kapat

PAZAR 21 HAZİRAN 1998

Yüreği kocamandı

Yıllarca okudu, Amerika'da Harvard'da master yaptı. Amacı vardı; Türkiye ve kendisini daha iyiye taşıyabilmek. Yaşama bilenmişti. Askerliği biter bitmez bir bir planlarını uygulamaya koyacaktı.. Pusu kurdu hainler.. Olmadı, olamadı..

MEHMET SERBES-TEMEL EREN-NAZAN ERDEM (SHA)

Hakkari Şemdinli'de 4 askeri ve 3 köy korucusu ile kahpe bir pusuya kurban giden Harvard'lı Umut Asteğmen dün tarifsiz acılar arasında toprağa verildi.

Yufkalı Köyü'nde teröristlerin uzun namlulu silahlarla açtığı ateş sonucu şehit olan Adanalı asteğmen Umut Kahya'nın cenaze töreninde gözyaşları sel oldu aktı. En çok Sultan'ın, Umut'un "Sultan"ının çığlıkları acıttı yürekleri. Genç adamla evlenmeye hazırlanan, tüm bir yaşamı onunla planlayan Sultan, umutsuz yakarışlarıyla çevresindekilerden yardım dilendi tören boyunca.

Nasıl dayanabilirdi böyle bir acıya. Nasıl unutabilirdi onu. Nasıl gömebilirdi "Umut"unu, sevdiğini kara toprağa?

Amerika'dan döndü

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü'nden iyi derece ile mezun olup ekonomi masterini dünyanın sayılı üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alan Amerika'nın Harvard Üniversitesi'nde yapan Umut Kahya, masterini tamamladıktan sonra memleketine, evine dönmüştü.

Ailesi, arkadaşları herkes çok sevinçliydi. Annesi Güray Polat, kendisine gerçek bir baba kadar yakın olan üvey babası Doktor Kayhan Oğuz Polat, yakınları, akrabaları Umut'un dönüşünün mutluluğunu yaşıyordu. Gururluydular. Genç adamın başarısı göğüslerini kabartıyordu.

Tüm olanaklarını Umut'un önüne sermeye hazırdılar. "Ne istiyorsun" dediler. "Büro mu açalım, şirket mi kuralım?" Bir yandan da Umut'un başarısına tanık olan eş dosttan da iş teklifi yağıyordu. Hepsini elinin tersiyle itti Umut, "Önce askerliğimi yapayım. İşi sonra düşünürüz" dedi.

Hemen işlemlere başladı. Askerlik kararını aldırdı. Geçen yıl Ekim ayında İstanbul Tuzla Piyade Okulu'nda başladığı askerlik eğitimini İzmir Foça'daki Komando Okulu'nda tamamladı.

Görev yeri Hakkari

Çakı gibi bir subay olmuştu. Kurada görev yeri olarak Hakkari'yi çekti. Biliyordu. Bölge tehlikeliydi. Her gün şehit haberleri geliyordu. Ancak o hiç endişelenmedi, ha Hakkari ha İstanbul dedi arkadaşlarına. Ailesine gönderdiği resimlerde gözlerinin içi gülüyordu. Vatan görevini yerine getirmenin büyük coşkusunu duyuyordu yüreğinde.

Komando Asteğmen Umut Kahya 6 ay önce görev başı yapmıştı Hakkari'de. O geceye kadar vurulup ölmeyi aklına bile getirmedi. Korkusuzdu. Emrindeki asker ve korucularla birlikte karakolun çevresinde devriye geziyorlardı. Birden uzun namlulu silahlardan çıkan mermilerin çapraz ateşiyle gündüz gibi aydınlandı ortalık. Karakolun çevresi cehenneme dönmüştü. Dört askeri ve üç korucu ile birlikte şehit düştü Asteğmen Umut Kahya.

Acı haber geldi

Acı haber tez ulaşmıştı ailesine. Annesi oğlunun ölüm haberi ile yıkıldı. Olayı duyup Kahya Ailesi'nin yaşadığı eve gelenler kapıdan içeri girer girmez o büyük acıyı yüreklerinin derinliklerinde hissettiler.

Şehit Asteğmenin cenazesi dün askeri bir uçakla Van'dan Adana Havaalanı'na getirildi. Burada düzenlenen askeri törenle uçaktan cenazesi alınan Asteğmen Umut Kahya'nın naaşı, askeri bir araca konularak hastaneye götürüldü.

Havaalanı Umut Kahya'nın sevenleri ile doluydu. Annesi, babası ve "Sultan"ı en öndeydi.

Sultan sevdiğiydi Umut'un. Gelecek için birlikte planlar kurduğu insandı. Eskişehir'de aynı üniversitenin değişik fakültelerinde okurken tanışmışlardı. Umut iktisatta, Sultan eczacılıkta okuyordu.

Umut okulu tamamladıktan masterini yapmak üzere Amerika'ya gittiğinde Sultan'da baba ocağına dönmüş, Mersin'de eczane açmıştı. Bedenleri ayrıydı ama yürekleri hep beraber atıyordu. Amerika'da, Hakkari'de, Mersin'de atan bir çift yürekti hep. Kendi aralarında sözlenmişlerdi de. Umut askerliğini bitirdiğinde aileler biraraya gelecek ve gençlerin mutluluğuna ortak olacaklardı.

Tüm planlar, kurulan düşler avuçtan boşalan sular gibi kayıp gitti toprağa.. Umut, şehit düştü.

Jandarma Asteğmen Ahmet Umut Kahya, Jandarma Çavuş Ahmet Poyraz, Jandarma Erler Erbilek Kartal, Ali Yeren ile Şakir Berber'in cenazeleri Hakkari'de düzenlenen törenden sonra dün askeri bir uçakla Van Havaalanı'na getirildi.

Umut'un naaşı askeri uçağın kargosundan çıktığında Sultan'ın acıyla yoğrulmuş yüreğinden kopup gelen çığlığı inletti alanı. Sakinleştirmek, teselli etmek mümkün değildi. Genç kız, "Canımın bir parçası" dediği Umut'unu yitirmişti. Sultan artık Umut'suzdu..

Van Havaalanı'nda düzenlenen törenden sonra, Şehit Asteğmen'in cenazesi Adana'ya, Çavuş Ahmet Poyraz Bartın'a, Erbilek Kartal Ankara'ya, Ali Yeren Kahramanmaraş'a ve Şakir Berber'in cenazesi, askeri uçakla Zonguldak'a getirildi. Şehitler, memleketlerinde düzenlenen cenaze törenlerinden sonra gözyaşları, yakarışlar, teröre yöneltilen lanetler arasında toprağa verildi.


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr