ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

MÜRSEL ACAY (SHA)
Daha 10 yıl öncesine kadar yüzlerce deve barındıran, tarihi İpekyolu üzerindeki Diyarbakır'da, deve sayısı her geçen gün azalıyor. Azaldıkça da fiyatları artıyor. Deve nüfusunun en yoğun olduğu Naldöke ve Hacıkoç köylerinde deve sayısı 45. "Hecim" adı verilen erkek develer, 300 ila 350 milyon lira arasında alıcı bulurken, "Hecima" adlı dişiler kesinlikle satılmıyor. Çünkü onlar develerin çoğalması için gerekli. Diğer köylerde kalan bir iki deve de yolu bulunmayan, volkanik kökenli bazalt taşlarla kaplı arazilerde yük hayvanı olarak kullanılıyor.
Hacıkoç Köyü'nden Mehmet Kaya, özellikle traktörün bölgeye girmesi ile develerin gözden düşmeye başladığını belirterek, "Dağlık kesimde hâlâ bu hayvanlardan yararlanıyoruz. Bakım gerektirmez, dağa salıverseniz günlerce orada kalırlar. Biz kıymetini sayıları azaldıkça daha çok anlamaya başladık. Şimdi köyümüzde ve komşu köyde 30 civarında deve kaldı. Erkek develeri Şanlıurfa'ya satıyoruz. Dişilere ise yavrulasın diye biz bakıyoruz" diye konuştu.
Susuzluğa, kötü iklim ve yol şartlarına dayanıklı yapılarıyla dikkat çeken develer, Diyarbakır köylerinde, özellikle de Karacadağ bölgesinde her işe yarıyorlar. Yöre halkı, hâlâ şifalı olduğuna inandığı deve sütünü içiyor, etinden ve postundan yararlanıyor. Yük taşıma ve ulaşım konusunda da develer ilk sırada. Ömürleri 15 yıl olduğu belirtilen develerin şifalı sütü, kilosu 1 milyon liradan satılıyor.