ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

Bunu önlemenin yolu nedir?
İhracattaki düşüşü engelleyeceksiniz. Türkiye'ye ciddi şekilde yabancı sermaye girdisi var. Ama döviz bakımından genel tablo iyi değil. Merkez Bankası'ndaki döviz rezervi 20 milyar dolara düştü. İstanbul para piyasalarındaki bir haftalık para hacmi 25 milyar dolar. Sizin döviz rezerviniz 20 milyar dolar. Bu "pırr" diye uçup gider. Buna güvenemezsiniz. Dolayısıyla ihracatı desetkelememiz lâzım. İhracatı iki şekilde destekleyebilirsiniz. Ya devalüasyon yapacaksınız. Ama yapamazsınız. Yabancı sermaye kaçar. Enflasyon hortlar. Kamu maliyesi geri ödemede zorlanır. O halde ihracatı ucuz kredi ile desteklemek gerekir. Çünkü ihracat içinde en büyük maliyet unsuru kredi faizi. Bunun için içeride faizleri düşürmeniz lazım. Faizlerin düşmesi için de kamu maliyesinin borçlanma ihtiyacının azalması lâzım. Bunun için Taner'e de, Çelebi'ye çok söyledim. "Tek maddelik bir kanun çıkartalım. Hazine iki yıldan daha az borçlanamasın" dedim. Bu kanunu çıkartalım sonra 1999 bütçesi yapalım dedim. Bunu yapsaydık Türkiye 6 ayda refaha ererdi.
Peki krizin etkisi ne kadar sürer?
Kimse bu krizin çok kısa bir sürede biteceğini düşünmesin. Bu uzun süreli bir kriz. Nefes aldığınız atmosferde bir kirlilik varsa sizde bundan kendi büyüklüğünüz nispetinde etkileneceksiniz. Dünyada global bir kriz yaşanıyor. Türkiye "bu krizden etkilenmeyeceğim" diyemez. Derse yalan söylemiş olur. 1999 ve 2000 yılında vatandaş krizi iyice hissedecek. Rahmi Koç'un söylediklerine katılıyorum. Bu kriz beş yıl sürecektir. Ama Türkiye'ye etkisi 2000 yılı sonunda bitecektir. Burada suçlu aramayalım. Nefes aldığımız atmosferde kirlilik varsa bundan etkileneceksiniz...
Seçimlerden nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Meclis, solun oyuncağı oldu. CHP, kedinin fariyle oynadığı gibi Meclis'le oynuyor. Uydurma soruşturma önergeleriyle mecilisin gündemi tıkandı. CHP önüne gelen soruşturma önergesine "evet" diyor. Anayasa'ya göre, soruşturma önergelerinin 30 gün içinde Meclis'te görüşülmesi gerekiyor. Soruşturma önergesi görüşmekten kanun çıkartmaya fırsat kalmıyor. 272 yasa tasarısı sırada bekliyor. Ama Meclis'e inemiyor. Devlete günah, millete günah. Bu iş böyle giderse yakında rejim tartışılır hale gelecek. Biz kendi kendimize Meclis'i kilitliyoruz. Çözüm parlamentodadır. Ama...
Ben seçime gitmeden önce siyasette sağduyulu bir yapılanmadan ümitliyim.
DYP ve ANAP'ın mutlaka bir zeminde birleşerek seçim ittifakı yapacaklarına inanıyorum. Bu birleşmeyi tavanda sağlayamazsak, tabanda mutlaka yapacağız. Siyasetteki çözüm de bu.
Çeteler çözülebilecek mi?
Tabiat kuralıdır bu. Anormal olan uzun süre yaşayamaz. Bunlar anormal olaylar. Ama inanıyorum ki, Meclis çözecek. Çözmek zorunda. Bu yola girildi. Devleti yöneten insanlar dürüst olursa bu tip çeteler, mafya barınamaz bile. Bunlar devletin içine girmiş. Devletteki zaaf bu. Ama az kaldı. Çorap söküğü gibi gidiyor. Ama parlamentonun milletvekillerinin dokunulmazlıklarını sınırlandıracak kanunun mutlaka çıkartması lâzım.