan bu rakamlar yakın bir gelecekte çok çok artacak. İnanılmaz talep var.

- Ne kadar inanılmaz?

- Şu anda resmi olarak başvuran 200 bin kişi var. Resmi olmayan talep sayısı 1 milyondan fazla.

- Ya 6 milyon kişi birden başvurursa?

- O kadar yerimiz yok. Bu hiçbir zaman bütün topluma hitap eden bir sistem değil. Sistemin kapasitesi başlangıç için 3-4 milyon kişi. Bunun tamamına 2002'de ulaşmayı bekliyoruz.

- Ya 2002'den sonra?

- Şu andan itibaren yeni frekans tahsis edilmesi için gerekli otoritelere başvurduk. Yeni sistemin adı da belli: İridyum Next. Ve bu yeni sistemle 30-40 milyon aboneyi hedefleyeceğiz. Yeni bir uydu daha atılacak.

- Şu andaki gibi bir 66 uydu daha gerekmeyecek mi?

- Uydu sayısı henüz belli değil. Hedef daha küçük cihazlar, daha çok abone ve daha düşük fiyatlar. Bunun tasarımı henüz başladı. Bu yeni sistem, üçüncü nesil haberleşme sistemlerine tamamen uyumlu olacak. Biliyorsunuz GSM ikinci nesil haberleşme sistemi ve üçüncü nesil haberleşme sistemleri tasarlanıyor dünyada. Böylece aynı cihazla dünyanın her tarafındaki bütün networklere bağlanabileksiniz.

Yüksek hızda iletişim

- İridyum, çok yeni bir sistem. Daha bunu hazmetmeye çalışırken, ondan sonraki ve ondan da sonrakini hazmetmek zor. Şu anki sistemden farkı ne olacak?

- Bu üçüncü nesil sistemiyle uyumlu sistem, 2002 ile 2005 arasında olacak. Yeni sistemin en büyük avantajı yüksek hızda iletişim sağlaması. Şu anki iletişim sistemleri, iridyum da dahil olmak üzere çok düşük bir veri iletişim hızında çalışıyorlar. Mobil sistemlerde İnternet'e bağlanmanız çok kolay değil. Yeni sistemlerde 64 hatta 128 kilobitlik veri iletim hızları sözkonusu olacak. Ve siz bu sayede dünyanın her tarafından İridyum cep telefonunuzla görüntü gönderebilecek, İnternet'e bağlanacak ve yüksek hız gerektiren diğer uygulamaları yapabileceksiniz.

- Bütün bu anlattığınız durumlar, bir insan ömrü için çok baş döndürücü şeyler. Siz bunu içsel olarak nasıl yaşıyorsunuz? Eskiden bu heyecan verici şeyler birkaç kuşağa yayılarak yaşanırdı. Şimdi çok kısa zaman dilimlerinde bu kadar hızlı ve farklı gelişmeler yaşanıyor. Sizin beyniniz ve ruhunuz bunları nasıl hazmediyor?

NASA'da çalışmış

- (Kahkahalar) Richardson: Beynimiz durumu hemen algılıyor ve uyum sağlıyor ama ruhumuz için aynı şeyi söyleyemeyiz.

- Staiano: Ruhun adaptasyonsuzluğu konusunda John'la aynı fikri paylaşıyorum. Ama ben uzun yıllardır yüksek teknoloji dünyasında çalıştım. Motorola'da ilk başta bu mobil cihazların üretiminde bulundum. Hatta NASA'nın aya insan görme programında çalıştım 6 yıl. Bunlara alışkınım. İridyum kafamda bitti. Bundan sonra ne olacak diye düşünüyorum. Tek amacım dünyadaki herkese iletişim kurdurabilmek. Gezegenimizde yaşayan 3 milyar milyar kişi hiç hayatında telefon görüşmesi yapmamış. Biz bunu gerçekleştirebilirsek bu bana büyük heyecan verecek. Amacımız herkese iletişim kurdurabilmek.

- Bunun çok iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum!

- (Kahkahalar) Richardson: Hanımefendi, bu cihazla dünyanın hiçbir yerinde ulaşılamaz olamayacaksınız.

- Bu, iyi mi kötü mü acaba? Karınızın size her an ulaşma imkanı olması size ne kadar iyi bir fikir geliyor?

- (Kahkahalar) Staiano: Her zaman telefonu kapama imkanınız var!

- Buna çok sık ihtiyacınız oluyor mu?

- (Kahkahalar) Hayır. Yani bu çok özel bir soru!

- Dünyada kaç ülkede varsınız?

- Teknik olarak dünyanın her yerinde çalışıyor. Ama 130'u aşkın ülkede lisans alındı. Önümüzdeki yılın sonunda 200 ülke olacağını tahmin ediyorum. Eninde sonunda bütün ülkelere gireceğiz.

- En zor ülke hangisiydi?

Güvenlik çekincesi

- En çok ambargo olan Irak'ta zorlandık. Geçen hafta İran'da izin aldık. Rusya ve Çin gibi büyük ülkelerde izin almayı başardık. Güney Afrika'da hâlâ izin alamadık. Sistemi anlamakta zorlanıyorlar. Güvenlik açısından çekinceleri olabiliyor.

- Richardson: Türkiye'de çok uzun yol kat ettik. Gerekli izinleri aldık ama zaman aldı. Birinci yıl için 12 bin aboneyi hedefledik. Toplam hedefimiz 30- 40 bin abone. Bu sokaktaki adama hitap eden bir ürün değil. Daha çok şehir dışına çıkan jeologlar, arkeloglar, madenciler, işadamları, nakliyeciler gibi küçük bir iş kitlesine hitap ediyor. Türk Telekom'la bir servis ağı anlaşması yaptık. Şu anda elemanlarını müşteri hizmeti desteği vermek üzere eğitiyoruz.

- Her bir aboneden Türkiye'nin mali kazancı ne olacak?

- Staiano: Türkiye'ye hem doğrudan hem dolaylı getirisi var. Birincisi İridyum sistemi ile Türkiye'nin her tarafından çevir sesi almak mümkün. Mevcut sabit şebekeyle Türkiye'nin her tarafına hizmet götürmek imkansız; çok pahalı. Ama İridyum ile Türk Hükümeti hiçbir yatırım yapmadan bütün vatandaşlarına, dağlık ya da kırsal her yerden iletişim kurma özgürlüğü tanıyor.

3 milyon abone

- Richardson: Üç ana gelir kalemi var. Birincisi sabit şebekeden İridyum'a doğru yapılacak aramalardan kazanacak Türk Telekom. İkincisi bu hizmetlerden belli bir komisyon alacak. Üçüncüsü Türksel ve Telsim'in İridyum'la yaptığı roaming anlaşmasından dolayı gelir sağlaması ve bunun üzerinden Türk devletine vergi vermesi. Türksel ve Telsim 3 milyon abonesiyle bizim önemli bir müşteri kitlemiz olacak. Türkiye bizim çin çok önemli bir pazar.

- Türkiye'yi diğer ülkelerden daha önemli kılan nedir?

- Nüfus açısından ve alan olarak büyük bir ülke. Hâlâ çevir sesi olmayan yani sabit şebeke olmayan önemli bir alan var. GSM operatörleri şu anda coğrafi olarak ülkenin yüzde 20'sini kapsıyor. Yüzde 80'lik boş alan var. Büyük bir potansiyel. Onun dışında ülkede büyüyen bir ekonomi, bir bilinçlenme ve sofistike bir toplum yapısı var.

- Beyaz Saray'a İridyum satmayı başarabildiniz mi?

- Evet sattık.

- Kaç tane?

- Sayılar hakkında konuşamam. Fakat Amerikan Hükümeti'nin zaten kendine özel bir yer istasyonu var; sırf kendilerinin kullanımı için. Diğer bazı ülke hükümetlerinden de aynı şekilde özel yer istasyonları kurmak ve kendi içlerinde İridyum sistemini kurmak için başvurular aldık. İridyum sistemi ile yapılan ilk konuşmalardan biri Başkan Yardımcısı Al Gore tarafından gerçekleştirildi. Kendisine ayrıca bir de pager (çağrı cihazı) verdik. Ve başkanın uçağı Air Force 2'deyken kendisine mesaj yolladık. İridyum pagerları gezegenin her yerinde mesaj alabilir.

Uçakta tehlike yok

- Uçağa bir düşme tehlikesi yaratmıyor değil mi?

- Hayır. Uçakta telefonları yine kapatmamız gerekiyor fakat pagerlar sadece alıcı olduğundan herhangi bir tehlike arz etmiyor. Ayrıca tasarlanmakta olan yeni bir ürün Air Sat 1'in devreye girmesiyle çok yakında özel ve ticari uçaklar için de İridyum sisteminden yararlanmak mümkün olacak. Şu anda Antarktika'da araştırmalar yapmakta olan 5 ülkeden bir bilimadamı grubumuz var. Dünya ile tüm iletişimleri sadece İridyum telefonları ile devam ediyor. Biliyorsunuz Mitch kasırgası Orta Amerika'da büyük hasara yol açtı. İridyum ve Motorola, Honduras'a 40 adet İridyum telefonu gönderdi. Bölgede hiçbir iletişim imkanı kalmamıştı. Tüm sistemler hasar görmüş ve çalışamaz durumdaydı. İridyum telefonları 24 saat içinde bölgeye ulaştı ve gerek kurtarma çalışmalarında ve gerekse felaketzedelerin yakınlarıyla haberleşmesinde kullanıldı. Bu İridyum'un acil durumlarda sağladığı faydalara iyi bir örnek. İridyum tamamen yeni bir konsept. Çünkü ilk kez gezegenimizin her yerinde çevir sesi alabiliyoruz. Bu sistemin yakın gelecekte şu anda aklımıza gelmeyen pek çok yeni kullanım alanını bulabileceğiz.

Fiyatlar düşecek

- Bana cihazlar biraz büyük gibi geldi.

- Yeni başlayan tüm hizmetler gibi İridyum da pahalı ve GSM'lere göre büyük. Fakat hatırlayın, 1982'de ilk çıkan cep telefonları, bundan daha büyük ve iki kat daha ağırdı. Bu, yeni bir teknoloji, yeni bir sistemin ilk ürünü. Zamanla elbette gelşimeler olacak. Hem cihazların boyutları küçülecek hem de fiyatlar düşecektir.

- Teşekkür ederim.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr