kapat

ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

Gülay Göktürk

Mahcup teröristler

Keşke terörizm, alenen, resmen çıksaydı karşımıza. Avrupa, göğsünü gere gere, "Belli bir siyasi amaca ulaşmak için terör mübahtır" deseydi... "Terörü lanetlemek için imzaladığımız bütün o anlaşmalar laf-ı güzaftır, siyasi bir amaç için şiddete başvurmak haktır; yeter ki, o siyasi amaç bizim için doğru olsun" diyebilseydi... Jakobenizmi, onun bir versiyonu olan Leninizm'i ve onun "cinnet geçiren çocuğu" terörizmi hâlâ, kalben savunduğunu itiraf edebilseydi.

Keşke artık defterinin dürüldüğünü sandığımız bu fikirler, bütün köhnelikleriyle koyulabilseydi ortaya, böyle mahcup bir biçimde karşımıza çıkacağına...

O zaman, hiç değilse daha dürüst, daha açık bir ideolojik mücadele verirdik. Jakobenizm'den Leninizm'e, oradan Kara Eylül'e Kızıl Tugaylar'a ve PKK'ya uzanan ölümcül çizgiyi daha rahat teşhir edebilirdik.

Hayaletin hayaleti

Ama Batı bunu yapmaya cesaret edemiyor. Sosyalist blokun çökmesi ve Leninizm'in iflasının yarattığı ideolojik yenilgiden sonra, ruhen Leninist, lafzen demokrat bilumum eski sol kalıntısı, göğüslerine çevrecilik, insan hakları, demokrasi gibi yeni yaftalar asıp kimi kuruluşların şemsiyesi altına gizlenerek eski fikirlerini mahcup bir biçimde tekrarlıyor ve aslında bütün Avrupa'nın "solcu ve demokrat" kamuoyunu ideolojik etkileri altına alıyorlar.

Evet, Avrupa'nın üzerinde bir hayaletin hayaleti dolaşıyor ve Hür Avrupa'nın havasını zehirlemeye devam ediyor.

* * *

İtalyan Adalet Bakanı Müsteşarı, Apo'nun cinayetlerini cinayetten saymıyor. Çünkü Öcalan bu cinayetleri "kendisi için" değil, siyasi bir amaç uğruna işlemiş!

Sormak lazım; acaba, İtalya'nın bugünlerde kendisine iade edilmesini istediği Şili Diktatörü Pinochet, öldürttüğü binlerce kişiyi, şahsi kan davası için mi öldürdü? Kişisel bir intikam peşinde miydi? Onun siyasi amaçları yok muydu?

Cezayir'i kana bulayan şeriatçı teröristlerin amacı siyasi değil mi? Onlar da kendilerine göre "kutsal" olan siyasi bir dava uğruna çoluk çocuk demeden katliam yapmadı mı?

Şeriatçı teröristler

Eğer, Gündüz Aktan'ın Radikal'de yayınlanan 14 Kasım tarihli yazısında dediği gibi "Avrupa, kendine özgü tarih tecrübesinin ışığında, hak ve özgürlüklerin şiddete başvurularak alınması seçeneğini dışlamıyor"sa, İslam devleti için şiddete başvuran şeriatçı teröristin de kan dökme hakkını savunmak zorunda değil mi?

Avrupa bunu tabii ki yapmıyor. Çünkü o, hangi siyasi kavganın "doğru" ve "meşru" olup hangisinin olmadığına karar verme tekelini kendi elinde tuttuğuna inanıyor. Pinochet'nin siyasi amacını "yanlış"; şeriatçı teröristin siyasi amacını "yanlış ve tehlikeli", Apo'nun kana bulanmış Kürt milliyetçiliğini ise "doğru ve sempatik" buluyor. Bu yüzden de, adaletin tecellisini de, hakkı da, hukuku da bir yana itip, suç ve ceza kavramlarını alt üst edip üç katilden ikisini lanetlerken birini kahraman ilan ediyor.

Siyasi bir aktör

Bugün Apo'nun niyetine bakarak ve bu niyete sempati duyduğu için, katliam emirleri veren bu caniyi siyasi bir aktör gibi gören Batı, bu tutumuyla resmen düşünceyi yargıladığının farkında bile değil. Çünkü, suçu niyetin mihengine vurmak, amacın terazisinde tartmak, kaçınılmaz biçimde düşünceyi yargılamaktır. İster onaylayıp ödüllendirin, ister kınayıp mahkum edin... Bir insanı düşüncesinden dolayı cezalandırmakla, o insanın suçunu düşüncesinden ötürü affetmek arasında bir fark yoktur. Her iki durumda da düşünce belirleyici faktör olarak devreye girmiştir.

Başka doğrular

Bugün, Avrupa sol kamuoyunun Apognun iadesi sorununda sergilediği tutum, sol totaliterizmden kesin bir kopuşu gerçekleştiremeyen zihniyetin içine düştüğü ideolojik zavallılığın resmidir.

Avrupa solunun dünyaya kendi penceresinden bakmaktan kurtulup, başka doğrular da olabileceğini kabullenmesi için; hiçkimsenin kendi "doğru"sunu şiddet yoluyla kabul ettiremeyeceğini anlayabilmesi için; kısacası, tarihinden gelen o Jakoben gelenekten kurtulup liberalleşebilmesi için daha bir fırın ekmek yemesi gerekiyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr