PAZARTESİ 09 KASIM 1998

Saçlarını yaptırmak için gittiği kuaförde, yapılan yanlış boyama yüzünden saçlarını kaybettiğini öne süren Serpil Çağ, kuaför Ramazan Onat'tan 2.5 milyar lira maddi ve manevi tazminat istedi.
SANİYE ERGÖNÜL - BETÜL SAYAR (SHA)
Heyecanlıydı o gün... Sevdiğinin ailesi istemeye gelecekti... Güzel olmalıydı hem de çok güzel... Sabah erkenden kuaföre gitti. Röfle yaptıracaktı saçlarına. Daha havalı, daha hoş olacaktı yani. Bilmiyordu, tahmin bile edemiyordu az sonra başına gelecekleri.
Türk Hava Yolları'nda yer hostesi olarak çalışıyordu Serpil. Her zaman bakımlı, her zaman şık ve temizdi. Ama o gün daha şık, daha temiz, daha bakımlı olmak istiyordu. Yeni bir yaşamın ilk adımı atılacaktı yani. Her ayrıntı çok önemliydi...
Sabah erkenden kalktı. Bir arkadaşı çok iyi bir kuaför tavsiye etmişti. Her zaman saçını fönlettiği yer de iyiydi ama o gün saçlarına röfle yaptıracaktı ve bu konuda usta olduğu bilinen bir kuaföre gitmek istemişti.
Arkadaşının tarifi ile buldu dükkanı. Görünüşünü beğenmişti. Kendisine gösterilen koltuğa oturup, röfle yaptırmak istediğini söyledi. Çocuklar bunun ustaları Ramazan Bey'in işi olduğunu söyleyip çekildiler yanından. Ustayı beklerken aynada kendini inceledi biraz Serpil. Kendini hafif sarı gölgeler atılmış saçlarıyla hayal edip, "İnşallah güzel olur" diye söylendi içinden. Akşam gördüğünde sevdiği de şaşıracaktı. Hoş bir sürpriz olacaktı.
Ramazan Onat'ın "Merhaba"sı ile koptu hayal dünyasından. Sonra istediği saçı tarif etti. Biraz sinirli görünüyordu kuaför. Başını sallayıp hiç konuşmadan gerekli olan karışımı hazırlamaya gitti.
Sonra elinde tasıyla geri geldi. Boya vardı içinde. Serpil saçlarının tutam tutam ayrılıp doğal bir hava kazanabilmesi için tel tel boyanmasını beklerken elindeki tası ters çevirip boca etti genç kızın saçına. Ne oluyor demeye kalmadı. Kafasına bir tas kor ateş dökülmüştü sanki. Yanıyordu. Cayır cayır yanıyordu kafası. Ne yaptığını bilmeden kendisini kuaför salonunun dışına attı. O sırada peşinden yetişen çıraklar ellerindeki suyu döktüler bu kez. Boya sıyrılıp gitmişti kafasından. Milyonlarca tel saçını da beraberinde götürerek. Saçlarının kavrulduğu bölgede saç derisi tahrip olmuş, genç kız kel kalmaktan öteye ağır biçimde yara almıştı.
O gün o şaşkınlıkla evine döndü Serpil. Ne yapacağını bilmiyordu. O gece canı çok yandı. Kafasındaki, sancı hiç dinmedi. Ertesi gün doktorda aldı soluğu. İsabetliydi kararı. Saç derisinde ve saç köklerinde büyük tahribat vardı. Doktor derideki bu büyük tahribata rağmen olayı ucuz atlattığını, beynin bu olaydan etkilenmemesinin mucize olduğunu söylemişti.
Sonrası tam dokuz ay sürdü. Genç kız için bitmek tükenmek bilmeyen bir tedavi süreci başlamıştı. Artık bandajlarla kaplı kafasının görünmemesi için perukla dolaşıyordu. Şimdilerde daha yeni yeni saçları çıkıyor. Onlar da sağlıksız ve güçsüz.
Önceki gün bu psikoloji ile çıktı 9. Asliye Hukuk Hakimi'nin karşısına. Saçlarını bu hale getiren, yaşamına bir karabasan gibi çöken adamdan tazminat istiyordu. Öncelikle 9 aylık tedavi masrafı olan 1 milyar lirayı talep ediyordu. Bir de bir daha başka insanların başına böyle bir şey gelmemesi ve o kuaföre bir ders olması için 1.5 milyar manevi tazminat ödemesini istiyordu.
Olaydan sonra avukatı kısa bir araştırma da yapmıştı. Öğrendiğine göre Ramazan Onat o gece kumar oynamış ve 400 milyon para kaybetmişti. İşe de içkili gelmişti. Hissettiği o sinirliliğin, tiksindiği o ağız kokusunun nedeni buydu.
Üstelik Ramazan Onat hiç utanmadan 'Bu model de sana çok yakıştı' diye onunla alay da etmişti. İddialarını böyle sıraladı gitti genç kız.
Kuaför Ramazan Onat ise "Benim bu işte hiçbir suçum yok" gibi bir şeyler geveledi ağzında. Duruşma ertelendi bir başka tarihe.
Bu mahkeme böyle sürüp gidecek şimdi. Adli Tıp Kurumu'ndan tahliller istenecek, bilirkişiler oluşturulacak, kimin kusurlu olduğu saptanacak.
Serpil de biliyor bunu. Hukuki süreci çoktan kabullenmiş. Onun şimdilerde tek bir sorunu var. Yakında düğünü yapılacak. Ve o düğün gecesi kuaföre nasıl gidecek...