PAZAR 27 EYLÜL 1998

TUĞRUL MERCAN (SHA)
İşadamı Manuk Gırimiyan, Romen uyruklu Mihaele Lungu ile 6 yıldır birlikte yaşıyordu. Bir gün Mihaele akşam yemeği için evine geldi. Güzel bir gecenin ardından ağır bir uykuya dalan Gırimiyan, kendine geldiğinde soyulduğunu fark etti. İçkisine ilaç koyan sevgilisi, yüklü miktarda parasını, künyesini, 2 cep telefonunu ve bazı beyaz eşyalarını çalıp ortadan kaybolmuştu.
Gırimiyan, başına gelenlerin şokundan kurtulur kurtulmaz Mihaele'yi aramaya başladı. Genç kadının bu işi tek başına yaptığına inanmıyordu. Gırimiyan bu düşüncesini ise şöyle açıklıyordu: "6 yıldır birlikte yaşıyoruz. Birçok defa işlerimde bana yardımcı oldu, yüklü miktarlarda paramı taşıdı. Ona istediği kadar para veriyordum. Hatta ülkesindeki çocuğunu görmesi için yurtdışına gitmesini bile sağlıyordum."
Dedektif gibi iz sürmeye başlayan Manuk Gırimiyan, önce kendi numarasından aranan telefon numaralarının ayrıntılı faturasını istedi. Faturaya göre bir cep telefonu numarasıyla, bir şehiriçi numara defalarca aranmıştı. Telekom'u arayıp numarayı veren Gırimiyan, aylık fatura tutarını sordu. Karşısındaki memur da ona ismiyle, yani fatura sahibinin ismiyle "Atilla Bey" diye hitap etti.
Şehiriçi telefon ise Küçükköy Polis Karakolu'na aitti. Karakolu arayan işadamı Gırimiyan, Atilla'nın orada çalışan bir polis memuru olduğunu öğrendi. Soyadı da Yılmaz'dı.
Gırimiyan, başından geçenleri karakoldaki polislere de anlattı. Onlar da Atilla Yılmaz'ı cep telefonundan arayarak Mihaele'yi de alıp Taksim'e gelmesini söylediler. Böylelikle 2 sanık yakayı ele verdi ve tutuklandılar.
Mihaele Lungu hakkında "gasp", Atilla Yılmaz hakkında da "gaspa iştirak" suçundan 36 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Beyoğlu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ifade veren Mihaele Lungu, "Rastlantı eseri tanıştığımız polis Atilla beni Yabancılar Şubesi'ne götürmekle, öldürmekle tehdit ediyor, benimle zorla birlikte oluyordu. Zengin bir adamla yaşadığımı öğrendi. Bir süredir onu soymam için bana baskı yapıyordu, yoksa beni ve Manuk'u öldüreceğini söylüyordu. Korktuğum için böyle birşey yaptım" dedi ve Atilla Yılmaz'ın hapiste kendisine yazdığı mektupları delil olarak gösterdi.
Atilla Yılmaz ise ifadesinde hakkındaki suçlamaları reddetti ve "Mihaele yalan söylüyor. Birbirimizden hoşlandığımız için birlikteydik. Kendini kurtarmak için suçu benim üzerime atıyor" diye konuştu.
"Mihaele'i bu durumda görmek istemezdim" diyen Manuk Gırimiyan'ın son sözleri ise "Onun suçu olmadığını biliyorum. Her şey o polis yüzünden oldu" idi.