kapat

PAZAR 08 KASIM 1998

Musullulu'yu kim korudu?

SAYGI ÖZTÜRK

Ankara- 12 Eylül döneminden bu yana Türkiye'nin en ünlü "silah ve uyuşturucu" kaçakçısı olarak aranan, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve İsviçre'de olduğu zannedilen "Sarı Avni" lakaplı Avni Musullulu'nun, tam 10 yıldır Türkiye'de yaşadığı ve elini kolunu sallayarak dolaştığının ortaya çıkması yeni bir skandalı gündeme getirdi.

Pizza Connection

Sarı Avni'nin adı 12 Eylül sonrası Kaçakçılık daire Başkanlığı ve MİT'in ortaklaşa yaptığı Babalar Operasyonu, daha sonra Amerika İtalya başta olmak üzere Avrupa'da devam ettirilen "Pizza Connnection" operasyonunda da geçmişti. Bu operasyonda önce Uğurlu, Bazal, Mirza, İpek aileleri ve Suriyeli Muhammed Akil Çubukçu yakalanmış, daha sonra Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu gözaltına alındı. Cantürk'ün ifadesinden, 1987'de Amerika'da yapılan son yılların en büyük operasyonu (Pizza Connection) ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya operasyonlarının ilk çıkaş noktaları elde edildi. Ünlü Magaryan kardeşler yakalandı, altın ve döviz kaçakçılığı olayları gün ışığına çıkarıldı.

Sarı Avni ismi ise bu operasyonda gündeme geldi. Operasyonda yer alan MİT Kontrterör eski Daire Başkanı Mehmet Eymür, ünlü MİT raporunun ardından Başbakanlık Teftiş Kuruluna verdiği ifadede "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da birçok kamu görevlisiyle ilgili bilgiler alındı. Cantürk'ün ortağı Selahattin Delidere isimli silah ve uyuşturucu kaçakçısı ise Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada sohbet şeklindeki bir konuşmada banda alınan ifadesinde, Sarı Avni'nin, ünlü bir Generale villa aldığını, Sarı Avni ve Behçet'in sık sık telefonla konuştuklarını söyledi. Ben bu bantın bir kopyesini Müsteşarlığın bilgisi dahilinde resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na yolladım" demişti.

Babalar olayı

Aynı operasyonu yöneten dönemin Kaçakçılık Daire Başkanı Atilla Aytek ise Pizza Connection operasyonu konusunda şunları söyledi:

"Biz Cantürk'ün verdiği ifadeler ile Avrupa'da operasyon yaptık. Sorgusundan edindiğimiz bilgiler ile İsviçre'nin Zürih kentine gittik. Behçet Cantürk'ün alınan ifadesinde Avrupa'da kimlerin uyuşturucu madde kaçakcıllığı yaptığı belli olmuştur. Türk Alman, İsviçre ve İtalyan polisi ortak operasyonlar yaptı. New York Savcılığı ile Türk polisi ayrıca operasyon yaptı. Uyuşturucu, altın döviz kara para olayları ortaya çıktı"

Sarı Avni gibi 18 yıldır kırmızı bültenle aranan Abdullah Çatlı da bir trafik kazası ile ortaya çıkmıştı. Sarı Avni ile Çatlı'nın Susurluk kazası öncesi Burhaniye'deki bir arsa için görüştükleri bilgisi bu ikilinin tanıştığı ihtimalini de güçlendirdi. Sarı Avni ve Çatlı, bir müddet İsviçre'de yaşamışl ve Çatlı İsviçre'deki Zug kontonu cezaevinden kaçmıştı.

Susurluk kazasında yaralanan DYP Milletvekili Sedat Bucak'ın koruması Ercan Ersoy da, kaza öncesi Burhaniye'ye giderek bir arsayı gezdiklerini doğruladı. Ersoy Meclis Susurluk Komisyonu'nda "İstanbul'dan sonra önce Yalova'ya sonra Burhaniye'ye gittik. İstanbul'daki Fevzi de Burhaniye'ye gitmiş, bizi bekliyordu, buluştuk. Araziyi gezdik. Sedat Bey, oksijen yoğunluğu fazla bir yer olduğundan ve ailesinde guatr hastalığı bulunduğundan burayı alıp çiftlik gibi bir şey yapmayı düşünüyordu" demişti.

Kim korudu

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 1986 yılında Sarı Avni'nin Türkiye'ye geldiği ve Ege yöresinde bulunduğu bildirildi ancak yıllarca elini-kolunu sallayarak dolaşmasına rağmen bulunamadı. Yetkililer, "Sarı Avni'yi koruyan kişiler vardı" dediler. Abdullah Çatlı gibi, Sarı Avni'nin de bazı birimler tarafından kullanıldığı belirtildi. Avni'nin Yunan İstihbaratı tarafından da bir dönem kullanıldığı öne sürülüyor.

Interpol'un kırmızı bültenle aradığı dönemde üzerinde Emniyet tarafından verilen kimlik bulunan ve istihbarat birimleri tarafından kullanılan Abdullah Çatlı gibi, ünlü kaçakçı Sarı Avni'nin de 10 yıldır Türkiye'de olmasına rağmen yakalanmamasının, istihbarat birimleri ile bağı olduğu yolunda yorumlara neden oldu. Bombalı saldırı sonucu öldürülen gazeteci-yazar Uğur Mumcu da, Avni Musullulu'nun Yunan istihbaratı adına çalıştığını belirtmişti.

Nasıl korundu?

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün üst düzey yetkilileri, Avni Musullulu'nun 1986 yılında Türkiye'ye geldiğini belirttiler. Musullulu'nun, Ege yöresinde çiftlik aldığı yolundaki duyumlar üzerine, Ege Bölgesi'ndeki emniyet birimleri uyarıldı. Uyarıda sahte kimliğine varıncaya kadar tüm bilgiler yeralmasına rağmen, Musullulu yakalanamadı. Yetkililer, "Sarı Avni'nin durumu ve ilişkileri, Çatlı'ya son derece benziyor" değerlendirmesinde bulundular.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Sarı Avni'nin yaklaşık 25 yıllık hesabını vereceğini kaydeden yetkililer, silah kaçakçılığı ile politikacıların ilişkisine varıncaya kadar, bir dizi karanlık noktanın aydınlatılacağını kaydettiler.

1980'e kadar hakkındaki suçlamaları kabul eden Sarı Avni, "1980 yılından sonra hiçbir yasadışı faaliyetim olmadı. Ege'de sakin bir hayat yaşıyordum. Suçlamalar, zaman aşımına uğradığı için kaldırılmıştı. 1992'de TEM Otoyolu'nda yakalanan 6 ton esrarla da ilgim yok. Adımı kasıtlı veriyorlar" dediği öğrenildi.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr