kapat

CUMA 04 ARALIK 1998

Kalbi dayanmadı

İzmir'de yakalanan bombacı DHKP-C'li Tülin Soyhan'ın babası Metin Soyhan kızının utancını daha fazla taşıyamadı

MURAT UYGUN (SHA)

İzmir Bornova'da hükümet konağını bombalamaya teşebbüs, ANAP'lı Ali Talip Özdemir'in bürosunun bombalanması ve Fatih Emniyet Müdürlüğü binasına lav silahlı saldırı düzenlenme... Bu kabarık suç dosyası geçtiğimiz aylarda İzmir'de yakalanan DHKP-C'li Tülin Soyhan'a ait.

Soyhan bu suçlarının cezasını çekecek. Ama ondan önce kefareti ödeyen bir başkası oldu. Babası Metin Soyhan önceki gece geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

O gün de sıkışmıştı kalbi... Tülin'le ilgili o haberi aldığı gün de sıkışmıştı.

Biricik kızının, teröristlere yönelik bir operasyon sırasında yakalandığını haber vermişlerdi ona. "Kızın" demişlerdi, "Bir binaya bomba koymaya hazırlanırken yakalandı". Başına yıkılmıştı dünyası. Tülin bir terörist olmuştu. Yasadışı sol bir örgütün militanı olmuştu. Boşa gitmişti tüm emekler. Boşa gitmişti okutma, iyi bir meslek edindirme çabası. Hayaller; hani o düğünlerle, kına geceleriyle, torunlarla süslü hayaller yokolup gitmişti.

Sonra, bir de Tülin'i o demir parmaklıkların ardında görünce, gözlerini çevreleyen mor halkaları farkedince, sesindeki ümitsizliği hissedince daha fazla dayanamadı. Göçüp gitti koskoca adam...

Okusun diye göndermişti

İstanbul Üniversitesi Diş Teknisyenliği Bölümü'nü kazandıktan sonra Adapazarı'ndan İstanbul'a okumaya gitmişti Tülin. Önceleri her hafta sonu eve geliyor ailesiyle hasret gideriyordu. Sonra sonra bahaneler uydurup hafta sonlarını da İstanbul'da geçirmeye başlayınca şüphelenmişti Metin Soyhan. Eve gelmediği bir hafta sonu o İstanbul'a gidip gün boyu takip etmişti kızını.

Yasadışı sol bir örgütün yayın organı olarak bilinen bir dergide geçirmişti gününü Tülin. Akşam yurdun kapısında bekledi onu. Geldiğinde "Hadi kızım" dedi; "Eve gidiyoruz". Hiç sesini çıkarmamıştı Tülin. Zaten oldum olası yumuşak başlı bir kızdı. Birlikte eve döndüler. Tam bir ay kaldı Tülin evde. Sonra ilişkiler konusunda hassas olacağına söz verip yeniden tuttu İstanbul'un yolunu.

Bilemezlerdi ki... Ahu gözlü kızlarının içinde fırtınalar koptuğunu, onun bir şeylere baş koyduğunu bilemezlerdi. Bir daha haber alamadılar ondan. Ta ki İzmir'de Terörle Mücadele ekiplerinin düzenlediği o baskına kadar. Sonrasını televizyondan izleyebildiler ancak. Tülin, kollarına giren polislerin arasında oradan oraya sürükleniyor, götürüldüğü yerlerde nasıl bomba koyduklarını, kimlerin yardım ettiğini anlatıyordu soğukkanlılıkla. Gözünden bir tek damla yaş dökmeden, inandığı o "şey" uğruna dimdik tutuyordu başını.

Oysa annesi ile babasının gözyaşı dinmemişti o gün, o gece ve daha sonra. İstanbul'da tutuklanıp Burdur Cezaevi'ne gönderildiğini öğrendiler emniyetten. Hemen o gece yola düştüler. Soyhan kızının suçlu olduğuna da inanmıyordu. O bir "kurban" diyordu da başka şey demiyordu. Demir parmaklıkların ardından görüştüler Tülin'le. Hiç konuşmadı. Hiç bir şey anlatmadı. Sessiz; hasret giderdiler yalnızca.

Sonra eve döndüler kafaları karmakarışık. Az buz değildi suçlamalar. Öyle, sempatizanlıkla falan açıklanacak gibi değildi. Tülin de bir şey söylememişti. Ben hiç bir şey yapmadım dememişti.

Yorgun düştü

Olabilir mi diye düşünmekten bile korkuyordu Metin Soyhan. Onun ahu gözlü kızı, kanlı bir terörist olabilir miydi?

54 yaşındaydı ama çok daha yaşlı hissediyordu kendini artık. Yorulmuştu, çok yorulmuştu.

Önceki gece yine düşüncelere dalıp gittiğinde göğsünün sıkıştığını hissetti. Son günlerde sık sık oluyordu aldırmadı. Sonsuza kadar rahatlamak istiyordu artık. Evladının gözünün önünde eriyip gidişini görmek istemiyordu belki. Bıraktı kendini. Hiç mücadele etmedi. Yaşamak için hiç çaba harcamadı. İlk eşi farketti. Hemen hastaneye kaldırdılar ama o doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Metin Soyhan kalp krizi geçirmişti.

Şimdi haber kızına tez ulaşacak. Kötü haber ya. Onun da yüreği yanacak. Suçluluk duygusuyla kavrulacak yüreği. Belki o zaman öğrenecek; annesini, babasını hiç bir şey uğruna feda etmemesi gerektiğini...


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr