kapat

SALI 20 EKİM 1998

Necati Doğru (e-posta:ndogru@sabah.com.tr )

Malki'nin serveti aslında bizim paramız

Malki'nin parası zenginlerin, bir eli viskide öbür eli kivide olanların parası değil... Pop şarkıcısı kızdan sevgili tutup gönül eğleyen, 3 uçak birden alıp, Fransa'nın Nice'sinde, İsviçre'nin Cenevre'sinde gezenlerin parası hiç değil...

Yüzde yüz halkın parası...

Mafyanın sağ kolu zeytinci Erol Evcil'in tetikçi tutup öldürttüğü tüccar-tefeci Nesim Malki'nin "El konulan serveti" aslında geçim darlığı çeken, ucu ucuna geçinen, ay başlarını getirmek için ince hesaplar yapanların parası...

Önce toptancıya bindirildi.

Toptancı parakendeciye yükledi. Parakendeci mala yansıttı.

Son halkada halk ödedi.

Çark 40 yıldır böyle döndü.

Okula başlayan çocuklarına önlük-forma alırken zorlanan, evlendirdikleri kızına gelinlik sipariş verirken kuruş hesabı yapmak zorunda kalan, yıkanmaktan içi-dışına çıkmış entarisini yenilemek için kara kara düşünenlerin sırtından vaadeli satışlarla ve yüzde 400'lük faizler bindirilerek çekip çıkartılan paralar birikti birikti Nesim Malki'nin serveti oldu. Nesim Malki, tekstil piyasasının önde gelenlerinden biriydi. Gidiyor fabrikalardan malı alıyor, toptancıya üç ay vadeli satıyordu.

Üç ay için...

Yüzde 50 faiz...

Yürütüyordu...

Üç ay için yüzde 50 faiz yıllık birikimli olarak yüzde 406'ya geliyordu. Toptancı üç ay için yüzde 50 (yıllık yüzde 406) faiz ödeyerek aldığı malı, perakendeciye yine üç aylık vadeli senetlerle satıyordu. Perakendeci de bu faiz yükünü malın üzerine bindiriyor, vatandaşa satıyordu.

Malki'nin serveti...

Böyle birikti....

Tekstil piyasalarını yakından tanıyanların anlattıklarına göre, Nesim Malki, tekstil fabrikalarından aldığı malları üç ay vadeli, beş ay vadeli, sekiz ay vaadeli olarak devrettiği toptancılardan borç senetleri alıyordu. Tetikçi Sümbül'ü tutup, Nesim Malki'yi yeryüzünden silenler, daha sonra onun hesap işlerini yürüten Erol Erkohen'i "Seni de Nesim'in yanına göndeririz" diye tehdit ettiler ve Malki'nin kasasındaki borç senetlerini aldılar, yırtıp attılar, yakıp yokettiler. Malki'nin servetinin üstüne işte böyle kondular.

Malki işe küçük başladı...

Sermayesizin biriydi..

Fakat hızlı girdi...

100 liralık mal sattı, 30 lira fatura kesti. Vergisiz kazanç böyle birikti. Hem fabrikaları kazandırdı, hem toptancıları, hem perakendecileri, hem kendini... Fakat kazık hep halka girdi. Çünkü Türkiye'deki halkın parası olmamasına rağmen borç senetleriyle borçlanarak ihtiyaçlarını giderme iştahı çok yüksekti. Malki para toplama makinesi oldu. Vergisi ödenmemiş, yüksek kara para. Kara paranın en yüksek döndüğü vadeli satışları körükleyen ve Dünya Bankası'nın dört yıl önce "Türkiye'nin enflasyonunda vadeli satışların en az yüzde 30 etkisi var. Vadeli satışlar kontrol edilse enflasyon yüzde 30 düşebilir" diye uyarısını bile yaptığı büyük paraları Malki, bu çarkla elde etti.

Malki hızlı yaşadı..

Büyük paralar topladı...

Hızlı öldürüldü...

Borç senetlerini de muhasebecisinden alarak, servetinin üzerine kondular. Üstüne kondukları Malki'nin serveti görünüyor fakat halkın kanından, iliğinden, boğazından çekilip alınan paralar.

Yüzde 100 halkın parası.

Halkın parasını kullanarak halkın sahibi olduğu devlet kuruluşlarının özelleştirilmesine girdiler. Devlet malını da kapattılar.

Bu çarkın içinde kimler var?

Sadece Evcil mi?

Sadece Hayyam mı?

Başka kimler?

Mafya-işadamı-politikacı üçgenindeki çıban delindi, cerahat akıyor. Bu kez polis, maliye müfetişlerini, hesap uzmanlarını, gelirler kontrolörlerini de alarak mafyanın, çetelerin üstüne gitmeye başladı.

"Parayı nasıl buldun?" diye yola çıkıp halka halka ilerleyerek yılanın başına doğru ilerliyorlar. Mafyaya vidalanmış işadamlarının ticari dehalarıyla değil, kan akıtarak, korku salarak, ölümle tehdit ederek ve rüşvet dağıtarak zenginleştikleri ortaya çıkıyor.

Umutlanalım...

Türkiye temizleniyor...

Korkmayın... Konuşun...

Bugüne kadar kilit mevkilerde bulunanlar, "mafya beni de öldürür" diye korkanlar, susanlar konuşmalı... Onlarda çok bilgi var, belge var, kanıt var. Bu bilgiler polise ve bu konuda görevini yapmaya çalışan basına, gazetecilere ulaştırılırsa her alanda mafyalık biter. Türkiye namuslu insanların da şanslarının bulunduğu bir ülke haline gelebilir.

Korkmayın... Konuşun...

Çocuklarınız güvenli bir ülkede büyüsün.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr