PAZARTESİ 17 AĞUSTOS 1998
Kitabın yayınevi yok, demek ki doğrudan matbaaya verilip yayınlatılmış. Bende Aralık 1981'deki ikinci baskı var. Yazarı Zeki Kuneralp, başlığı Sadece Diplomat olan bu kitap önemli bir hatırat. Umarım birileri yeniden basar.
Geçen hafta Zeki Kuneralp'in vefatını öğrenince, sevgili dostum Sedat Ergin'in verdiği kitabı yeniden aldım elime.
Bu değerli büyükelçi, hatıratını Ermeni teröristler tarafından Madrid'de öldürülen eşine ithaf etmiş. "Necla'ya" diyor ithafında, "ki hayatımda başarı ne sayılırsa benden ziyade onundur..."
Kuneralp'in ölüm haberine bazı Avrupa gazeteleri geniş yer ayırdı. Bizde konuya ilk değinen, Cumhuriyet'te yazan emekli büyükelçi İsmail Soysal oldu. Biz gazeteci taifesi, neden sonra uyandık. Uyanır uyanmaz da Kuneralp'in İngiliz casusu olmakla suçlanıp linç edilen babası gazeteci ve muharrir Ali Kemal'e taktık. Hatıratından öğrendiğimize göre oğul Zeki Kuneralp'in Ali Kemal olayının üzerinden 20 yıl bile geçmeden Hariciye sınavını kazanması tereddüt yaratmış bakanlıkta. Mesele Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün devreye girip "Ne var bunda, niçin girmesin?" demesiyle hallolmuş. Bana kalırsa bu tavır bir yandan İnönü'nün büyük devlet adamlığını gösteriyor, diğer yandan da onun Ali Kemal olayını Anadolu İhtilali'nin koşullarında değerlendirdiği.
Hep düşünürüm İnönü'nün neden hatırat yazmadığını. Kim bilir devletin bekası bakımından açıklanmasında yarar görmediği pek çok şey vardı...
Kuneralp hatıratı 1940 ile 1980 arası Türk diplomasi tarihine içerden bakan ama tarafsız bir bakış. "Milletlerarası ihtilaflarda bir tarafın tamamen haklı, diğer tarafın tamamen haksız olması enderdir" diye yazmış Kuneralp altını kırmızı kalemle çizdiğim paragrafta. Harp hali hariç, yabancı memleketleri dost ile düşman olarak iki sınıfa ayırmayı hiçbir zaman doğru bulmadığını da eklemiş: "Milletlerarası münasebetlerde, dostluk veya düşmanlık değil, menfaat birliği veya menfaat ayrımı mevzuubahistir..." Okurken çok basit gibi gelen bu cümlenin anlamını bırakın toplumu, kamuoyu önderlerinin bile kavradığı kuşkulu.
Kuneralp'e uzaktan uzağa hayran olduğumu belki sezdiniz. Onun gibi adamlar kalmadı ki... Madrid'de verdiği bir konferansta söylediği, hatıratının da son cümlesi olan şu satırlarla elveda ona: "No es facil ser Turco... Evet kolay değildir Türk olmak, ama olmanın imtiyazı da o nisbette büyük değil mi?"