PAZARTESİ 23 KASIM 1998
Sıra sizde.. Sadece sizde de değil.. İsrail yönetiminin de harekete geçmesini bekliyoruz.. Biliyorum ki, Yahudi lobisi Abdullah Öcalan'ın iadesi için Amerikan yönetimi nezdinde baskı uyguluyor..
Sık sık aralarında toplanıp, "Öcalan'ın Türkiye, olmazsa Almanya'ya iadesi konusunda daha fazla ne yapabiliriz?" sorusuna, cevap arıyorlar.. Yakında etkilerini daha da fazla göreceğiz bu baskının..
Geçmişte bu konuda çok sabıkası var İtalya'nın.. Şöyle bir hafızamızı yokladık.. Biz yokladığımız gibi, İsrailli dostlarımız da yokladılar..
Arşivleri karıştırdık ve geldik İtalyan bandıralı Achille Laura gemisinin kaçırılıp, sakat olduğu için tekerlekli sandalyede oturan bir Amerikalının öldürülmesine.. Birlikte hatırlayalım:
13 yıl önceki olayda, Mısır, gemiyi kaçıranları Amerika'ya vermek istememiş ve Tunus'a götürmek istemişti.. Amerikan savaş uçakları 4 Filistinli teröristi taşıyan uçağı İtalya'ya indirtmiş, ancak İtalyanlar 4 Filistinliyi vermeyerek, o zamanlar bir Doğu Bloku ülkesine göndermişlerdi..
Peki geldik günümüze.. Soralım bakalım ABD'deki Yahudi lobisi ile İsrail'e ve dahi Amerikan yönetimine:
1. Usame bin Laden yarın İtalya'ya sığınır ve "Terörü bıraktık artık siyasi platfordayız" derse ne olacak?
2. Hamas, Hizbullah veya İslami Cihad'ın liderleri ve terörizme karışanları da aynı uygulamayı yaparsa, İsrail yönetimi ne gibi bir tutum alacak?
3. Senin teröristin iyi, benim teröristin kötü mantığını taşıyan İtalya yönetimine karşı, İsrail hükümetinin de Türkiye'yi açıkça desteklemesini beklemek hakkımız değil mi?
Bunu istemek, bunu beklemek, Türk insanının, Türk ordusunun, Türk hükümetinin hakkıdır.. Ortadoğu'da terörden en çok çeken iki ülke olan Türkiye ve İsrail'in bu konuda da işbirliği gerekiyor.. İsrail hükümetinden açıklama bekliyoruz..
Türkiye nihayet Abdullah Öcalan ile ilgili iade istek dosyasını hazırlayabildi. Dosya bu hafta başlarında Roma'ya ulaşacak ve İtalyan makamlarının önüne konacak.. Birşey değişir mi? Sanmıyoruz..
Ancak yine de yapılması gereken bir işlem olması yanında, İtalyan medyasına da ulaştırılırsa, PKK gerçeğini, onların etkisinde olanlar hariç, diğerlerinin görebileceğini umuyoruz..
Türkiye ile iş yapan İtalyan şirketlerine de anlatmamız lazım gerçekleri.. Onların da hükümetlerine baskı konusunda ellerinde malzeme olması gerektiğini unutmayalım.. İtalyan muhalefetini de bilgilendirmek lazım diye düşünüyoruz.. Somut verilerle yapmamız lazım bunu.. Madem ki, kendi yasaları idam cezası olan bir ülkeye suçlunun iadesine izin vermiyorsa, o zaman ülkesinden çıkartması yönünde baskımızı artırmalıyız.. Nasıl olsa Öcalan'ı almaya meraklı bir hatta iki ülke çıkar, diye düşünüyoruz..
Şimdiye kadar Dışişleri Bakanı Albright ile bakanlık sözcüsü Rubin'in sözleri yanında, ABD yönetimi iki kere Roma'da bu konuda girişim yapmıştır.. Talbott'un buraya gitmesi, baskının boyutunu daha artıracaktır.. Şimdilik bunu söylemek için erken ama, belki önümüzdeki günlerde, Başkan Clinton bile devreye girebilir..
Şimdi gelin biraz fikir jimnastiği yapalım..
İtalya, Apo'yu madem ki bize vermiyor, o zaman ABD Dışişleri Bakanı Albright'ın, 3'üncü ülkede yargılanması sözlerine gelelim.. Bu noktada iki örnek çıkıyor önümüze:
1. Almanya.. Son haberler, Almanların fikir değiştirip, Öcalan'ı alıp yargılayabilecekleri yönünde..
2. Lahey'de kurulu olan ve insanlık suçu işleyen Sırp kasaplarını yargılayan bir mahkeme var.. Baktık ki olmuyor, Öcalan da insanlık suçu işlemiş bir terörist olarak burada yargılanamaz mı?
Düşünelim.. Ama soğukkanlı düşünelim.. Aklımızı kullanalım ve en doğrusunu bulalım..