kapat

PAZARTESİ 23 KASIM 1998

Tayfun Bayazıt (e-posta:tbeyazit@sabah.com.tr )

Faizler ve kredi piyasaları

Dış faizlerle ilgili kısa vadeli tahminlerimiz tuttu. ABD Merkez Bankası Eylül başından beri üçüncü defadır faizleri bir çeyrek puan daha indirerek küresel liderlik vasfını şekilde bir kez daha kanıtlamış oldu. Gerçek siyasal birlikten hayli uzakta, parasal birliktelik için kör topal didişip çabalayan Avrupa, en akılcı taktiğin ABD piyasalarını ve liderlerini yakından izleyip; "iyi" taklit etmek olduğunu bir kez daha kavradı. O da başarıdır. Hıristiyan aleminin bu hafta kutlamaya hazırlandığı "şükran günü"nde ABD Merkez Bankası Başkanı Greenspan gibi engin deneyimli ve bilgili bir "lider"e sahip olduğuna öncelikle dua etmesinde yarar var. Greenspan küresel gelişmeleri doğru okuyup özellikle gelişmekte olan piyasaların dış borç yükünü hafifletmeye yardımcı olacak adımları birer birer attı.

Buna karşın, ABD ekonomisi hala küresel krizden korkulan ölçüde etkilendiğini gösteriyor. Yılın üçüncü çeyreğinin büyüme rakamları henüz endişe verici bir yavaşlamaya işaret etmiyor. Acaba, ABD ekonomisi için "soğuma beklentisi" hala geçerli mi? Son verilere heyecanlanan ABD borsası, neredeyse krizden önceki seviyelerine geri dönüp oturdu. Haftaya Dow Jones endeksi 9100 seviyesinden başlıyor. Bu, Ağustos sonundan itibaren, yani üç aydan kısa bir süre içinde yüzde 20 üzerinde bir geri kazanımı gösteriyor. Şimdi korkulması gereken geçen sene Greenspan'i endişelendiren süratli yükseliş performansının tekrarlanması olasılığı. Bu, yerine oturmakta olan dengeleri altüst edebilir.

Özlenen iyimser havaya rağmen tüm tehditlerin kaybolduğunu iddia etmek olanaksız. Sayalım mı? Clinton hâlâ paçayı Lewinsky skandalından kurtarabilmiş değil, bu bir. İkincisi Japonya hâlâ alması gereken kararlı ve tutarlı tedbirler konusunda ayak sürüyor. Üçüncüsü doğumuna az kala Avrupa Merkez Bankası'nın ne cins bir yaratık olacağı, ve en azından faiz politikaları açısından etkinliği hâlâ meçhul. IMF'nin hâlâ ne parası ne de olumlu manada şan ve şöhreti var; bu da dördüncüsü.

Bu kadar "tehdit" normal şartlarda "en kötüsünü gördüğüne inanmayan" piyasaları allak bullak edebilir. Borsaların vermeye çalıştığı mesaj, genel kanının bunun tersine olduğu. Borsaların mesajı bu kadar yalın ve açık.

Şunu da önemle belirtmek gerekiyor ki "normale dönüşün sinyallerini vermek" ile "normale dönüş" aynı şey değil. Bunu biraz açalım. Geçen hafta, evvelki Cuma günü heyecanla beklenen paket haberinin ardından biz de "Brezilya tamam?" demiştik. Herhalde Brezilya'da fazla okuyucumuz olmadığından olacak buna pek itiraz gelmedi! Şimdi paketin detaylarına inince anlaşılıyor ki son derece sıkı bütçe disiplini gerektiren paketin parçası olan kanunların Brezilya meclisinde sorun yaratması kuvvetli bir olasılık. Brezilya paketinin başarısının IMF yönetiminin son şanslarından biri olması iyimser olamamıza ne kadar yardımcı, o da başka mesele.

ABD faiz indiriminin asıl amacı kredi piyasalarını rahatlatmak ve küresel likiditeyi normal seviyelere çekmek iken, olup bitenin borsaları ateşleyip kredi piyasalarında henüz ciddi bir rahatlamayı getirmemiş olması ilginç bir olgu.

Bunu eminiz ki Greenspan çok yakından izleyecek.

Biz de Greenspan'i.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr