kapat

ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

Baykal'dan Avrupa'ya mektup

"Hattı müdafaa yok sathı müdafaa var"

Apo'nun terörist ilan edilerek Türkiye'ye verilmesi için Avrupa'daki sosyal demokrat liderlere mektup gönderen Baykal, NATO Bakanlar Konseyi'nin toplanmasını önerdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, terör örgütü PKK'nın elebaşı Apo'nun terörist ilan edilerek, Türkiye'ye verilmesi için Avrupa'daki sosyal demokrat Başbakanlar ve parti liderlerine mektup gönderdi. Baykal, NATO Bakanlar Konseyi'nin de toplantıya çağırılmasını önerdi. Tehlikenin geçmediğini, yeni bir mücadele sayfası açıldığını bildiren Baykal, "Bu yeni dönemdeki anlayışımız hattı müdafaa yok, sathı müdafaa vardır. Sathı müdafaa da bütün dünyadır" dedi.

Baykal, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, bölücü terör örgütünün, 14 yılın sonunda terörle bir sonuca varılamayacağını anladığını belirtti. Türkiye'nin önünde çetin ve uzun yeni bir mücadele döneminin başladığını bildiren Baykal, bu mücadele döneminin araçlarının silah değil, fikirler, inançlar ve kamuoyu duyarlılıkları olduğunu ifade etti. Baykal, Hükümet'in derhal NATO Bakanlar Konseyi'ni toplantıya çağırarak, buradan bir karar çıkarttırması gerektiğini söyledi. Baykal, CHP olarak bu mücadelede önemli görev yapacaklarını bildirerek, Avrupa'da sosyal demokrat başbakan ve liderlere bir mektup yazarak, PKK'nın terör örgütü olarak tanınması gerektiğini ve Türkiye'ye iadesinin zorunlu olduğunu bildirdiğini açıkladı. Baykal, hükümete önerilerini ise şöyle sıraladı:

- Hükümet, NATO Bakanlar Konseyi'ni Brüksel'de toplantıya çağırarak derhal bir karar çıkartmalıdır. Türkiye'nin böyle bir yetkisi vardır.

- CHP Grubu olarak, TBMM Başkanlığı'na başvurup, TBMM'den karar tasarısı çıkartacağız.

- Güneydoğu'da bölgesel kalkınma planı derhal harekete geçirilmelidir. PKK'ya karşı Ekonomik Kalkınma Kurulu devreye sokulmalıdır. Güneydoğu'da yeni bir anlayışla kaynak tahsisi yapılarak, insanımızın hakkını vermeliyiz. Bölgeyi kalkındırmalıyız. Konuya ulusal açıdan bakmalıyız. İç siyaset malzemesi yapmamalıyız.

İşte mektup

Baykal, İtalya Başbakanı Massimo D'alama başta olmak üzere Avrupa'daki sosyal demokrat liderlere gönderdiği mektuba "Size bu mektubu, Türkiye'nin tarihi bir anında ve ulusumuzun son derece duyarlı olduğu bir konuda, partimizin görüşlerini anlatmak için yazıyorum" diye başladı. Baykal, şöyle devam etti :

"Bilindiği gibi 15 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğüne karşı silahlı mücadele veren PKK örgütünün başı Abdullah Öcalan, şu anda İtalya'da bulunmakta ve kendisine (siyasi mülteci) statüsü verilmesini istemektedir. Bu talebin Avrupa'daki bazı çevreler tarafından (Özgürlük mücadelesi yapan bir örgüt liderinin meşru siyasal hakkı) olarak takdim edilmek istendiğini biliyoruz. Öyle anlaşılıyor ki PKK, Avrupa'nın etnik ve siyasal haklar konusundaki duyarlı tutumundan yararlanmak istiyor. Oysa Adullah Öcalan'ın bugüne kadar ortaya koyduğu eylemler kendisini ve örgütünü siyasal mücadele içinde görmemizi engelliyor. Bu eylemler, dünyada terör kelimesiyle ifade edilen bütün unsurları içermektedir."

"Siyasi statü tanınımaz"

PKK'nın silahlı kalkışması sonucunda Türkiye'de 35 bin insanın hayatını yitirdiği, yüzbinin üstünde insanın yaralandığını hatırlatan Baykal'ın mektubu şöyle devam ediyor:

"PKK örgütü, Öcalan'ın talimatıyla, çoğu Kürt kökenli yurttaşlarımızdan olmak üzere binlerce sivilin katlinden doğrudan sorumludur. Acımasız, kapsamlı, kanlı bir terör uygulamasını temel yöntem olarak benimsemiş, kadın, çocuk, bebek, yaşlı ayrımı yapmadan ondört yıllık bir dönem boyunca bu uygulamasını sürdürmüştür. Bugün, bu yöntemle başarıya ulaşılamayacağı ortaya çıkmaya başlamıştır. Bütün bu yaşananların doğrudan sorumlusu bir teröriste, bu geçmişi yok sayarak insan hakları ve demokrasiye dayalı bir siyaset döneminde rol verilmesi, öncelikle insani değerlere, insan hakları ve demokrasi ilkelerine zarar verecektir.

O nedenle, Türkiye'deki insan hakları ve demokrasi mücadelesine büyük önem veren sosyal demokrat bir partinin genel başkanı olarak, sizi Öcalan ve PKK hakkında doğru ilgilendirmek gereğini duyuyorum.

Öcalan'a siyasi statü tanınması ve Avrupa'da faaliyetlerde bulunmasına izin verilmesi, bu örgütün işlediği cinayetlerin kabul edilmesi, haklı sayılması, dolayısıyla terörün desteklenmesi anlamına gelecektir.

Böyle bir kabulün milyonlarca insanımızda büyük bir düş kırıklığı yaratacağı ve acı verici bir haksızlık örneği olarak algılanacağı açıktır."

"İade edin"

CHP lideri, mektubunun son bölümünde ise şu görüşleri dile getirdi :

"Bu sorunun en adil çözümü, binlerce insanın katlinden sorumlu olan bu kişinin, terörist sıfatıyla Türkiye'ye iade edilmesidir.

Yeni bir milleniumun başlangıcısında, dünyamızı giderek artan bir biçimde tehdit etmeye başlayan uluslararası terörizm, uygar dünyanın ortak sorunudur.

Çözümlerin de ortak olarak geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu çözüm konusundaki ilk önemli adım, Adullah Öcalan'ın Türkiye'ye iade edilmesi olacaktır.

Türkiye kamuoyu bu duyarlı konuda zatıalinizin desteğine büyük önem vermektedir."

Mektup kimlere gitti?

Baykal'ın bu mektubu, İtalya Başbakanı'nın dışında Sosyalist Enternasyonal Başkanı, Almanya Başbakanı, Almanya Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı, Almanya Avrupa Sosyalist Partisi Genel Başkanı, Almanya Yeşiller Partisi Genel Başkanı, İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi Genel Başkanı, Fransa Başbakanı, İsveç Başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı, Hollanda Başbakanı ve İşçi Partisi Genel Başkanı, Danimarka Başbakanı ve Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı, Belçika Sosyalist Parti Genel Başkanı, Belçika Sosyalist Parti Genel Başkanı, Norveç İşçi Partisi Genel Başkanı, İspanya Sosyalist Çalışanlar Partisi Genel Başkanı, İsviçre Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı ve Portekiz Başbakanı ve Sosyalist Parti Genel Sekreteri'ne gönderildi.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr