kapat

CUMA 10 TEMMUZ 1998

Şırınganın ucundaki ölüm

Ölüm, bir şırınganın ucundan damarlarına yayıldı sinsice. Nuray Hemşire ve Hülya Hemşire, defalarca şifa dağıtmışlardı o şırıngalarla. Ve gariptir. Ölmek için şifa dağıttıkları o minik aleti seçmişlerdi...

MEHMET ÖZIŞIK

MUZAFFER TEZEL (SHA)

Nuray Hemşire 3 yıl önce öldü. Sıcak bir Ağustos gecesi sigortacı kocası Hüseyin Gül eve geldiğinde eşinin yani Nuray Hemşire'nin cansız bedeniyle karşılaştı.

Nuray Gül kolunda saplı bir şırıngayla öylece yatıyordu. Daha ilk bakışta anladı. Nuray ölmüştü. Paniğe kapıldı. Hemen ağabeyi Kamil Gül'ü aradı. Ağabeyi sakin olmasını hiçbir şeye dokunmamasını istedi ondan. Sonra polisi aradı ve kardeşinin ev adresini verdi.

Kamil Gül'ün ihbarıyla olay yerine gelen polis için artık yapılacak bir şey kalmamıştı. Savcılığa haber verildi tahkikat başlatıldı. İlk belirlemelere göre genç kadının "Rhinoperd" isimli bir ilacı koluna enjekte ederek "intihar ettiği" resmi kayıtlara geçti.

'Çocuğumuz olmuyordu'

Hüseyin Gül acıyla yoğrulmuş gözyaşları döktü gece boyunca. Geceyi karakolda ifade vermekle geçirdi. Hep aynı şeyi anlatıyordu:

"Çocuğumuz olmuyordu. Nuray bunu hep kendine dert ediyordu. Ben ise karımı çok seviyordum. Çocuk hasreti yüzünden intihar etti."

Gül'ün gözyaşları herkesi etkilemişti. Polisler, komşuları hep onu teselli etmeye çalışıyordu. Bir tek Nuray'ın ailesi inanmıyordu bu acılı tabloya. Gözyaşlarının timsah gözyaşları olduğunu iddia ettiler. Nuray'ın kocası tarafından öldürüldüğünü genç kadının sürekli Hüseyin tarafından dövüldüğünü söylediler.

İki ayrı rapor

Ailenin iddialarını ihbar kabul eden Kartal Cumhuriyet Savcısı genç kadının cesedini Adli Tıp Morgu'na göndererek ikinci bir inceleme yapılmasını talep etti. Adli tıptan gelen rapor şaşırtıcıydı. Cesette herhangi bir darp izine rastlanılmamıştı ancak vücudunda ilk belirlenen Rhinoperd isimli ilacın değil, yalnızca Orta Amerika'da bulunan ve çok kuvvetli bir zehir olduğu bilinen "Carnegine" adlı ilacın kalıntıları bulunmuştu.

Suçlu kocası mı?

Yeni bilgilerin ışığında Nuray Gül'ün ailesi, damatlarının kızlarını öldürdüğünü iddia ederek suç duyurusunda bulununca, Hüseyin Gül tutuklanarak cezaevine girdi.

9 ay cezaevinde kalan genç adam son duruşmada verdiği, "Ben karımı çok seviyordum. Adli tıp raporundan da anlaşılacağı gibi vücudunda darp izi yok. Canlı bir insanın koluna zehir zerk etmek için onu biraz hırpalamak gerekir. Böyle bir şey olmadığı ortada. Suçsuz yere yatıyorum" şeklindeki ifadesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Damatları Hüseyin Gül'ün serbest kalması üzerine çılgına dönen Gül Hemşire'nin ailesi, "Kızımızın öldürüldüğüne dair raporlarımız ve şahitlerimiz var. Komşuları Nuray'ın kocasından sürekli dayak yediğini anlatıyorlar. İş yerindeki arkadaşları da, Nuray'ın olaydan bir hafta önce gözü morarmış olarak hastaneye geldiğini söylüyorlar. Ayrıca Şişli'de görev yapan Jinekolog Doktor Necati Tolon'un, 'Nuray Gül'ün çocuk doğurmaması için hiçbir neden yoktur' şeklinde raporu var. İşi gücü olan, hayat dolu genç biri neden intihar etsin" diye feryat ediyor.

Adalet şimdi zor bir yol ayrımında. Bu olaya son noktayı koyacak olan karar için çok az bir süre geldi. Bu karar sonucu ya Nuray Hemşire'nin eşi yeniden hapise girecek ya da bir ay önce kavuştuğu özgürlüğüne sıkı sıkıya tutunacak.

Tutkusu ölüme sürükledi

İzmir Bozyaka SSK Hastanesi Anestezi Bölümü hemşiresi Hülya Çekimli ise 27 yaşındaydı. Bekardı. İzmir Gaziemir Emlak Bankası Blokları 664 Sokak Numara 11 Daire 2'de yalnız yaşıyordu.

O gün işe gitmemişti. Hiç yaşmadığı bir şeydi bu. Kimseyi de aramamıştı. Arkadaşları merak etti. Evine telefon ettiler. Telefona cevap veren olmamıştı. Olacak şey değildi. Mutlaka bir şey olmuştu.

Vakit geçirmeden eve geldiler. Balkon kapısını kırıp içeri girdiler.

Eve ilk giren Genel Cerrahi Hizmetlisi Cengiz Özerinç Hemşire Hülya Çekimli'yi yerde cansız yatarken buldu. Kolunda bir şırınga saplıydı. Hemen kapıyı açtı diğer arkadaşlarını içeri aldı. Hülya dediğini yapmıştı. "Yaşanmaya değer bulmadığı" yaşamına son vermişti.

Sonra, Hülya Çekimli'nin narkozda kullanılan ve kan dolaşımını yavaşlatan "Noncirium" ve "Hipnonitad" adlı ilaçları karıştırarak koluna enjekte ettiği belirlendi.

Kısa bir araştırma olayı tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Hülya Hemşire bir alkol bağımlısıydı. Dört yıldan bu yana Ege Üniversitesi Psikiyatri Servisi'nde alkol tedavisi görüyordu. Başa çıkamamıştı bu tutkusuyla. Bıraktığı mektupta ailesinden özür diliyordu: "Anneciğim ve babacığım sizlere layık bir evlat olamadım. Kooperatifteki parayı alın. Beni hayata bağlayacak bir şey bulamadım. Beni affedin."


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr