CUMA 17 TEMMUZ 1998

12 Eylül harekatının beş "Paşa"sından biri olan Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Sedat Celasun dün yaşamını yitirdi. Celasun, Ankara'da toprağa verilecek.
12 Eylül 1980 askeri harekatını gerçekleştiren Komuta Konseyi'nde yer alan ve daha sonra Milli Güvenlik Konseyi üyeliği yapan, 12 Eylül'ün güçlü adamı Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Sedat Celasun, tatilini geçirdiği Çanakkale'de, kalp krizi sonucu öldü.
83 yaşında hayata veda eden Celasun, 12 Eylül'de Kenan Evren başkanlığında oluşturulan ve Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer'den oluşan Milli Güvenlik Konseyi'nin önemli ismiydi.
Celasun'un ölümü, 12 Eylül yönetiminin ilk kaybı oldu.
Çanakkale'ye 15 kilometre uzaklıktaki Jandarma Kampı'nda, saat 09.20 sıralarında kalp krizi geçiren Celasun, kaldırıldığı Askeri Hastane'de, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Hastane morguna kaldırılan Celasun'un cenazesi Ankara'ya getirildi. Celasun için Ankara'da devlet töreni düzenleneceği ve Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine kurulan Devlet Mezarlığı'nda toprağa verileceği bildirildi.
12 Eylül 1980..
Bu ülkede, o günleri yaşayan hemen hemen herkesin hayat çizgisinde bir dönüm noktası oldu 12 Eylül 1980..
O gün yayınlanan ve "Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine el koymuştur" diye oldukça net ve kısa bir biçimde kaleme alınan bildiride, ilk imza, Genelkurmay Başkanı Evren'e, son imza da Sedat Celasun'a aitti..
Jandarma Genel Komutanı olarak Celasun da, Ordu adına diğer dört Generalle birlikte imzayı basmıştı o gün..
Ve yıllar geçtikçe daha pek çok imza atacaktı diğer paşalarla birlikte..
Siyasi partilerin kapatılmasından, başta parti liderleri, pekçok siyasetçinin Zincirbozan ve Hamzakoy'da "göz hapsine konmasına", toplam 49 kişinin idamından, genel yasaklamalara ve hatta demokratik hak ve özgürlüklerin hemen hemen her alanda kısıtlanması kararına kadar..
Milli Güvenlik Kurulu'nun da, Milli Güvenlik Konseyi'nin de, Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin de "kudretli" beş üyesinden hep biriydi Sedat Celasun..
Genelkurkmay Başkanı Kenan Evren'e Cumhurbaşkanlığı yolu açılınca diğer Paşa'lar gibi Ordu'dan emekli oldu ancak yedi yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyeliği yaptı...
Celasun, bu olağanüstü dönemler boyunca, onlarca mitinge, pek çok açılışa, pek çok basın toplantısına katıldı. Evren ve diğer paşalarla birlikte ve hep fotoğrafın sağında, Evren'in solunda oldu...
MGK üyesiyken de, Cumhurbaşkanı Koseyi üyesiyken de, emekli olduktan sonra da tek kelime etmedi 10 yıllık döneme ilişkin...
12 Eylül sabahından, tüm görevlerden emekli olduğu 10 yılın sonuna kadar konuşan ve anılarını yazan tek kişi Evren oldu.
Celasun da, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya gibi ülkenin yönetimine el koymalarından bu yana 18 yıl geçmesine rağmen sessizliği seçti.
12 Eylül sabahında sadece, Kenan Evren'in sesi duyulmuştu radyodan Hasan Mutlucan ve askeri marşların arasında... Bir tek Evren'in sesini tanımıştı Türkiye...
Ve Sedat Celasun öldüğünde yine sadece Evren açıklama yaptı:
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Sedat Celasun ile "büyük bir uyum ve anlayış içinde çalıştıklarını, hiçbir konuda ters düşmediklerini" söyledi. Evren, 12 Eylül askeri harekatını gerçekleştiren komuta kademesinde yer alan, Milli Güvenlik Konseyi üyeliği yapan Celasun'un ölümü konusunda şunları söyledi:
"Sedat Celasun Paşa'nın vefat ettiğini öğrenince, çok üzüldüm tabi. Önce Nurettin Paşa'yla konuştum. Çok eskiden beri tanıdığım bir arkadaşımdı. Sedat Celasun'u binbaşılık görevinden beri tanırdım. Aldığı bütün görevlerde başarılı olmuş, çalışkan, dürüst, iyiliksever bir arkadaşımızdı."
Evren, Celasun ile özellikle 12 Eylül döneminde büyük uyum ve anlayış içinde çalıştıklarını belirterek, şöyle konuştu:
"Celasun Paşa, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne büyük hizmetler yapmış değerli bir subayımızdı. 12 Eylül dönemi öncesinde ve Milli Güvenlik Konseyi'nde iken hiçbir zaman ters düştüğümüz bir konu olmamıştı. Büyük bir uyum ve anlayış içerisinde çalışırdık. Orgeneral Celasun'un başta ailesine, yakınlarına ve Türk halkına başsağlığı diliyorum."