kapat

SALI 01 ARALIK 1998

Selahattin Duman (e-posta:sduman@sabah.com.tr )

Kadınlar, gözünüzü açın..

Şefika Hanım hem ev kadını hem de bankacı.. Üstelik yeryüzünde bu iki özelliği bünyesinde barındıran tek kadın.. Türkiye'de kadına fırsat eşitliği verilmediğini savunanların Şefika Hanım'dan habersiz olmaları şaşırtıcı..

Elalemin yazarları yazacak konu arar.. Yazı makinasının başına geçip "Memlekette bir musibet yaşansa da yazıp ekmeğimizi çıkarsak.." diye eşinir.. Biz ise elimizi kolumuzu dolduran konulardan hangisine öncelik vereceğimizi şaşırıyoruz..

Bir akıl fikir bereketi ki başa çıkılacak gibi değil.. Kafamdaki sızıntı akılları, taşa sürsem dile gelir.. Ya şiir yazar ya saygın bir gazeteye köşe yazarı olur..

***

Bir Küba seyahatimiz var mesela, hâlâ yazacağız.. Araya o kadar çok şey girdi ki.. Gecikmek birşey değil de şu işi Kastro sağken yapıp bitireyim istiyorum.. Öbür türlüsü "sakallının arkasından" ağıt gibi olacak..

Bu arada reklam filmi de çevirdik.. Başlamasından bitmesine ayrı bir hikâyedir.. Parasını paylaşmıyoruz bari hatırasını okurlarımla paylaşayım, fikrindeyim.. Kısmet olursa ona da sıra gelecek..

BİR İHBAR ALDIM..

Aslında gazeteye gelirken "fikrimi" de beraber getiriyorum..

Lakin daha selamınaleyküm demeden bir mevzu düşüyor önüme.. "Haydi önce bunu yazayım.. Öbürü yedek kalsın.." diyorum..

Bugün de öyle oldu.. Birkaç gün önce Prestij yapımdan aradılar.. İsmini vermeyen şahıs telefonla buldu beni ve "Bir ihbarda bulunmak istiyorum" dedi.. Ben de "Hayırlısı olsun.. Yap bakalım ihbarını.." dedim..

- "Abi.." dedi.. "Sezar var ya sezar?"

- "Hani şu salatasıyla meşhur olan adam.." diye sordum..

- "Yok.." diye itiraz etti.. "Roma'nın imparator paşası sezar bu.. Hani hayırsız oğlu tarafından süngülendi.."

- "Tamam.. Çıkardım.. Ne olmuş?"

Konuşmanın bundan gerisini "deşifre edilmiş teyp bantı.." gibi sıralamak istemiyorum.. O yüzden kestirmeden gideeğim.. Şu olmuş;

Sezar kendisini öldürenlerin arasında manevi evladı Brütüs'ü görmüş ya! Rivayet edilir ki "Hayret bir şey.. Sen de mi Brütüs?" demiş.. Son sözlerini bu şekilde zabıtlara geçirdikten sonra harmanisini başına çekip, ölümü beklemiş..

İşte telefon marifetiyle aldığım ihbara göre bu olay böyle bitmemiş.. Yani Sezar tarafından kesinlikle "Sen de mi Brütüs?" lafı edilmemiş.. Olayı saptıran Televoleciler.. Lafın doğrusu şöyle..

Sezar döşündeki bıçak yarasına elini bastırıp, suikastçılara bakmış, acı acı gülümseyerek:

- "Yıkılmadım, ayaktayım.." diye bağırmış..

Prestij plağın iddiası böyle.. Tarihe meraklı olduğumdan bu tür ayrıntıları dikkatle kovalarım.. Aydın bir insanın birinci görevi önüne konulan herşeye körü körüne inanmamak, gerçeği sorgulamaktır..

***

Elimin altında böyle soruşturduğum pekçok konu var.. Mesela Kleopatra'nın Mısır tahtına çıkmadan önce altı ay "Kraliçelik Meslek Kursu'na" gittiğini kimse bilmez..

Ayrıca tarihi olayların sosyolojik yanlarıyla da ilgiliyimdir..

Kendi kendime "Acaba Meryem Ana, oğlunu bir kreşe vermeye razı olsaydı.." diye çok sorup "Belki de oğlu bu kadar uyumsuz biri olmaz, kendisini çarmıha gerdirtmezdi.." sonucuna varmışımdır..

Yazının bir yerinde "Aydın insanın görevi gerçekleri sorgulamaktır.." demiştik.. Bu hatırlatmayı yapıp lafımı Mimoza Dergisi'ne getireceğim..

Mimoza Dergisi bildiğiniz gibi kısa adı KADER olan "Kadınlar Derneği"nin yarı resmi yayın organıdır.. Söylemesi ayıp, erkek olduğumuz halde biz de bu KADER örgütünün üyesiyiz..

KADER UTANSIN!

Üyeliğimizin gönül rızasıyla olup olmadığını tartışmak istemiyorum.. Sadece oda komşum Zeynep Göğüş tarafından sürekli tehdit edildiğimin bilinmesi, üyeliğimin nasıl gerçekleştiği hakkında bir fikir verebilir..

İşin orasında da değilim..

Olmuş bir kere.. Benim anlatmak istediğim şey başka..

Bu Mimoza Dergisi bir süre önce 75 yıllık cumhuriyetin "Yaşayan 75 önemli kadınını" seçti.. Bana da askerlik celbi gibi bir "Jüri celbi" kağıdı yollamışlar.. "Seç bakalım.." demişler..

Fikre karşı olduğum için önce ayak direttim.. Sonra baskılara direnemeyip listemi yaptım.. Başına da annemi yazdım.. Aileden başlayarak aklıma kim geldiyse listeme kattım..

Hatta listeyi dolduramadığımdan bizim köyden Fate Toze'nin adını bile yazdım.. Gayri ciddi bulup değerlendirmeye almadılar.. Ama kendi listelerini ciddi bulduklarından sonucu açıkladılar..

***

Listelerinde akla kim geliyorsa var.. Bir tek Yahya Demirel'in ev kadını olan annesi Şefika Hanım yok..

Şefika Hanım, Kıbrıs Yatırım Bankası hisselerinin yüzde 99,89'una sahip.. Dünyada "ev kadınlığı ile bankacılığı birleştiren" tek kişi.. Şu sıralarda "topu ele geçirip" kimseyle oynatmayan Cumhurbaşkanımız'ın yengesi..

Çok iyi hamur açar.. Zeytinyağlı dolma yapar.. Titizdir, evinde ağırladığı misafirler gittiğinde, koca haneyi üç kez şartlamadan kimseyi yatağa yatırmaz..

Sadece Yahya Demirel gibi "hayali ihracatı icat eden" bir evlat yetiştirmesi bile "Cumhuriyet'in 75 Kadını" listesine girmesi için yeterliydi..

Kaldı ki Şefika Hanım fazladan bankacı..

Oğlu Yahya, Şefika Hanım'ın sahibi olduğu Kıbrıs Yatırım Bankası'na devletin bir bankasından (Halkbank) 4.5 milyon dolar borç aldı.. Parayı ödemedi.. Şu sıralarda krediyi veren devlet bankasının yöneticileri mahkemede hesap veriyor..

İşin bu tarafı önemli değil..

Önemli olan, banka sahibi bir annenin evlat yetiştirirken gösterdiği titizlik..

Şefika Hanım istese oğluna devlet bankalarından 400 milyon dolarlık kredi de alabilirdi.. Ama oğlunun paraya alışıp, kötü alışkanlıklar edinmesine razı gelmediğinden 4.5 milyon dolarla yetindi..

Ve böylesine saygıdeğer bir kadın KADER'in yayın organı Mimoza Dergisi'nin başarılı kadınlar listesinde yok.. Çok ağırıma gitti.. Ne diyeyim? KADER utansın!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr