PAZAR 06 ARALIK 1998

Sibel Can, sözlerini Serdar Ortaç'ın yazdığı şarkısında böyle diyordu. Sanki, "Bu devirde ne kadar güçlü, ne kadar ünlü olursan ol bir şey ifade etmiyor. Bu ülkede bir şeyler sessiz sedasız değişti. Kayırmacılık dönemi kapandı" der gibiydi. Nitekim, şantaj kaseti skandalından sonra yaşananlar şarkının sözlerini onayladı.
Bunun en iyi örneğini bizzat Sibel Can yaşadı. Polisin kararlı tutumu, kamuoyunun baskısıyla çeteler ve onlara bulaşanlar bir bir ortaya çıkarken, Karagümrük Çetesi ve kaset skandalına ismi karışan Sibel Can'ın da başı yandı.
Porno kaset ve şantaj skandalı, Karagümrük Çetesi'nin elebaşı Nuri Ergin ile kardeşi Vedat Ergin'in yakalanmasıyla başladı. İki kardeş, "Manken Cem Kuzu, Sibel Can'a 'Elimde Karahan Çantay'la çekilmiş porno kasetlerin var' diyerek şantaj yapıyormuş. Biz de Can Kuzu'yu kaçırıp dövdük. Sonra da çıplak resimlerini çekip bıraktık" dedi.
Bu ifadelerin ardından başlatılan soruşturmada, Sibel Can, eşi Hakan Ural, Ergin kardeşleri devreye soktuğu belirtilen Can'ın dayısı Ünal Babacan, Karahan Çantay, porno kasetlerle ilgili olarak dedikodu yapan manken Yaşar Alptekin ve Can Kuzu gözaltına alındılar.
Sibel Can, Perşembe ve Cuma gecelerini Asayiş Şube Müdürlüğü'nde geçirdi. Can ve kocası, söz konusu iddialarla ilgili olarak 48 saat sorgulandı. Ne tanıdığı zengin işadamları, ne siyasetçi dostları onun için bir şey yapabildi. Tam 2 gün Emniyet Müdürlüğü'nde bir sandalye üzerinde ifade verdi.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'nden saat 12.10'da çıkarılan Can ve Ural, Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.
Hep özel fotoğrafçılara poz veriren Sibel Can'ın Emniyet'in sabıka dosyası için fotoğrafı çekildi. Parmak izi alındı. Bir gün önce zirvedeydi, "sultan"dı, bir anda sanık oldu.
Parmak izi örnekleri alınan Sibel Can ve Hakan Ural, daha sonra Cinayet Büro Amirliği'ne geri getirildi. Gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Sibel Can'ın üzgün olduğu gözlendi. Daha sonra, aynı olay nedeniyle gözaltında bulunan Karahan Çantay, Yaşar Alptekin ve Can Kuzu da, Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne götürülerek parmak izi örnekleri alındı.
Sibel Can, Hakan Ural, Yaşar Alptekin, Karahan Çantay, Can Kuzu ile Murat Çelik, saat 14.00'te şubeden çıkarılarak İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığı'na sevk edildi.
Sibel Can ve Hakan Ural aynı araçla, diğer 4 kişi de ayrı bir polis otomobiliyle önce sağlık raporu için Şişli Etfal Hastanesi'ne götürüldü. Sağlık raporunun alınmasının ardından, söz konusu 6 kişi İstanbul DGM'ye getirildiler. Her biri tek tek DGM Savcısı ve hakiminin karşısına çıkartıldı ve ifadeleri alındı. İfade alma işlemi gecenin geç vakitlerine kadar sürdü.
Nuri Ergin ve kardeşi Vedat Ergin'in ifadelerine dayanılarak başlatılarak açılan soruşturma nedeniyle gözaltına alınan ünlülerin hepsinin ifadelerinde 'şantaj' olayını reddettikleri öğrenildi. Başta Sibel Can ve eşi Hakan Ural olmak üzere gözaltındaki ünlüler hepsi "Böyle bir olay yok. Bu konu tamamen iftira" şeklinde ifade verdiler.
Kendisinden tehdit ve santajla para koparmayı alışkanlık haline getiren Can Kuzu'dan kurtulmak için Ergin kardeşleri devreye sokmakla ve Nuri Ergin'den Kuzu'nun susturulmasını istelemekle suçlanan Sibel Can ifadesinde "Bana kimse santaj yapmadı. Ben de kimseye para vermedim ve kimseden para karşılığı adam kaçırmaları istemedim. Bu olayın aslı yoktur" şeklinde ifade verdi.
Eşi Sibel Can'ı santaj olayından kurtarmak amacıyla Nuriş'le bağlantı kurabilmek için Karagümrük'teki dayıları Ünal Babacan'dan yardım istemekle suçlanan Hakan Ural da Vedat Ergin'e Rolex saat almasının nedenini anlatırken "Saati Vedat'a eşimin akrabası ve çocukluk arkadaşı olduğu için hediye olarak aldım" dedi.