kapat

PAZAR 27 EYLÜL 1998

Rauf Tamer (e-posta:rtamer@sabah.com.tr )

Ölçüye dikkat

Tayyip Erdoğan'ın mahkumiyet kararından sonra, Belediye önündeki mitingi gördünüz.

Fazilet dahil, hiçbir partinin toplayamayacağı, coşkun, taşkın ve hırçın bir kalabalıktı o.

Belli ki otantikti...

Yâni, bindirilmiş kıt'alar değildi. Organize olanları da zaten öfkesini medyadan çıkardı.

Düşünüyorum... Bunların acaba hepsi hukuk dinlemez, mahkeme tanımaz türden insanlar mıydı, yoksa salt demokratik bir tepki mi sergiliyorlardı?

*

Eğer ikincisiyse, çok enterasan bir gelişme.

Çünkü bu ülkede, partiler kapatılıp Demirel, Türkeş, Erbakan ve Ecevit'e siyasi yasaklar konduğu gün, kimse tırnağını oynatmadı.

Halk şöyle dursun, -bir iki yazar dışında- hiç bir aydın, sesini zerrece yükseltmedi.

Menderes'in idam edildiği gün, protesto anlamında tek bir yaprak bile kıpırdamadığını, zaten hepimiz biliyoruz... Neredeydi o Menderes için oğlumu kurban ederim diyen insanlar? Hiçbirinin gıkı çıkmadı.

*

Bu bakımdan, Belediye önünde toplanan kalabalık, yeni bir demokrasi bilinci'nin ürünü gibi gözüküyor. Yâni, epey terakki var.

Ama, işi tadında bırakmak lâzım. Çünkü, beğenmediğimiz her mahkeme kararından sonra, ortalığı miting alanına çevirirsek, otoriteden yoksun, disiplinsiz, kuralsız, kurumsuz bir ülke haline geliriz. Sonra işin içinden hiç çıkamayız. Unutmayın ki, yasalar değişmedikçe, yasalara uymaya mecburuz.

*

Burada Tayyip Erdoğan'a görev düşüyor.

Küçüksenmeyecek bir kitle tarafından sevildiğini ve istendiğini görmüştür. Miting dışındaki başka kalabalıkların da duygularını herhalde öğrenip mutlu olmuştur.

Bence yeter.

Madem bir maratoncu'dur, önce bu insanları teskin etmesi lâzım.

Biraz geriye çekilmesi, hattâ evine dönmesi lâzım.

Hassas bir devreden geçiyoruz.

Benden sonra tufan diyemez.

Yeni bir ikbal ve istikbal ancak ülkenin huzur ve asayişiyle mümkün.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr