kapat

PAZARTESİ 17 AĞUSTOS 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Çifte seçim kumar

Günlük itiş kakışın dedikodusunu yapmak, geleceği planlamaktan daha eğlenceli ve daha heyecan vericidir.

Ama yazı eğlenerek geçiren ve karıncaları horlayan Ağustos böceklerinin kış bastırdığında ölümcül bir pişmanlığa mahkum oldukları da bir gerçek..

Siyasetin bugünkü tartışma konularına baktığım zaman Ağustos böceklerinin faydasız pişmanlığını düşünüp ürperiyorum. 2000'li yılların üstümüze kötü bir kış gibi çökeceğinden korkuyorum.

Geçmişe dönük hesaplaşma isteği bu düzende asla tatmin edilemeyecek, sürekli hayal kırıklığı üretecektir. Zemin bataklık.. Ya çamurun kurutulmak veya çamurda yol alacak bir araç kullanmak lazım..

Çamuru kurutamaya sistem izin vermiyor. Seçimler parlamentoyu ve iktidarları değiştirse de gelen gideni aratıyor. Çünkü iktidarlar, siyasi düşünce ortaklıkları ekseninde değil çıkar ortaklıkları temelinde kuruluyor.

Bu düzen içinde kaç seçim yapılırsa yapılsın DYP ANAP'la, DSP de CHP ile aynı hükümette bir araya gelmeyecek, Refah, Fazilet gibi partiler, laik ve demokratik cumhuriyet ülküsünü hırs ve hınçlarına feda etmiş gafil liderler sayesinde Türkiye'nin çağdaşlaşma gayretlerini frenleyecektir.

Kırk katır-Kırk satır

Değişim çabası, akıntıya karşı yüzmektir. İlerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz. Türkiye içine düştüğü temsil ve yönetim krizine çare bulamazsa gerileyecek, toplumdaki ayrışma ya kavga getirecek veya askeri müdahale zemini yaratacaktır.

Türkiye'nin aydınları, siyasetçileri, sivil toplum örgütleri enerjilerini bu soruna çözüm aramak için kullanmalı.

Yerel ve genel seçimlerin Nisan 1999'da birlikte yapılmasına karar verildi. Kimse temsil krizini nasıl çözeceğiz diye düşünmüyor. Bu yol bizi, gecekondularda yoğunlaşmış köy kültürünün kentlerdeki yerel iktidarları ele geçirmesi haksızlığına yeniden götürecek.

Genel seçim sandığından da şimdiden belli ki ya ANA-Sol veya Refahyol'un yeni versiyonu çıkacak. Onlar da ne yapacak, bugünden belli:

Ya ülkeyi 28 Şubat noktasına veya erken seçimden medet umma şartlarına bir kaç ayda tekrar getirecek.

Al birini vur birine

DYP ile Fazilet "Demokrasi İttifakı" yaftası altında kredi arıyor.

Milletten aldığı şartlı oylara, devleti Refah'a teslim ederek ihanet eden Çiller'e kim inanır? Refah tecrübesine rağmen laik cumhuriyetçilere karşı cephe kurduğunu saklamaktan çekinmeyen Fazilet kimi kandırabilir?

ANA-Sol da eline geçirdiği büyük şansı kullanamadı. Çıkardığı eğitim ve vergi reformlarının kredisini, belediyelerdeki yolsuzluklar ve özelleştirme ihalelerindeki yolsuzluk şüpheleri ile yedi bitirdi.

Yapılacak seçimin aradığımız iktidarı çıkarmayacağı bugünden belli.

Bu durumda yapılması gereken de belli:

1. Belediye seçimlerini ilkbaharda iki turlu yapmak ve siyasi dağınıklığı halka çözdürmek;

2. Bu uygulamadan alınacak derslerden yararlanarak genel seçimleri sonbaharda yapmak..

Çünkü iki turlu belediye başkanı seçimlerinde halk, merkez sağ ve merkez soldaki partileri hangi adreste toplamak istediğini gösterecektir. Değişimin önündeki en büyük engel belki kendiliğinden kalkacaktır.

Parti liderlerinin iki seçimi bir arada yapma inadı, rejim üstüne kumardır. Kumar oynayacaklarsa kendi ceplerinden oynasınlar. Çünkü..

Onlar kaybederse millet kazanacak!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr