PAZARTESİ 21 EYLÜL 1998
Aşk, dünyanın en güzel şeyi.. Meşru olmaması bu gerçeği değiştirmez ama onu koruyan gizlilik kaybolduğu zaman felâket doğurabilir.
Başkan Clinton'ın Monica ile yaşadığı aşk, dünyanın tek süper ülkesini bir başkanlık krizinin uçurumuna götürüyor.
Temsilciler Meclisi, 450 sayfalık seks skandalı raporundan sonra Clinton'un büyük jüriye verdiği ifadenin kasetlerini de kamuoyunun bilgisine sunmaya karar verdi.
Kasetler ve rapor ekleri bugün açıklanıyor.
Bunları sızdıran gazetelerin dün verdikleri haberler, kasetlerin Clinton'u eskisinden de yaralayıcı bir utanca sürükleyecek görüntüler içerdiğini bildiriyor.
Televizyonlar bu sabahtan itibaren kaseti yayınlamaya başlayarak Başkan Clinton'a öldürücü darbeyi indirecekler.
Yemin altında yalan ifade verdiği kanıtlanan Başkan, beşeri zaaflarla malül sıradan bir adam konumuna inecek..
Çünkü Başkan video kasette büyük jürinin affını dilerken acınacak durumlara düşüyor ve savcılara "Bu konuyu gündemin ilk sorunu haline getirerek üzerimdeki baskıyı arttırdınız, hafızamı kaybeder hale geldim" diye bağırıyor.
Amerikalılar ekonomik bakımdan mutlu.. Suç oranı azalmış, işsizlik düşmüştür. Buna rağmen Başkan'ın istifa etmesini isteyenlerin sayısı hızla yükseliyor. Oran bir hafta içinde yüzde 39'dan yüzde 46'ya tırmandı.
Bu sabahtan itibaren televizyonlarda yalan söyleyen bir zavallı ile yüz yüze gelecek olan halkın, vahşi Batı filmlerinde gördüğümüz linç sahnelerini siyasi anlamda gerçekleştirmesini artık bekleyebiliriz.
Hukuk, ahlâk, aile ve siyasi liderlik gibi değerlerin başkandan bile üstün olduğu bu kültür hükmünü icra edecektir.
Clinton, ABD Başkanı'nın taşıması gereken değerleri kaybetmiş biri olarak artık Beyaz Saray'da oturamaz..
Direnişi sadece kendine değil Amerika'ya ve hatta Tibet'teki insana kadar bütün dünyaya zarar verecektir.
Borsa dramı..
Kumarhaneler Kralı Topal'ın imam nikâhlı eşi gece yarısı kurşunlandı..
Olayın borsa krizi nedeniyle meydana gelen büyük para kaybıyla ilgili olduğu bildiriliyor.
Topal'a ait borsa şirketi, imam nikâhlı eşine kalmıştı. Silâhlı saldırıyı, Kayserispor'a ait 35 milyar lirayı bu şirkete yatıran kişinin derhal geri alma talebinin karşılanmaması nedeniyle gerçekleştirdiği tahmin ediliyor.
Silâhlı zorbalık hak aramanın yolu değildir.
Ama unutulmasın ki Türkiye'de bugün yüz binlerce tasarruf sahibi, kendilerini bir kaç ayda yarı yarıya fakirleştiren krizin müsebbiplerine beddua okuyor.
Bu tepkiler de iktidar partilerine seçimde, siyasi anlamda kurşun etkisi yapacaktır.
Çünkü bu kriz daha çok, tasarruflarını borsa yoluyla ekonominin hizmetine vermiş olan orta halli vatandaşları vurmuştur.
Bu yıkımı, vergi reformunun "sermaye düşmanlığı"nda çizmeyi aşan ölçüsüzlüğü yaratmıştır.
Hükümet bugün yanlışını düzeltecek..
Dileriz hata yaparken gösterdiği cüreti hatadan dönerken de tekrarlar. Çünkü...
Eksik tedbir daha büyük yıkımdır!