kapat

ÇARÞAMBA 18 KASIM 1998

Selahattin Duman (e-posta:sduman@sabah.com.tr )

Ýnanmak zorunda deðilsiniz..

Futbolun adaleti yok..

Ama futbol basýnýnýn hiç yok.. Galatasaray'ýn kendi sahasýnda beþ gol yediði maçtan sonra gördük ki "Adalet isteyen" de yok.. Çünkü futbol basýný adaleti kovalamaya vakit bulamayacak kadar kendi gündemiyle meþgžl..

Maçtan sonra ne kadar gazete varsa spor sayfasýna baktým..

Yediði beþ golün ikisinde topu ilk hamlede çelip, çaresiz kalan; en az dört yüzde yüz gollük pozisyonu kalesinden çýkaran Tafarel'e ancak tek yýldýz (*) lâyýk görülmüþ..

Bir Mazlum Göknel yazdý "Eðer Tafarel de olmasaydý.." diye ama onun þahitliði infazý durdurmadý..

***

Sahanýn dört tarafýna koþup, yorgunluktan geberene kadar top taþýyan tek Galatasaraylý olan Hagi'nin de payýna (*) düþmüþ..

Teke tek adam geçerken vites deðiþtirir gibi hýzlanýp attýðý dört þutu rakip kaleci, her seferde iki hamleyle çýkardý ama ne fayda? Hakan'ýn kafasýna kondurduðu üç hava topu da Hagi'yi tek yýldýzdan çýkaramadý..

Biz de "Yýldýzmani" olayý böyledir.. Nasýl yenilirsen yenil, kaybedersen herkese bir yýldýz.. Belki bir iki kiþi iki yýldýzla ödüllendirilir, o da verenin insafýna kalmýþ..

Kazanan ise haftalýk kariyerine üç yýldýzdan baþlar..

Hagi düþmanlýðý hortladý..

Eminim ki Fatih Terim þimdi kara kara "Nasýl oldu da üç gol attýðýmýz bir maçta böyle yenildik?" diye düþünüyordur..

Onun da kendine göre bazý açýklamalarý vardýr herhalde.. Maçýn acýsý soðudukça birer ikiþer aðzýndan çýkýyor.. Bir yerlerde "Hagi'nin attýðý topuk paslarýnýn rakibe gitme ihtimalini düþünerek yeni bir oyun sistemi bulmamýz gerekecek.." gibisinden bir laf okudum..

Fatih Terim'in aðzýndan çýkmýþ gibi.. Futbol basýnýna da güvenemiyorum ki doðru kabul edeyim.. Varsayalým ki bizim medya esnafýndan biri uydurdu.. Yine de tehlikeli.. En azýndan, yabancýya karþý duyulan bilinçaltý düþmanlýðýn ortak ifadesi..

Zaten bazý futboldan gelme köþe yazarlarý "Þimdiye kadar Hagi'yi hep övdük ama bu kadarý da fazla.." deyip, aba altýndaki sopalarýný çýkardýlar.. Sanki babalarýnýn hayrýna övmüþler gibi..

Futbol hayatlarýnýz boyunca hanginizin ayaðýndan Atletico Bilbao'ya atýlan gol gibi bir top çýktý acaba?

Hagi'ye mahçup mahçup yüklenenlere baktým, bir tanesi bile K. Hakan'ýn, ayaðýndaki bomboþ topu rakibe vererek takýmý yýkan ikinci golü yedirttiðine parmak basmýyor..

Fatih Terim de öyle..

***

Belki bin defadýr ayný þeyi söylüyorum.. Galatasaray'ýn birinci sorunu "zeki ve kimlikli" futbolcusunun az olmasý.. Takýmdaki bir iki zeki adam zevahiri kurtarmýyor..

Gerisi için zeki diyemediðimiz gibi "normal zekâlý" bile diyemiyoruz.. Bence Türkiye genelinde "özürlü kontenjanýný" gönüllü olarak en geniþ biçimde kullanan tek takým Galatasaray..

Bu konudaki þevkati ve merhameti sonsuz.. Üstelik elindekilerle yetinmeyip nerede bir sorunlu futbolcu varsa onun peþine düþüyor.. Ýstanbulspor'un satýþa çýkardýðý Halilagiç bir lütuftur..

Türkiye'nin en iyi defans adamý.. Ýddia ediyorum, bu oðlaný üç büyüklerden hangisi alýrsa þampiyonluk yarýþýnda çok önemli bir avantaj saðlayacak.. Ama nedense Galatasaray onu istemiyor..

Onun yerine problemini beraberinde taþýyan tiplere talip.. Nerede belalý bir tip varsa bakýn, kesinlikle Galatasaray'ýn transfer listesindedir..

Seracettin göreve..

Eskiden bir Göztepeli Seracettin vardý.. Orta yaþtakiler hatýrlayacaktýr.. Tokalaþtýðýný hastanelik edecek bir defans adamýylý.. Her hafta birinin ayaðýný eline verirdi..

Bedri Koraman ustanýn spor sayfasýna verdiði renkli karikatürlerin baþ konularýndan biriydi.. Bir seferinde Seracettin'i kasap dükkânýnýn kapýsýný tekme ile açarken çizmiþ, altýna da þöyle yazmýþtý:

- "Her sabah tekme ile açýlýr dükkânýmýz.. Kafa yarar, kol kýrar en mülayim halimiz.."

Þimdi Galatasaraylý yöneticilere, teknik adamlara sesleniyorum.. Defansa ille de futbolla fazla alâkalý adamlar arýyorsanýz Seracettin Bey'i bulun, transfer komitesinin baþýna getirin..

O size aradýklarýnýzýn en iyisini bulacaktýr..

***

Bu arada Show TV'deki Maraton programýnýn tezgâhýna hayran kaldým.. Bana göre haftanýn spor olayý oydu..

Sergen'i Fener'e tezgâhlamak için anket düzenlemek; taraftarý gaza getirip "Fenerbahçe hangisini transfer etsin? Sergen'i mi Oðuz'u mu?" diye sormak harika bir fikirdi..

Biri genç sayýlýr.. Diðeri 34 yaþýnda, futbolunun sonuna gelmiþ..

Taraftar elbette kendisini "yetkili" yerine koyup, sanki transfer parasý cebinden çýkýyormuþ gibi genç olanýný tercih edecek.. Sergen'in erken emekli sayýldýðý belki bir ikisinin aklýna gelir ama ne gâm?

Sonuç nasýl olsa onun lehine çýkar..

Hesabýn böyle yapýldýðý besbelli.. Þansal Büyüka program arasýnda durup durup "Kesinlikle kimseyi etkileme amacýmýz yok!" diyor, telefon trafiðini kýzýþtýrýrken "Siz de kampanyamýza katýlýn.." çaðrýsý yapýyordu..

Hani Allah söyletiyor halleri..

Anket niyetine yapýlan kampanyanýn birinci aðýzdan itirafý..

Ama tutmadý.. Sonuçlar yüzde 50.5 Sergen, yüzde 49.5 Oðuz çýktý..

Tecrübenin, tembel geçliðe zaferi..

Laf aramýzda bir de notum var size..

Sergen için Ýstanbulspor'a tek bir resmi baþvuru bile yapýlmamýþ.. Bakmayýn medya leþkerlerinin "Deportivo istiyor.." palavralarýna.. Býrakýn Ýspanya'yý, eski þöhretlere talip olan Aðrýspor'dan bile haber yok..

Bu arada balon uçuran uçurana..

Bir gazete Sergen'in aðzýndan "Fener'de bedava oynarým.." diye yazdý.. Sergen daha o gazete baskýya girmeden, baþka bir gazeteden "Bu devirde kim bedava bir þey yapýyor?" cevabýný yetiþtirdi..

Ayný gün baþka bir gazeteye de "Beni genç yaþta gömmesinler, futbol oynamak istiyorum.." dedirttiler..

Evlerine birden fazla gazete alanlar hangisine inanacaðýný bilemiyor.. Zaten ben de yukarýdaki notu tek gazete alanlar için yazdým..


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. (Her hakký saklýdýr)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr