kapat

SALI 01 ARALIK 1998

Necati Doğru (e-posta:ndogru@sabah.com.tr )

Islatıp dövmeyecekler!

Penisinden elektrik vermeyecekler. Gözlerini bağlayıp, bir duvar dibine dikerek kurşuna dizeceklermiş gibi sesler çıkartarak ölümü gösterip, geri çekmeyecekler. Uçağa bindirip, Atlas Okyanusu'nun üzerinden geçerken aşağı atmayacaklar.

Falakaya yatırmayacaklar...

Vücudunu ıslatıp dövmeyecekler. Otomobiline bomba koyup, kontağı çevirdiğinde patlayarak parçalanan vücudunu duvar üstlerinden, ağaç dallarından, kaldırım kenarlarından toplamayacaklar.

O da bir insandı...

Fakat diktatör bir insan...

İnsanlara işkence yapmıştı.

Soykırım uygulamıştı...

Yargısız infazlar sergilemişti.

3 bin kişiyi öldürmüştü...

Şimdi ona ne penisinden elektrik verecekler, ne gözlerini bağlayıp duvar dibinde kurşuna dizecekler, ne uçaktan okyanusa atacaklar, ne vücudunu ıslatıp ıslatıp dövecekler...

***

Sadece yargılayacaklar...

Şili diktatörü Pinochet, 1973-1990 yılları arasındaki demirden yönetimi sırasında işlediği soykırım, işkence ve cinayet suçlarından ötürü İspanya tarafından isteniyordu. O ise İngiltere'de "emekli general-senatör dokunulmazlığı zırhını giymiş" gönül huzuruyla fıtık ameliyatı olmaya çalışıyor, Londra'nın yemyeşil parklarında sabah yürüşleri yapıyordu. Şili'de diktatörlüğü sırasında çıkarttığı anayasa ile kendini ömürboyu senatör ilan ettiği için dokunulmazlığı bulunuyor.

Ama İngiltere'de adalet çalıştı.

İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin 5 kişilik hukuk kurulu, geçen hafta içinde 2'ye karşı 3 oyla Şili eski diktatörü Pinochet'in diplomatik dokunulmazlığının bulunmadığına karar verdi. Böylece eski kanlı diktatörün soykırım, işkence ve cinayet suçlarından İspanya'ya iade edilmesinin önü açılmış oldu. İngiliz İçişleri Bakanı da yüksek mahkeme kararı doğrultusunda hareket ederse eski diktatör İspanya'ya verilecek.

İspanya ona işkence etmeyecek.

İşkencesiz yargılayacak...

İngiliz Yüksek Mahkemesi Hukuk Kurulu'nun verdiği karar; hukukun siyasetin boyunduruğundan kurtularak, bağımsız hale gelmesinin en ileri, en incelmiş, en rafine hali diye nitelendiriliyor. Hukukun "İnsanlığa karşı suç" diye bilinen kavramı, şimdi sınırların ötesine taşınabiliyor.

Sen Şili'de cinayet işledin...

Türkiye'de işkence yaptın...

Kongo'da soykırım...

Afganistan'da uyuşturucu işi...

Bolivya'da toplu ölüm...

Brezilya'da orman yaktın...

Irak'ta toplu kıyım...

Yaptıysan, senin ülken seni suçlu bulmazsa bile, uluslararası hukuk, insanlık suçu işlemekten seni mahkeme önüne çıkartabiliyor.

İngiltere'deki kararın...

Önemi ve yeniliği burada...

Bundan böyle insanlığa karşı işlenen saldırılar artık devletlerarası savaşların dışındaki durumlarda işlenen suçları da kapsayabiliyor.

Bundan böyle...

Diktatörler, kan emiciler...

Soykırımı yapanlar...

İşkenceciler, orman yakıcıları...

Uyuşturucu kaçakçıları...

Bunları yaptıktan sonra lüks içinde yaşayıp istedikleri gibi seyahat etme imkanı bulamayacaklar.

İlk örneği hemen görüldü...

Diktatör Kabila da tutuştu.

Geçen yıl kanlı bir darbeyle kendisinden önceki diktatör Mobutu'yu deviren Kongo'nun yeni diktatörü Kabila, Brüksel'e bir toplantıya katılmak için gidecekti. Ve kimsenin ona dokunamayacağını düşünerek rahat rahat gidecek ve ülkesine geri dönecekti.

***

Fakat İngiliz Yüksek Mahkemesi'nin Diktatör Pinochet için aldığı karardan sonra Brüksel'e, "Gelirsem benim dokunulmazlığım, sizin orada hâlâ geçerli mi, değil mi?" diye sordu..

Bunları niçin yazıyorum...

Bizde de işkenceci eğiliminde olanlar var. Suçluları yakalayıp, mahkeme önüne çıkartıp, yargılayarak mahkum etmek varken yargısız infaz eğilimi sürüyor. Geçen hafta, emekli bir öğretmen HADEP binasında polisler tarafından gözaltına alındı ve öldü. Gazeteler, "Polis tarafından gözaltına alındıktan sonra akciger yetmezliğinden öldü" diye yazdı. Bazı gazeteler ise "Polisin göz yumması sonucu kaburgaları kırılırcasına dövüldüğü için aldığı darbelerden öldü" diye yazdılar.

Bu tip olaylar sürüyor...

Oysa Pinochetcilik bitti.

Pinochet'leri, nereye giderse gitsin tutup, yargılıyorlar. Pinochet, deli numarası yapıp kurtulmaya çalışsa bile kurtulamıyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr