ÇARŞAMBA 09 EYLÜL 1998
Üç parmak kalınlığında ve tam 218 sayfalık, bir müfettiş raporu var masamızda.. Tarihi, 29.05.1998..
Altındaki imzalar, Fikret Yöndem, Sadi Özdemir, Hasan Yılmaz ve Sezai Sancay'a isimli müfettişlere ait..
Önümüzdeki günlerde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nda "TPAO" yaşanan Kazakistan kepazeliğinin belgelendiği bu raporu sizlere aktaracağız..
1994 yılından bu yana, devletin 300 milyon dolarının nasıl buharlaştığını belgelerle önünüze koyacağız..
Ama bugün size, Türkiye'nin en köklü kurumlarından biri olan TPAO'nun itibarının nasıl düşürüldüğünden bir başka örnek vereceğiz..
Yıl 1994. TPAO, Sismik Telemetri Sistemi alacaktır.. Açılan ihaleye Input/Output isimli Amerikan şirketi de katılır. Şirket seminerler düzenler, TPAO'un elemanlarını Amerika'ya götürüp sistem hakkında yerinde bilgi verir.. Amerikan şirketinin Türkiye temsilcisi de Horizon isimli, merkezi Ankara'daz olan bir şirkettir.
İhale sonuçlarının açıklanmasına kısa süre kalan Amerikan firmasının yetkililerinden George Shields, Horizon şirketini arar ve bakın ne söyler:
"TPAO üst düzeyinden bir yetkili bizi aradı. Türkiye temsilciliğinin kendi önerdiği firmaya verilmesi koşulu ile, açılacak ihalenin bizim şirketle bağlanacağına dair yüzde yüz güvence verdi. Firmamızın çıkarlarını gözetmemiz gerektiğinden bizim temsilcimiz olarak devam edemeyeceksiniz..."
Horizon şirketi bunun üzerine harekete geçer.. Amerika'daki merkezden, hangi üst düzey TPAO yetkilisinin telefon ettiğini ve o TPAO yetkilisinin ihale vermek karşılığı temsilciliğini şart koştuğu firmanın Kuğu firması olduğunu ve sahibi İbrahim Kocabaş'ın da, Amerikan firmasına şartlı ihale garantisi veren TPAO'daki üst düzey yöneticinin arkadaşı olduğunu saptar.
Sonra ne yapar?
Sonra, Horizon'un Genel Müdürü Erdal Dirican imzası ile TPAO Genel Müdürlüğü'ne bir yazı yollar ve bütün bunları anlatır.. Mektup 14849 sayı ile evraka girer..
Erdal direcan bunları anlatır da ne olur?
Genel Müdür mektubu müfettişlere vermesi gerekirken, kalkar, "özel inceleme" diye birşey uydurur ve sonuçta tabii ki, hiçbir şey çıkmaz..
Bir zamanlar Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olan TPAO'nun itibarının ne hale getirildiğini gösteren, sadece bir örnek bu..
Daha neler var neler...
Bu Kuğu isimli şirket birden Kazakistan'da da önümüze çıkar.. Ama dedik ya, Kazakistan'ı, buradaki kepazeliği ayrı bir yazıda, önümüzdeki günlerde sizlere anlatacağız..
Boris Yetsin'in manevra alanı iyice daraldı.. Rusya lideri, sadece kendisinin değil, hem ülkesi, hem de bölgenin geleceğini çok büyük oranda etkileyecek kararlar almanın arifesinde..
İşi oldukça zor..
Parlamento bu kez Yeltsin'i kıstırmış görünüyor..
1993'ün rövanşını alacak gibiler..
Yeltsin, şimdiye kadar parlamentoyu erken seçimle tehdit edip, istediklerini yaptırıyordu..
Ama artık Parlamento, bu tehdide de karşı, tavrını koruyor..
Hatta, daha da ileri gidip, Yeltsin'in Anayasal yetkisine rağmen, parlamentoyu feshetmesine engel olacağını söylüyor.
Bunun içinde gerekirse, halkı ve askerleri sokağa dökeceğini açıklıyor..
Köprüler atılıyor, gemiler yakılıyor ve "0 saati" diyebileceğimiz zaman dilimi hızla yaklaşıyor..
Rusya'yı dikkatle izlemeye devam edelim..