kapat

PAZAR 06 ARALIK 1998

Hıncal Uluç (e-posta:uluch@sabah.com.tr )

Bir deyiş üzerine düşünceler..

Günü gününe okuduğum yabancı gazetelerden biri The Indipendent.. İngiliz gazetesi.. Benim köşem gibi, onlar da her gün bir güzel laf, deyiş yayınlıyorlar..

Günün Düşüncesi başlığı altında..

Geçen gün bir Afrika atasözü gördüm.. Hoşuma gitti. Kesip bir kenara koymaya karar verdim, size nakletmek için..

Makası elime aldığımda bir daha baktım lafa ve takıldım..

"Eğer yaşken dikleştirilmeyi reddederseniz, kuruduğunuzda dikleştirilmeniz mümkün değildir" dermiş Afrikalılar..

"Ey çubuk" diyorlarmış yani, bugünkü Afrikalılar'ın dedeleri yamyamlar.. "Ey çubuk.. Sen ancak yaşken dikleştirilebilirsin.. Eğri olarak kurursan, artık bir daha dik durma şansın yoktur. Hep eğik kalırsın.."

Lafı nereye getirmek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?..

Ayni anlama gelen bir Türk atasözü var.. Çubuğun ancak yaşken işlenebileceğini anlatan..

"Çubuk yaşken eğilir.."

Dokunmadı mı size şimdi bu benzeyiş.. Ve de bu çelişki..

Afrikalı'nın yamyam atası da, bizim atalarımız da, çubuğun yani insanın ancak yaşken yani çocukken eğitilebileceğini anlatıyorlar. Ama tam tersine anlatıyorlar..

Biz "Eğilme"yi amaçlıyoruz. Onlar "Dik durma"yı!.."

Çocuklarına dik durmayı öğreten Afrikalı mı haklı, yoksa eğilmeye şartlandıran bizler mi?

Eğitim, eğilmek için midir, yoksa dik, dimdik durmak için mi?..

* * *

Bazı atasözlerimiz yanlış.. Temelden yanlış.. Bunları gündem dışı, sözlük dışı bırakıp çocuklarımıza tam tersini öğretmeliyiz..

Yazmıştım değil mi?..

"Sürüden ayrılanı kurt kapar.."

Yaa.. Sürüden ayrılmazsan tüm hayatını da koyun olarak geçirirsin, o ne olacak?

Adam sınırları aşmayı öğütlüyor Martı Jonathan Livingstone ile oysa.. Sıradan ve sürüden olmamayı öğütlüyor çocuklarına..

Eloğlu başarısının sırrını "Ormanda patika ikiye ayrıldı. Ben az kullanılmış olanı seçtim" diye açıklıyor.

Biz "Küçük öküz hattan çıkarsa, büyük öküze vurmayı" öğütlüyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı, bu pısırık, bu sıradan, bu eğilip bükülmeyi, ezilmeyi kabullenmeyi, sıradan, sürüden olmayı öğütleyen lafları belirlemeli ve hiç değilse, ilköğretimden afaroz etmeli..

Çubuk yaşken eğilirmiş..

Niye!..

Çubuk dik durmayı yaşken başarırsa başarır. Onu yaşken eğerseniz, bir daha dik durduramazsınız. Kuruduktan sonra düzeltmek isterseniz, kırarsınız ortasından..

Afrikalı'nın yüzyıllar önce farkına vardığı çağdaş gerçek bu!..

Dik durun çocuklar.. Dik.. Dimdik!..

Pazar Neşesi

Bu hafta Pazar neşemiz, Sami Behar'dan

Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, "Biraz konuşabilir miyiz, acaba?"

dedi.

Kız birden haykırdı: "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"

Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu.

Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve şok eden utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum" dedi.

Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:

"Ne? Gecen 500 dolar mı? Deli misin sen?

Pazar Keyfi Gündem Tutması

Yurdumuzda son günlerde sıkça rastlanan bir hastalık Gündem Tutması. Gündeme her giren yeni olay ve kişiyi takip etme çabasıyla başlayan hastalık, sonunda hastanın tüm kişi ve olayları birbirine karıştırıp çıldırmasına sebep oluyor. Uzmanlara göre bu hastalığa yakalanma riski en yüksek grup haber spikerleri. Aşağıdaki satırlar, gündem tutmasına yakalanmış bir haber spikerinin son okuduğu haber bülteninden alınmıştır.

Monica Lewinsky Beşiktaş Teknik Direktörü Toschak'la basıldı. Monica "Kendisine dilim döndüğünce Oral Seks'i anlatıyordum" derken Toschak ise "Monica çok şişmanlamış. Aynı anda 3 kişiyle sevişiyor, 3 kişi de birbirini görmüyor. Monica'yı Beşiktaş defansına alabilirim" dedi.

Saddam'ın idrarında kokaine rastlandı. Kokain "Abi pardon! Ben Gözde Tan'a gidiyordum. Galiba kayboldum" dedi. Ayrıca Saddam'ın ele verdiği Gülten Kızılkaya, Cenk Koray ve Atilla Mayda gözaltına alındı.

Ali Şen, Baliç'in alınmasına fesat karıştırıldığını iddia ederek Fenerbahçe yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu. Şen ayrıca, Aziz Yıldırım ile Baliç'in birlikte doldurduğu "Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan" isimli kasedi de her an medyaya sunabileceğini belirtti. Bu gelişmelerden sonra Deniz Baykal kendini istifaya davet etti.

Uzunca bir süredir asker kaçağı olarak kırmızı bültenle aranan Küçük İbo, Sinop Feribotu'nu kaçırmak üzereyken kıskıvrak yakalandı ve birliğine gönderildi. Feribotu cepten arayıp aşçıyla görüşen Ali Kırca'ya 745 milyon lira telefon faturası geldi.

Hollanda Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada "Ham Çökelek" isimli parçanın kendilerine ait olduğunu, şarkının Hollanda köylerinde yıllardır. "Ham Rokfor" şeklinde söylendiğini iddia etti. Hollanda Türkiye'ye nota verdi. Notaları hatalı bulan Hikmet Şimşek geri yolladı.

Belkıs Akkale ve Naim Süleymanoğlu da ortaklaşa yaptıkları açıklamada Beşiktaş'ın eski Alman kalecisi Aumann'ın Türk olduğunu iddia ettiler. Gerekçe olarak da "Aumann Adanalı yandım Adanalı" isimli türküyü gösterdiler.

Korkmaz Yiğit bugün yaptığı ani bir açıklamayla bakire olmadığını iddia etti. Bunun üzerine bir açıklama yapan Işılay Saygın "Kadın kaşınıyorsa dövülmeli" dedi. Levent Oran RTÜK'ü 2 günlüğüne kapattığını, arkadaşlarıyla RTÜK binasında 2 gün alem yapacaklarını açıkladı.

Hakan/ Utku

Küba!..

"Küba fahri konsolosluğundan ayrılıyorum" dediğinde sevgili kardeşim Ünal başımdan aşağı kaynar sular döküldü.

Üniversite yıllarımızın idolü Fidel'in Kübasını daha sonra en güzel aşk şarkıları ile duymuş, ama bir türlü görememiştik. Gerçek bir Küba aşığı Ünal Özüak, sadece beni değil, bir yığın gazeteciyi ve işadamını daha Küba'ya gitmeye ikna etti..

Giden gazeteciler bu cenneti anlata anlata bitiremedik. İşadamları sadece sevmekle kalmadılar oradaki yatırım imkanlarını da gördüler. Küba ile Türkiye arasında bir işadamı, bir turist trafiği başladı ki, sormayın gitsin.

Ankara'daki büyükelçi Sevgili Dostum Jorge Castro ve İstanbul'daki Fahri Konsolos Ünal Özüak el ele vererek Küba-Türkiye arasındaki tüm uçakların dolmasını sağladılar. İstanbul'da Fahri Konsolosluk vize rekorları kırmaya başladı.

Ünal, Küba purolarını da sundu İstanbul'a.. Fidel Castro'nun bizzat gelip açtığı La Casa Del Havana ve Ünal'ın düzenlediği harika "Smoking" geceleri kremanın kreması İstanbul'u Küba ve Kübo purosu etrafında topladı.

Bu kadar başarılı, Küba'yı bu kadar seven Ünal şimdi niye kenara çekiliyordu?

Ünal işini etrafta fazla konuşmayı sevmez.

"Neden" dedim.. Sustu..

Daha önce bir gün, 4 mart 1994 günü beni vuran çetenin baş tetikçisini o dünya güzeli dükkan La Casa del Havana'nın kapısında koruma(!) olduğunu duyunca da sormuştum. "Bu ne iş" diye.. "Sorma" dedi.. Sormadım.. Ama Ünal'ın uzun zamandır bu kendi eli ile kurduğu dükkana uğramadığını öğrendim.

Ünal'dan sonra onunla Fidel'in dükkanda asılı resminin de indirildiğini fark ettim.

Şimdi Sevgili Dostum Jorge Castro'ya bir çağrı..

İstanbul'a gelmeli.. Duruma el koymalı.. Soruşturmalı..

Burada tatsız bir şeyler olmasa Ünal hem de nasıl severek yaptığı bu fahri görevden kopmazdı.

Küba, Ünal Özüak gibi başarılı bir dostunu kaybetmemeli.

Viagralı hamsi!..

Semih Balcıoğlu yanıma gelecek, kulağıma bir şey fısıldayacak da ben kahkaha atmayacağım.. Tüyap fuarı çınladı, ünlü gülüşümle..

Hadi siz siz olun da gülmeyin bakalım.

- Viagra yutmuş hamsiye ne denir?.

- Kalkan!..

Bayan Miterand "APO'nun benim için özel bir yeri var." demiş. Vah vah madamda Zoofili başladı demek ki!

"İnekler ayrı ayrıdır ama süt her zaman beyazdır"

(Teşekkürler Cem)

İtalya'dan

- İtalyanlar niçin pire yemezler?.

- O küçük butları ayırmazlar da ondan.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr