SALI 01 ARALIK 1998
Biz bu filmi daha önce de seyrettik. Bakü-Ceyhan petrol boru hattında karar kılmak için ne zaman kollar sıvansa, hattın güzergahına rastlayan noktalarda bombalar patlar. Midyat yakınlarından geçen Botaş'ın petrol boru hattına geçen hafta yapılan PKK saldırısını da bu çerçevede yorumlamak gerek. Apo daha yıllar öncesinden söylemişti: "Bakü-Ceyhan'ı Türkiye'ye yar etmem."
1993 yılının Mayıs ayına dönelim. Petrol şirketlerinin temsilcileri Ankara'da Bakü-Ceyhan için el sıkıştıktan sonra güzergahı yerinde görmek için 26 Mayıs sabahı Batman'a vardıklarında o gece orada PKK'nın 25 eri şehit ettiğini öğrenmişlerdi. Heyet bir ay sonra geri gelmek üzere ayrıldı Batman'dan. Fakat o arada 19 haziran 93 darbesiyle Azerbaycan'da Aliyev başa geçti. Yeni yönetim Bakü-Ceyhan kararlarını iptal edip sil baştan yaptı.
O gün bugün proje durdu, ama boru hatttının muhtemel güzergahında terör hiç durmadı. Birilerinin gönlü, Türkiye'nin Orta Asya petrollerini tek elden pazarlayan ülke olmasına razı değildi.
Bir taşla iki kuş. PKK sadece kendine değil, o hattı istemeyen kimi petrol şirketlerine de hizmet ediyor, özellikle de İngiliz çıkarlarına. Azerbaycan petrollerinin boru hattı şirketi AIOC'nin başında bu ortaklığın en büyük hissedarı British Petrolium BP'den John Leggate var. Üç gün önceki son açıklamasında Azeri-Şırak-Güneşli sahasından petrol çıkarma kararını gelecek yaza ertelediklerini, petrolün en erken akmaya başlayacağı tarihin 2002 yılı olduğunu söyledi Leggate.
Boşuna beklemeyin, boru hattı için aldıkları karar, "uzatmaları oynamak". Bakü -Ceyhan'ı geciktiren İngiliz çıkarları için asıl beklenti İran yolunun açılması. AIOC sözcüsü, 24 Kasım'da Amerikan NPR radyosuna verdiği demeçte "Boru hattı kararı aceleye getirilmeyecek kadar önemlidir" derken neyi kastediyor? Sözcünün dilinin altındaki baklayı NPR'ın Bakü muhabiri açıklıyor: "İran'daki son gelişmeler ışığında, petrol yöneticileri Tahran'a yönelik Amerikan siyasetinin zamanla değişeceğini ve İran'dan geçecek bir boru hattını mümkün kılacağını ummaktalar."
İngilizler yüzyılın ilk yarısında İran petrollerinin mutlak hakimiydiler. Başbakan Musaddık'ın 1952'deki İran petrollerini devletleştirme girişimi üzerine ABD de devreye girdi ve İngilizler'in payı yüzde 40'a indi. Yeni paylaşım Humeyni'ye dek sürdü. Bugün bölgemizde meydana gelen her gelişmenin arkasındaki İngiliz rolü ise devam etmekte.
APO İtalya'da, ama onun eylem direktiflerin duyuran Med TV nereden yayın yapıyor?
Londra'dan...