kapat

PAZARTESİ 06 TEMMUZ 1998

Her şeylerini kaybettiler

Ali Cevat Yılmaz 1992 yılında Çağlayan'da teröristlerin bir kahveyi taraması sonucu şehit düşmüştü. Geride, Demet, Tümer ve Cihan adında üç çocuk ve bütün sorunlara göğüs geren acılı bir eş bırakarak...

Nurten ERTUL (SHA)

Ali Cevat Yılmaz, polis memuruydu. Bir sabah evden çıktı. Dört arkadaşıyla birlikte hain bir pusuya kurban gitti. Oyun oynamak için gittiği kahvede vurularak öldürüldü. Diğer arkadaşları gibi. Bir daha eve dönmedi. Geride, yaşında bir eş ve üç çocuk bıraktı.

Eşi Gülfer Yılmaz'a ait olan Tarabya Ferahevler Arabayolu Sokak'taki arsaya vatandaşların ve Şehit Polis Ailelerine Yardım Derneği'nin katkılarıyla üç katlı bina yapıldı. Gülfer Yılmaz, kocasının ölümünün ardından vatandaşların ve Emniyet Teşkilatı'nın yardımlarıyla yapılan üç katlı binasının bir katında otururken diğer katlarını da kiraya verip üç çocuğuyla yaşam mücadelesini sürdürmeye başladı.

Psikolojik tedavi

Gülfer Yılmaz bu arada çocuklarıyla birlikte psikolojik tedavi de görüyordu. Kocasının ölümünü kabullenemeyen ve 16 yaşında evlendiği, evinin ve hayatının direği olarak gördüğü kocasının ardından yapayalnız kalan Gülfer Yılmaz, şimdi de Tarabya Ferahevler'deki lüks evinden atılıyor.

Gözyaşı, kan ve acıyla yaptığı evinden çıkarken evini ve kocasının bütün eşyalarını ateşe verip kendisini de kocasından kalan beylik tabancasıyla vurmaya hazırlanan Gülfer Yılmaz cinnet nedenini şöyle anlatıyor:

Kızını evlendirdi

"İki yıl önce 21 yaşındaki kızım Demet, Celal Akkoyun isimli bir kadın kuaförüyle evlendi. Şu an Kıbrıs'ta asker olan oğlum Tümer'in karşı çıkmasına rağmen kızım bu evliliği yaptı. Ben rahatsız olduğum için babaları da olmadığı için çocuklarımın üzülüp acı çekmelerini istemedim. Bu nedenle kızımın düğününü istemesem de yaptım. Kızkardeşinin evliliğine karşı çıkan oğlumu da askere gönderdim. Bir yıl öncede damadım Celal Akkoyun, Bahçelievler'de faizle para veren Nuri ve Atilla Ata isimli kardeşlerden 2 milyar lira borç para aldı. Bana da Ata kardeşleri bankadan kredi aldım diye tanıtarak evimin tapusunu teminat olarak göstermemi istedi. Ben de tapuyu onlara teminat olarak verdim. Gösterdikleri her şeyi imzaladım. Fakat ben damadımın parayı bankadan aldığını düşünüyordum. O nedenle tapumu teminat verdim. Bir de damadımın o parayla iş kuracağını ve parayı kısa sürede ödeyeceğine beni inandırdılar. Fakat parayı ödemedi. Evim için tahliye kararı çıkartıldı. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bütün kapılar yüzüme kapandı. Evimi yakıp sonra da kendimi öldüreceğim."

Tefeci faizi

Bir yıl önce alınan 2 milyar liralık borcun tefeci faiziyle 13 milyar liraya çıktığını söyleyen Gülfer Yılmaz, "Ata kardeşlere parayı ödeyeceğimizi söyledik. Onlar bu teklifimizi kabul etmediler. 'Biz evi istiyoruz' dediler. Şu an benim hayatımı bitiren damadım ortalıktan yok oldu. Derdimi kimselere anlatamıyorum. İki oğlumun hakkı olan evi gidip tefecilere kaptırdım. Ben de bu hatamı canımla ödeyeceğim" diyor.

Gülfer Yılmaz başındaki derdi askerde olan oğlu Tümer ile 18 yaşındaki oğlu Cihan'dan sakladığını belirterek, "Oğullarımın kendilerine, damadıma ve kızkardeşlerine zarar vermelerini istemediğim için bugüne kadar bu olayı sakladım. Kimselere bir şey söyleyemedim. Fakat damadım ile ailesi parayı ödeyecekleri konusunda garantiler verdiler. Bu nedenle sessiz kaldım. Şimdi yine bana Sarıyer halkı sahip çıktı. Tefecilere evimin karşılığı olarak 13 milyar lira borcu ödemeyi taahüt ediyorlar. Fakat anlaşmaya yine yanaşmıyorlar" diye konuşuyor.

İcraya veriliyor

Şehit polisin evini tahliye ettiren Ata kardeşlerin avukatı Mustafa Çakar ise, "Evi tahliye ettireceğiz. Bize Gülfer Hanım damadının aldığı borca karşılık evini teminat olarak gösterdi. Damadının aldığı 2 milyar lira borcu ödememesi sonucu tapuya el koyduk. Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gülfer Yılmaz'ın evi tahliye etmesi için tahliye davasıda açtık. Fakat tahliye duruşmalarının hiçbirisine Gülfer Hanım katılmadı. Biz de icra kanalıyla evi boşaltacağız" dedi. Nuri Yüksel Ata ise 13 milyar liraya Tarabya'da üç katlı binayı satın aldığını ve 4 aydır evini boşaltamadığını belirterek, "Ben evimi istiyorum. Resmi kayıtlara göre bina bana ait. Gülfer Yılmaz işgal ediyor" diyor.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr