kapat

CUMA 30 EKİM 1998

Ali Rıza Kardüz (e-posta:arkarduz@sabah.com.tr )

Zeytin fabrikası

Bugünlerde herkes "zeytin fabrikası"ndan sözediyor. Acep bu zeytin fabrikası nasıl bir fabrika ola ki? Acep bir yanından odun girer, öte yanından zeytin mi çıkar ki? Merak eyledim. Gittim. Şarköy'de Eriklice Köyü'nde babadan kalma biraz zeytin fabrikasını ve de banka parası ile yeni yapılma bir zeytin fabrikasını gezdim. Sayın okuyucularıma gördüklerimi anlatacağım.

Eriklice Köyü, Marmara Denizi'nin kuzey kıyısında yemyeşil bir Rum köyü. 1924 Mubadelesi'nde Rumların terk ettiği evler ve arazi, Selanik'ten, Balkanlar'dan gelenlere dağıtılmış.

Güngör Sayar'ın babası İslam Efendi ve karısı da Selanik'in Gevgili Kasabası'nın Mayadağ Köyü'nden buraya geldiklerinde onlara da bir ev ve bağlık bir bahçe vermişler. O zamanlar Eriklice Köyü'nde düzlükler, yamaçlar dut ağaçları ile dolu imiş. İtalyan asıllı bir Rum ile bir Japon'un 5 katlı böcekhanesinde ipek böceği tohumu yetiştirilir, Japonya'ya yılda 200 bin kutu tohum gönderilirmiş. Böcekhanenin sahipleri Milli Mücadele'den kaçınca Bursa Koza Birlik Kooperatifi buraya el koymuş. 1950 yılına kadar ipek böcekçiliği sürmüş. Sonra Kooperatif böcekhane ve yol üstündeki idare binasını satıp gitmiş. Köydeki tüm dut ağaçları kesilmiş. Yerine bağ dikilmiş. Böcekhane ile önündeki lojmanı Güngör Sayar satın almış. Romanya çırasından, Horasan usulü yapılan 5 katlı böcekhaneyi yıktırıp kerestesini satmış. O para ile öndeki evin bahçesine 10 adet salamura havuzu yaptırmış. Salamura havuzu toprağa gömülü, 2 metreye 2 metre genişlikte, 2 metre derinlikte beton bir havuz. Bazısı daha küçük, bazısı daha büyük.

Zeytin fabrikası denilen şey işte bu salamura havuzları. Zeytin olgunlaştığında dalından toplanıp, boy boy ayrılıyor. Sonra bir sıra zeytin, bir sıra kaya tuzu olmak üzere salamura basılıyor.

Zeytine yüzde 12 oranında tuz konuyor. Üzerine de bir ağırlık bastırılıyor. Zeytinler Temmuz-Ağustos sıcağını yemek şartı ile en az 8-9 ay havuzda kalıyor. Sonra havuzdan çıkarılıyor. Yıkanıyor. Tenekelere basılıyor.

Güngör Sayar'ın aslan gibi iki oğlu var: İslam ve Can. İki genç köyün içinde banka kredisi ile modern bir zeytin fabrikası kurmuşlar.

Şimdi de sayın okuyucularıma "modern zeytin fabrikası" nasıl olur, onu anlatayım. Toprağın içine, 2x2x2 metre boyutlarında 26 beton havuz gömülmüş. Bu havuzların üzeri prefabrike beton bina ile örtülmüş. Binanın girişinde, zeytin işlemek için düz bir alan bırakılmış. Burada "Zeytin Eleği" denilen bir elek var. Ağaçtan toplanan zeytinler plastik kasalarla fabrikaya getiriliyor. Eleğin kovasına boşaltılıyor. Elek, önce zeytinin yapraklarını ayıklıyor. Sonra zeytin boyuna göre, ayrı ayrı plastik kasalara dökülüyor. Böylece her havuzda ayrı büyüklükte zeytin salamuraya yatırılıyor. Zeytin fabrikası 100 bin dolarlık (milyon değil bin dolar) bir yatırımla ortaya çıkarılmış. Çanakkale'nin Harran yöresindeki ustaların yaptığı paslanmaz çelik zeytin eleğinin fiyatı ise 2 milyar Türk Lirası. İşte "Balkanlar'ın en modern 300 ton kapasiteli zeytin fabrikası(!)" bu fabrika. Fabrikanın yatırımı bu kadar ama, işletmesi pahalı. Çünkü önemli olan zeytini para verip satın almak ve bir yıl parayı salamuraya bağlamak. Şarköy yöresinde yılda 2 bin ton yaş zeytin çıkıyor. Bunun binbeşyüz tonunu Marmara Birlik Kooperatifi, kalanını özel zeytin fabrikaları satın alıyor. Bu zeytinler "yağlık değil, yemeklik". Zeytin büyüklü küçüklü. Bir kiloda 180-200 tane olur ise 1 numara. Bugün dalda fiyatı 650 bin lira. Kiloda 450 tane ise 3 numara ve fiyatı 300 bin lira. Orta boy 2 numara kiloya 300 tane giriyor. Dalda kilosu 500 bin lira. Zeytin dalda satılıyor. Yevmiyesi 2 milyon liradan kadınlar el ile daldan sıyırıyor. Yirmi yıllık bir ağaç 30 kilo zeytin veriyor. Dönüme 20 ağaç dikiliyor. Bir ağaç, dikimden 4 yıl sonra yılda 5 kilo zeytin döküyor.

Üretici iri boy zeytin üretirse, dönümden 600 milyon lira, orta boyda 300 milyon lira gelir sağlıyor.

Yöredeki 10 bin dut ağacı kesilmiş. Onların yerine üzüm dikilmiş. Şimdi üzüm bağları sökülüyor. Yerine zeytin ağacı dikiliyor.

Yolunuz Eriklice'ye düşerse Mürefte Caddesi üzerinde Sayar Gıda'ya uğrayınız (Telefonu 282-5224008), havuzdan yeni çıkmış, geçen yılın zeytinlerinden satın alınız. Orta boyunun kilosunu 750 bin liradan satıyorlar. Ben 2 kilo satın aldım. Bir milyon beşyüz bin lira ödedim. Yeni zeytin fabrikası tamamlanmış ama, işletme sermayesi olmadığından havuzlarını dolduramıyorlar. İşletici arıyorlar. Üretim eski havuzlarda sürüyor. Bir dahaki yıl, 1 numara zeytini 1 milyon 250 bin liradan, a2 numarayı 900 bin liradan, 3 numarayı 550 bin liradan yiyebileceksiniz. Haberiniz olsun.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr