PAZAR 31 MAYIS 1998

Şemdin Sakık, 113 sivilin öldürülmesi, 125 askeri şehit edilmesi dahil, 191 eylemden sorumlu tutuluyor.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcılığı'nca, PKK'nın sözde komutanlarından Şemdin Sakık ve kardeşi Arif Sakık ile ilgili hazırlanan 34 sayfalık iddianamede, örgütün amacı, Avrupa ülkeleriyle bağlantıları, gelir kaynakları ayrıntılarıyla yer alıyor.
İddianamede, 113 sivil vatandaşın öldürülmesi, 15'i subay 125 askerin şehit edilmesi eylemlerine katıldığı bildirilen Sakık, toplam 191 eylemden sorumlu tutuldu.
İddianamenin "eylemler" bölümünde, Şemdin Sakık'ın bizzat katıldığı eylemler ile talimat verip yönettiği eylemler, ayrı ayrı anlatılarak, en büyük eylemin 24 Mart 1993'te Elazığ-Bingöl karayolunun kesilerek durdurulan otobüslerde 33 erin şehit edilip, 3'ü öğretmen 6 vatandaşın öldürülmesi olduğu belirtildi.
Sakık'ın, gerçekleştirildiği tarihlerde büyük üzüntü yaratan ve tepki toplayan eylemlerine de yer verilerek, bunlar arasında, Bingöl'ün Solhan ilçesi kamu lojmanlarına saldırarak, Kaymakam, Cumhuriyet Savcısı, Orman Bölge Şefi ile korumaların öldürülmesi, Elazığ Ferrokrom Tesisleri'nin basılarak 9 mühendis ile memurun öldürülmesi, Siirt Şirvan Belediye Başkanı ile oğlunun öldürülmesi eylemleri de bulunduğu kaydedildi.
İddianamede, ayrıca, Sakık'ın 29 Temmuz 1989'da Siirt'in Eruh İlçesi Gülburnu köyünde bir eve saldırı düzenleyip, aralarında 2 günlük beşikteki bir bebeğin de olduğu 5 vatandaşın katledilmesi suçunu işlediğine de yer verildi. Sanığın bizzat katıldığı veya yönettiği eylemler arasında yol kesme, adam kaçırıp işkence yapma, öldürme, rayların sökülerek trenlerin nehirlere uçmasına neden olma, okul ve diğer kamu binaları ile iş makinelerini yakma, su deposu, Jandarma karakolu, polis karakolu basma, köprü havaya uçurma gibi eylemlere de katıldığı belirtildi. İlk kanlı eylemini kendi köyünde yapan Şemdin Sakık'ın örgüte zorla sokmak için kaçırdığı kız sayısı ise belirsiz.
Savcılık iddianamesinde, Şemdin Sakık ve Arif Sakık için, Türk Ceza Kanunu'nun idam öngören 125. maddesinin, ayrı ayrı uygulanması da talep edildi.
Türk Ceza Kanunu'nun, "Devletin Şahsiyetine Karşı Cürümler" başlığında yer alan 125. maddesi şöyle: "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin hakimiyeti altına koymaya veya devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmaya veya devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf bir fiil işleyen kimse ölüm cezası ile cezalandırılır."
İddianamede, Arif Sakık'ın 11 Haziran 1992'de Tatvan-Ankara seferini yapan Van Gölü Ekspresi'ne saldırı düzenlenerek bir kişinin öldürülmesi, 9 kişinin yaralanması eyleminden sonra, operasyonlar sonucu 14 Temmuz 1994'te tutuklandığı anlatıldı.
Arif Sakık'ın yakalanıncaya kadar "Dozvan" kod adını kullandığı belirtilen iddianamede, sanığın ağabeyi Şemdin ile birlikte 13 Mart 1998'de Zaho'dan Selahattin kentine giderken yakalanarak, Türkiye'ye getirildiği bildirildi. İddianamede, sanık hakkında TCK'nın 125. maddesi gereğince idam cezası istendi.