kapat

PAZARTESİ 17 AĞUSTOS 1998

Sedat Sertoğlu (e-posta:ssertoglu@sabah.com.tr )

Devletin itibarı

Dışişleri'nin unutulmaz bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil, bir gün şöyle demişti:

"Devletin itibarından tasarruf olmaz..."

Türk devletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya üzerindeki itibarını Dışişleri Bakanlığı korumaktadır.. Ama gelin görün ki, tasarruf diye diye, devletin itibarının koruyucusu, aynası olan bu bakanlığımızı ne hale getirdik..

Tasarruf şampiyonu milletvekillerinin altlarında, Dışişleri Bakanlığı'nın arabaları var. Tepe tepe kullanıyorlar.. Hazretler hem bu araçlarla dolaşıyorlar, hem de Meclis'te "Aman ha tasarruf yapalım" diye konuşup el kaldırıyorlar.. Bu zihniyeti anlamamız mümkün değildir..

Kaldı ki bence yapılacak en kökten tasarruf, Dışişleri Bakanlığı'nın tümden kapatmakla olur..

Latife bir yana, Dışişleri Bakanlığı'nın genel bütçe içindeki payı ne kadar dersiniz? Sıkı durun:

Binde 4'ün biraz üzeri..

Bunun her tarafını tasarruf etseniz ne yazar?

Biz böyle bir hayret ülkeyiz işte..

Türkiye'nin yurt dışındaki aynası olan büyükelçilik binalarının büyük çoğunluğu dökülüyor..

Kenya ve Tanzanya'da patlayan bombalar, teröre şehit verdiğimiz diplomatlarımızı hatırlattı bana.. Türk büyükelçileri tabii ki zırhlı araçla dolaşacak.. Tasarruf yapacağım diye zırhlı araçlara son verir ve yine elçilerimiz öldürülürse, bunun hesabını kim verecek?

Devletin itibarı yanında, güvenliğinden de tasarruf olur mu?

Böyle bir zihniyetin yanlışlığı açık değil mi?

Dışişleri Bakanlığı mensuplarının harcamalarından tasarruf ederseniz, bunun zararını Türkiye Cumhuriyeti çekmez mi?

Ankara'daki TEK binasının mülkiyeti sonunda Dışişleri Bakanlığı'na verildi.. Verildi de ne oldu derseniz, koskoca bir hiç.,

Çünkü TEK'çiler binadan çıkmıyor. Gerekçeleri de, "Biz buradan çıkarsak, Türkiye'nin enerjisi felç olur" diyorlar..

Mazerete bakın..

Yani Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı veya Maliye Bakanlığı taşındığı zaman Türkiye'ye bir şey mi oluyor?

Ülke mi felç oluyor? Yoksa topraklarımız mı işgale uğruyor?

Türkiye'nin dışarda tanıtımını yapmakla da yükümlü olan Dışişleri Bakanlığı'na, örneğin Köy İşleri Bakanlığı'na uyguladığınız tasarruf tedbirlerini aynen uygularsanız, sonuçta Ankara bundan zararlı çıkacaktır..

Rusya üzerine

Rusya'da yaşanmakta olan olayların nereye kadar gideceği, her başkentte olduğu gibi Ankara'da da tartışılıyor..

Kimileri işin "askeri bir darbeye kadar gidebileceği" düşüncesinde..

Moskova'nın giderek ülkenin diğer köşeleri üzerindeki hakimiyetini kaybedebileceğini, böylece yeni devletlerin ortaya çıkacağını söyleyenler de var..

Yeltsin sonrası çok büyük bir ihtimalle "sertlik yanlısı bir liderin" ülkenin başına geçmesi bekleniyor..

Böyle bir durumda neler olur?

Ankara'da geniş bir perspektifte işte bunlar da değerlendiriliyor.. Senaryolar hazırlanıyor..

Ankara'nın tartıştığı bir başka konu da, petrol devleri BP ile Amoco'nun birleşmesinin, ki çoğunluk yüzde 60 hisse ile BP'nin, Türkiye'nin Kafkaslar ve Orta Asya'ya yönelik enerji politikasını nasıl etkileyeceği?

BP'nin patronu John Browne'un, Bilderberg toplantısı ardından Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e yazdığı mektup çok umut verici idi.. BP bir süredir bu konuda çok aktif.. Bakalım sonuçta neler olacak?

Ankara, tatil günlerine rağmen çok ama çok hareketli..

Gündemde bir de Nazi Altınları meselesi var.. Bu konudaki gelişmeleri bir başka yazımızda sizlere duyurmaya çalışacağız.. İlginç gelişmeler var..


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr