kapat

ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

İdam cezası..

Yumurta kapıya dayanınca çare aramak bizim kaderimiz. Gecikmiş bir karar Apo nedeniyle gündemimizde..

İdam cezası kalksın mı, kalkmasın mı?

Bu cevabı daha önce, çağdaş aklı, ülkenin gerçeklerini ve kamu vicdanını birleştirerek vermemiz gerekirdi. Geç kaldık.

Soru şimdi karşımıza başka biçimde çıktı:

"Apo'yu İtalya'dan almak istiyor muyuz, istemiyor muyuz?"

Bir suçlunun yakalandığı ülke, o suçlu hakkındaki iade istemini karara bağlarken öncelikle iki noktaya bakıyor:

1. İade talebinde bulunan ülkede idam cezası var mı?. Varsa vermiyor..

2. İdam cezası var fakat "Teslim alacağı suçluyu idam etmeyeceğini taahhüt" ediyor mu?. Etmiyorsa gene vermiyor..

Türkiye Apo'yu istiyorsa, önce bu iki şarttan birini yerine getirmek zorundadır.

Kitle gösterileri, siyasi ve ekonomik baskılar İtalya gibi bir ülkeyi Avrupa Sözleşmesi'nin şartlarını görmezden gelmeye razı edemez.

Nitekim Türkiye Alaattin Çakıcı'yı Fransa'dan isterken "asmayacağı taahhüdü" vermeye mecbur kalmıştır.

Kaderin cilvesi..

Evet, Apo ölüm cezasını en çok hak etmiş bir çocuk katili, bir vatan hainidir.

Onu geri almak için idam cezasını kaldırma mecburiyeti ile yüz yüze gelmek kaderin Türkiye'ye acı bir oyunudur..

Doğru ama ne yapalım?.

Türkiye'nin ulusal çıkarları, öncelikle bu hainin daha fazla kan akıtmasını önlemektir.

Aksi halde Apo verilmeyecek, Avrupa ülkeleri PKK'ya siyasi bir örgüt kimliği kazandırmaya çalışacaklardır.

Bunun işaretleri de gelmeye başlamıştır.

O nedenle çare enerjik davranmak, gerekli bedeli ödemek ve Apo'yu teslim almaktır.

Soru, bunu nasıl yapacağız?

"İdam etmeyeceğiz" taahhüdü, bu cezaya en müstahak suçlu olan Apo'ya "özel af" çıkarmak olacaktır. Böyle bir çözüm milli vicdanı daha çok rahatsız edecektir.

Apo'dan önemli..

Hedef, Avrupa ile bütünleşmiş bir Türkiye..

O Türkiye'de, istesek de istemesek de idam cezası olmayacaktır.

Böyle azılı katiller, güvenlik tedbirleri arttırılmış özel bir cezaevinde, hiç bir aftan yararlanmaksızın en az 30 yıl yatacaktır.

Bu tedbiri içeren yargı reformu zaten Apo yakalanmadan önce hazırlanmış ve meclis gündemine girmişti.

Türkiye'nin acil gündemi, Avrupa'nın kan içici bir terör örgütünü siyasallaştırma çabalarına zaman tanımadan Apo'yu isteme şartlarını derhal yerine getirmektir.

İdamı kaldırmak, halkın adalet duygusunu rencide edecekmiş..

Apo geri verilmezse etmeyecek mi?

Ona Arafat rütbesi verilmesi, şehitlerin kemiklerini sızlattığı gibi geleceğimizi de daha büyük tehlikelere sokmayacak mı?

İktidarlar oy kaybetmek uğruna doğruyu savunmaktan korkmamalı. Hedef Türkiye'nin yolundan PKK'yı ve Apo'yu kaldırmaktır.

Parlamento soruna bu gözle bakmalı..

Öc almanın değil, adaletin ve güvenliğin peşinde koşmalıyız!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr