kapat

SALI 29 EYLÜL 1998

Şehit oğula selam

Fatma Pelit, ne zaman bir helikopter sesi duysa hemen balkona çıkıyor. Biliyor ki, geçen yıl şehit düşen Üsteğmen oğlu Sedat Pelit'in silah arkadaşları kendisini selamlamaya geliyor. Selam gönderiyor, şehit oğlunun helikopterde olduğunu düşünerek

ÖZLEM BALCI

O acıların en büyüğüyle sarsıldı... Canından çok sevdiği, iyi kötü anında hep yanında olduğu, her şeyden sakındığı oğlunu kaybetti.

Belki ölümlerin en şereflisi sayılan şehitlik mertebesine erişmişti oğlu ama ona da dayanılmaz bir acı bırakmıştı: Evlat acısı... Adını duyması bile yetiyordu göz pınarlarının dolmasına.

Kaderini kendi çizdi

Sedat Pelit'in askerliği seçmesine; ailesinin karşı çıkması, anne-babasının Kuleli Askeri Lisesi için aldığı formları yırtmaları engel olmamıştı hiçbir zaman... Kaderini kendi çizmişti sanki. Askerliğe olan aşkı her şeyden üstün gelmişti.

Üniversiteden sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın açtığı sınavı kazanıp girmişti Ordu'ya Sedat...

Kara Kuvvetleri'nde piyade olarak askerliğini yapan Sedat, beş yıl önce 1992'de Şırnak Görmeç'te tam 21 arkadaşının şehit düştüğü çığ faciasından kılpayı kurtulmuştu.

Pilotluğu seçti

O faciadan sonra 5 yılda çok yol katetmişti Sedat. Helikopter pilotu olmuştu. Ege Ordu Hava Alayı'nda en sevilen en başarılı pilotlardan biriydi Üsteğmen Sedat Pelit.

Geçen yıl Kuzey Irak topraklarındaki operasyonda fırlatılan bölücü örgütün füzesi, Sedat Pelit ve 9 arkadaşını şehitlik mertebesine eriştirirken, anaların babaların yüreğine de ateş düşürmüştü.

Anne Fatma Pelit, kara haberi televizyondan öğrenmişti. Oğlunun en sevdiği yemek olan yaprak dolması sarmış, "keşke Sedat da burada olsaydı" derken, o acı haberi almıştı anne Fatma Pelit.

Ses kulağında yankılandı

"Kuzey Irak'ta bir helikopterimiz düştü" diyordu televizyon gelen tok ses. Cız etmişti yüreği. Şehit isimleri sıralanıyordu. "Sedat Pelit" diyordu o ses... Yankılandı oğlunun ismi kulaklarında annenin... "Sedatım, Sedatım" sözcükleri fısıltı olarak süzüldü dudaklarından. Ve bir daha hiç dokunamayacağı, öpüp koklayamayacağı evladının acısı çöktü yüreğine. Bir daha hiç dinmedi bu acı.

Sedat'ın bir yıl önceden şehit olacağı fikrine kendisini hazırlamaya çalıştığını söylüyor anne Pelit, "Sanki öleceğini biliyordu. Bana son bir yıldır her Güneydoğu'ya gidişinde sürekli 'Anacığım üzülme. Eğer Güneydoğu'da ölürsem, şehit olurum sen de şehit anası. Şehitlik bir askerin ulaşabileceği en yüksek mertebe' diyordu, sonunda şehit oldu" diyor dinmeyen gözyaşlarıyla.

Arkadaşlarıyla teselli

Sedat'ın Ege Ordu Hava Alayı'nda görev yapan arkadaşları ile komutanı Albay Ahmet Emerce, hiçbir yalnız bırakmadı Pelit Ailesi'ni.

Ve bir gün helikopter sesiyle irkildi Fatma Pelit. Sedat'ının kullandığı helikopterdi bu. Oğlunun adı döküldü dudaklarından. Koştu balkona.

Onlar Sedat'ın kardeşi gibi sevdiği arkadaşlarıydı... Onun da oğulları sayılırdı. Sedat'ın kardeşi gibi sevdiği arkadaşlarıydı...

Yüreği acılı anne, "Sedatımın da onlarla olduğunu düşünüp ona selamımı, sevgimi, kalbimi yolluyorum" diyerek teselli ediyor kendisini.

Baba Süleyman Pelit, "Kulağımız her gün helikopter sesinde. Duyduğumuz an balkona çıkıp evladımızın arkadaşlarına el sallıyor. Onlarla avunuyoruz" diye konuşuyor.

Adı parkta yaşıyor

Şehit Üsteğmen Sedat Pelit'in adı Çiğli'de bir parkta yaşıyor. Yine Ege Ordu Hava Alayı'nın şehit isimlerinin ölümsüzleştirilmesi adına yaptıkları çalışmalar neticesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri tarafından Oyak Sitesi'nde bir parka daha adı verilecek. Aynı zamanda Hava Alayı içerisinde yeni yapılan Gece Görüş Dersanesi de Şehit Üsteğmen Sedat Pelit'in adını taşıyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr