kapat

PAZARTESİ 21 EYLÜL 1998

Andrew Finkel (e-posta:afinkel@sabah.com.tr )

Harita kültürü

Bir süre önce haritalar hakkında yazdığım yazıda bu ülkede harita okuma kültürü bulunmadığını yazmış, bu durumu insanların kolaylıkla ulaşabileceği küçük ölçekli harita olmayışına bağlamıştım. Türkiye'de insanlar elbette ülkelerinin dünyadaki genel konumunu biliyor, atlasa baktıklarında hem ülkelerini hem de kendi yaşadıkları kentin yerini kolayca buluyorlar. Ancak haritaların daha insani boyutta da okunabileceğini, bireyin dünyanın neresinde olduğunu anlamasını da sağlayabileceğini bilen yok.

Yazımda ayrıca harita kültürünün eksikliğinin, tepeleri, akarsuları, tarihi yöreleri, arkeolojik alanları gösteren, insanların hafta sonlarını yürüyüşler yapıp çevrelerini keşfederek geçirmelerini sağlayan haritaların resmi otoritelerce kısıtlanmasından kaynaklandığını ileri sürmüştüm. Türkiye'de 1 bölü 25 bin ölçeğinde (4 santimetre=1 kilometre) haritalar var, ancak bunların satışı yasak.

Bu yazıyı yazdıktan sonra Türkiye'de bir harita kültürünün varlığını keşfettim. Ancak buna bir altkültür demek daha doğru olur. Bir haritacı, yazımı okuduktan sonra Türkiye'de harita yapılabildiğinin kanıtı olarak bana, Türkiye'nin büyük kentleriyle turizm merkezlerinin haritalarından oluşan bir seçki yolladı. Bir diğeri, beni son teknolojik gelişmelerle donanmış bürosuna davet etti. Burada, havadan çekilmiş fotoğraflar, iki boyutlu nesneleri üç boyutluymuş gibi gösteren özel ekranlı bilgisayarlar sayesinde dijital ortama aktarılıyor. Bu şekilde oluşturulan bilgi bankası o kadar detaylı ki, İnternet'e giren her şahıs, istediği arsanın krokisini ya da Şişli'den Ambarlı'ya giden en kısa yolu kolaylıkla elde bulabiliyor.

Bana ulaşan bu bilgiler sonucunda kendi harita kültürümün ne kadar zayıf olduğunu anladım. İnsanların kollarındaki saate bakarak hangi zaman diliminde yaşadıklarını bir anda öğrenmelerine çoktan alışığız. Ama insanların uzam içinde de nerede bulunduklarını kolaylıkla öğrenmelerini sağlayan bir teknolojik devrime ben, henüz psikolojik olarak hazır değilmişim. Bugün, cep telefonuyla istediğiniz zaman büronuzla irtibata geçebiliyorsunuz. Bu devrimle, büronuz yardımsever bir uydu aracılığıyla bulunduğunuz yerin koordinatlarını detaylı bir harita üzerinden anında saptayabilecek.

Yakında Türkiye'nin günlük yaşamının bir parçası haline gelecek olan bu aletlerin yarattığı olanakları bir düşünün. İstanbul'da bir banka, hareket dairesinden para yüklü zırhlı aracının katettiği güzergâhı saniyesi saniyesine izleyebilecek. Şoför, zor duruma düştüğü takdirde, bir düğmeye basarak polise hangi sokakta, hangi binanın önünde saldırıya uğradığını iletebilecek.

Bütün teknolojik gelişmelerde olduğu gibi, bu devrimin ardında yatan daha fazla para kazanma arzusu. Belediyeler, herhangi bir anda otobüslerinin tam nerede olduğunu saptayabilirlerse harcamalarını büyük ölçüde kısabilecek duruma gelirler. Böyle bir bilgiyle, hem var olan otobüslerini daha akıllıca kullanabilir, hem de lüzumsuz otobüs satın almaktan kurtulabilirler. Şirketler, tüm araçlarını sürekli kontrol altında tutabilir, belli bir şoförün diğerlerinden daha fazla benzin harcamasının nedenini kolayca bulabilirler. Esas başı belaya girecek olanlar elbette ki babalarının otomobilini çaktırmadan alıp şöyle bir dolaşmaya çıkan gençler olacak. Ebeveynler delikanlı çocuklarının nerede olduğunu, ne kadar hızlı otomobil sürdüğünü, gecenin ikisinde evde olmak yerine ne yaptıklarını tam olarak öğrenebilecekler.

Hayatımda bir kez sözünü ettiğim 1 bölü 25 ölçekli haritalardan birini görmüştüm. Ama artık bir aracın ya da kişinin tam koordinatları dahil, detayda bilgi veren arazi haritalarına İnternet'ten ulaşılabildiğine göre, bunların hiçbir gizliliği kalmıyor, aksine antika durumuna düşüyorlar.

Bu gizli haritalar, yoldaki çamurun tankların geçişine ya da ağaç sıklığının bir ordunun ilerlemesine elverişli olup olmadığı gibi sıradan insanların bilmesi gerekmeyen bilgiler içeriyor elbette. Ancak bu haritaların sivil şekilleri üretilebilir. Cumhuriyet'in 75. yılının kutlandığı şu sıralarda askeri makamlar Türk insanına bir armağan olarak sıradan insanların ülkelerinin gerçekten neye benzediğini anlamalarını sağlayacak bu haritalardan yararlanmasını mümkün kılabilirler.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr