kapat

ÇARŞAMBA 18 KASIM 1998

Çıkış yok

Avrupa hükümetleri arasında terörizmle mücadele konusunda gittikçe artan işbirliği teröristlere kaçacak ve sığınacak bir yer bırakmadı.

İtalya, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ı ülkeye giriş yaparken yakaladıktan sonra Türkiye'ye iade edilip edilmemesi konusunda tartışmaya başlarken, TIME dergisinde uluslararası terörizm konulu bir makale yayınlandı. Avrupa ülkelerinin uluslararası terörizmle mücadelede işbirliği yaptığı belirtilen makalede; kimlerin aktif terörist, kimlerin terörist saldırı planlayıcısı kimlerin de hukuki olarak politik arenada mücadele eden insanlar olduğunu saptamak ve aralarında ayırım yapmak gerektiği noktasına dikkat çekildi.

Terörizmin ülke sınırı tanımaması ve teröristlerin ülkeler arasındaki farklılıkları kendi avantajlarına kullanması, Avrupa ülkelerinin terörizmle mücadelede işbirliğiyle hareket etmelerini sağladı. Geçmişte, terörist bombaların kendi sokaklarında da patlaması endişesiyle başka bir ülkenin terörizm sorununa müdahalede ihtiyatlı davranan Avrupa hükümetleri, özellikle İslamcı terörizmin gücünü artırmasıyla çözümü birbirleriyle işbirliğinde aramaya başladı.

Özellikle 1995'te Fransa'nın başkenti Paris'te İslamcıların bombalı saldırıları sonucu 9 kişinin ölüp 170'in üzerinde insanın da yaralanması Avrupalılar'ı "Bugün onlara yarın bize" düşüncesiyle bir araya getirdi.

Fransızlar Dünya kupası öncesi yaptıkları geniş çaplı operasyonlarda tutukladıkları teröristlerin ifadelerinden özellikle Cezayirli örgüt Silahlı İslami Grup'un (GIA), Avrupa çapında yeni saldırılara hazırlandığı yolunda bilgiler edindiklerini belirtiyorlar.

Terörizme karşı birlikte savaşma ruhunu geliştiren Avrupa ülkeleri, Polis Çalışma Grubu adı altında, Avrupa Birliği ülkeleri ile Norveç ve İsviçre'den yetkililerin oluşturduğu bir komite kurdu. PWG olarak adlandırılan komite şifreli faks mesajlarıyle terörist faaliyetler hakkında elde ettikleri bilgi ve istihbaratı birbirlerine gönderiyorlar veher 6 ayda bir toplanıyorlar. Önümüzdeki Ocak ayından itibaren de; uyuşturucu, otomobil kaçakçılığı gibi işlerle uğraşan AB polisi sorumluluklarına uluslararası terörizme karşı işbirliğini de ekleyecek.

Terörizmle mücadelenin etkin bir hale gelmesinde eski Sovyet bloku ülkelerinin artık bir gizlilik ve şüphe perdesi arkasında saklanmamasının da bir rolü var. Komünizm döneminde, Çakal Carlos adıyla bilinen ünlü terörist, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da lüks bir otelde birkaç ay geçirmişti. Yine aynı dönemde Doğu Almanya ve Macaristan da teröristler için güvenli sığınaklardı.

Belçika'da Anti-Terör biriminin şefi Dirk Lybaert, terörist şebekelerinin çökertilmesinde en önemli unsurun uluslararası işbirliği olduğunu dile getirdi. Dünya Kupası öncesi Brüksel'de tutuklanan İslamcı töreristlerin ülkeye, Lüksemburg, Danimarka ve İsveç gibi politik sığınma statüsü kazandıkları ülkelerden geçtiklerini belirten Lybeart, İtalya ve İngiltere ile sınır geçişleri konusunda etkili bir işbirliği yapabildiklerini vurguladı.

Terörist iadesi yok

Ancak Avrupa hükümetleri arasında bilgi aktarımı ve karşılıklı yardımlar artsa da yakalanan teröristlerin iade işlemlerinde aynı kararlılık gösterilmiyor. Örneğin İngiltere'de 1995 yılında yakalanan Raşid Ramda hala Fransa'ya iade edilmiş değil. Fransa, GIA'nın operasyonlarını finanse ettiği gerekçesiyle istediği Ramda'yı İngiltere'den alamadı.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr