kapat

SALI 11 AĞUSTOS 1998

Çok iyiyim, teşekkürler

Seren Karadayı, İsmail Hakkı Karadayı'nın 35 yıllık eşi. Amerika'da geçirdiği ameliyattan sonra kanser olmadığı ortaya çıkan Seren Hanım, "Eski sağlığıma kavuştum sayılır, kimse üzülmesin" diyor.

LEYLA UMAR

Eşi, İsmail Hakkı Karadayı olmasaydı, Seren Karadayı yakın çevresi ve öğrencilerinin çok sevdiği bir Almanca öğretmeniydi. Tevazuu, doğallığı ve herkese saygısıyla tanınan Seren Karadayı'nın 18 Temmuz'da Cleveland Hastanesi'nde geçirdiği divertikulit ameliyatının sonucunun kötü olmadığını biliyordum. Çünkü kendisi geçen yıl buluşacağımız toplantıyı iptal etmek zorunluluğunu şöyle açıklamıştı:

"Bağırsaklarım o kadar ızdırap veriyor ki, söz verip hiçbir yere gidemiyorum. 15 yıldan beri bağırsaklarımda oluşan 'cep'ler nihayet peritonit olma noktasına geldi. Kısa bir süre önce Ukrayna'da feci bir sancıyla geçirdiğim kriz hastalığımın ciddiyetinin göstergesiydi. Serum ve ilaçlarla geçiştirdik. Ancak eşimin son Amerika gezisinde katıldığım, madalya merasimi dahil, bütün toplantılarda yiyeceklerime dikkat edemeyince daha kötü bir kriz geçirdim. Cleveland Hastanesi'nde testlerimi yaptıktan birkaç saat sonra derhal ameliyata aldılar. İki saat süren bu ameliyatta 40 santim bağırsak kesip almışlar. Ameliyatımı yapan doktor beni ilk ziyaretinde 'Bakın' dedi, 'Ameliyata başlarken kanser olmadığınızı anladık. Ancak patalojiden kat'i raporları almadıkça size hiçbir şey söyleyemezdik. Eğer gelen raporlarda kanser tanısı olsaydı ilk önce size açıklamak zorundaydık. Biz de sonuçtan memnun olarak yurda döndük. Ancak hastalığımla ilgili haberlerde 'kanser' sözünü okuyunca nasıl olsa yakınlarımız gerçeği biliyor diyerek düzeltmeyi düşünmedik. Ama son günlerde birçok arkadaşımız ağlayarak bize koşunca bu açıklamayı yapmaya mecbur kaldım; kanser değilim, üzülmesinler. Bütün dostlarımızın bu yakın ilgisine sizin aracılığınızla çok teşekkür ediyorum."

Artık perhiz yok

Seren Karadayı yıllardan beri sürdürdüğü perhize tamamen olmasa bile yavaş yavaş veda edeceği için seviniyor: "Öyle bir hale geldim ki davetlerde ağzıma attığım ufak bir lokmadan sonra çektiğim sancı o lokmada azıcık karabiberin olduğunun kanıtıydı. Belki bir süre sonra yıllardan beri ağzıma koyamadığım patlıcan kızartmasını bile yiyebileceğim."

Seren Karadayı Bodrum Yalıkavak'taki evlerine gelecek yıl taşınabileceklerini, şimdilik sadece eşyaları orada depoladıklarını söylüyor ve "Eşim beni güneyde, deniz kenarında bir otele götürüyor. Ameliyat sancılarım tamamen bitince sıhhatime kavuşacağım" diyor.

Kıvrıkoğlu'na övgü

Seren Karadayı sivil yaşama mutlulukla başlıyor. "Emin olun" diyor, "Eşimin yerine gelecek olan Kıvrıkoğlu Paşa, Karadayı Paşa'yı hiçbir zaman aratmayacak. Eşi de kendisi de çok sevdiğimiz dostlarımızdır."

Seren Karadayı "Eşinizin dünkü Sabah'taki açıklamasında 'irtica' tehlikesine karşı Kıvrıkoğlu'nun tutumunun dozu ne olacak?" soruma çok kısa ama çok inandırıcı şu yanıtı verdi:

"Kim gelirse gelsin, hele Kıvrıkoğlu Paşa'nın irticaya asla taviz vermeyeceğini bizim gibi herkes biliyor. Müsterih olun."


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr