kapat

PAZAR 27 EYLÜL 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Kedi-fare oyunu

Dert insanlar için.. Aklınız yerinde ise korkmayın. Değilse, işte o zaman yandınız. Çaresiz dertlere düşmek asıl budur..

Aklımız zaten karışıktı, telefon bantları yüzünden daha da karıştı.

Bantlar.. Bantlar.. Çamur içinde oynaşan, kıvraşan iğrenç kurtlar gibi..

Beynimizi oyuyor, midemizi bulandırıyor.

Susurluk, bir "ilâhi uyarı" idi.

Haydutlar devleti ele geçirmenin son aşamasına gelirken bir yol kazasına uğradılar.

Komplonun yollara saçılan kanıtlarını parlamento değerlendirse ve partiler suça bulaşmış mensuplarını ilkel bir iktidar çıkarcılığı ile sahiplenmese temizlenecek, geleceğimizi de güvence altına alabilecektik.

Ama olmadı.. Kanunsuz kazançlar ve ahlâk dışı ilişkilerin sağladığı kısa vadeli iktidar çıkarları, aklın egemenliğini önledi.

Namuslu insanların bölünmüşlüğü toplumun çığlıklarına rağmen giderilemedi.

Türkiye'nin en yetişmiş insanları bile bugünkü mücadelenin hukuk devleti ile haydutlar arasında olduğunu göremiyor.

Haydutlar bu sayede partileri birbirine düşürüyor, kırdırıyor ve kullanıyor..

Akılsız dağınıklık

1995 seçiminden bu yana meclise giren bütün partiler iktidar yetkisini paylaştı.

Hiç bir şey değişmedi..

Çünkü iktidar yetkisi haydutlukla mücadele için kullanılmadı.. DYP ile ANAP bir yanda, DSP ile CHP öbür yanda birbirlerini yok etmek için uğraştılar.

Eroin kaçırarak, yaktıkları orman alanlarını yağmalayarak, devlet ihalelerini tehdit ve şantajla, o da yetmediği zaman tetikçileriyle yönlendiren çeteler milyar dolarlarla semirdikçe etkinleştiler.. Adam satın almak ve adam korkutmak konusundaki güçlerini arttırdılar.

Merkez partilerin bu gafleti de, irtica denen karanlığı "ehveni şer" olarak ortaya çıkardı.

Şaşmamak lâzım. Denize düşen yılana sarılır. Bu kural toplumlar için de geçerli.

Siyasette partiler üstü bir hukuk devleti cephesi oluşmadı. Çakıcı bundan yararlanıyor.

Patlattığı her kaset partileri birbirine düşürüyor ve haydutlara karşı oluşması gereken cepheyi geciktiriyor.

Altı ayda çözülür

Çakıcı'nın elinde dört kaset daha varmış.. Bu, çetelerin oyuncağı olmamız demektir..

Meral Akşener şu noktada haklı:

"Banttaki iddia yüzünden ben istifa edeceksem, Başbakan Yılmaz bin kere istifa etmek zorunda.."

Gerçekler ortaya çıkmalı.. Ama çetelerin kurutulması, daha öncelikli hayati bir ihtiyaçtır. Bu yapıda bu mücadele yapılamaz. Çeteler partilerle, parlamento ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayacaktır.

Türkiye bir kavşakta ve zaman aleyhimize işliyor. Yaşadığımız çöküşü ancak bütün partilerin ortak düşmana karşı oluşturacağı bir büyük uzlaşma hükümeti önleyebilir.

Cumhurbaşkanı devreye girmelidir.

Güvenlik güçlerinin ve yargının, ulusal menfaatlerin emrettiği yolda harekete geçmesi ancak bu şekilde mümkündür.

Polis ve mahkemeler siyasi baskıdan kurtulsa, çetelerin devletten ve siyasetteki uzantılarından temizlenmesi altı ay bile sürmez.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr