CUMARTESİ 30 MAYIS 1998

"Yeşil'le 1991'de Tunceli'de kahvede tanıştık. En son 1.5 ay önce Ankara Etimesgut'ta görüştük. Birdal'a saldırı talimatını verdi."
SAYGI ÖZTÜRK
Ankara- İHD Başkanı Akın Birdal'a suikast girişiminin kilit ismi Uzman Çavuş Cengiz Ersever'in, Ankara DGM'deki ifadesini SABAH ele geçirdi. Ersever ifadesinde, "Birdal'ı, İran ajanlarıyla ilişkili olduğu ve PKK'ya destek verdiği için öldürmek istedik. Bu konudaki bilgileri ve öldürme talimatını da Yeşil'den aldım" dedi.
Elazığ doğumlu Ersever, 1990'da Uzman Çavuş olarak Tunceli Hozat'ta göreve başladığını, Tunceli merkez ve Hakkari'de 1995'e kadar çalıştığını, daha sonra tayininin İstanbul'a çıktığını belirtti. Ağabeyinin de üsteğmen olarak görev yaptığını anlatan Ersever, "Yeşil"le tanışmalarını şöyle anlattı:
"1991'de Tunceli'de görev yaparken Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ı tanıdım. Daha önce bir kahvede görmüştüm. Resmi giysiliydim. Çay ikram etti. Nereli olduğumu sordu. Elazığlı olduğumu söyledim. Elazığlılar'ı sevdiğini anlattı. 6-7 ay sonra bir uzman çavuşun şehit edilmesinin ardından taziye sırasında tekrar Elazığ'da karşılaştık. Senelik izinde bulunuyordum. Beni lokantaya götürdü. Birlikte yemek yedik, sohbet ettik. PKK'yla ilgili birkaç soru sordu. Amacı sanırım fikrimi öğrenmekti. Sonra birkaç kez telefonla da aradı. Samimiyetimiz ilerledikten sonra ailece görüşmelerde bulunduk. Ancak bana telefon numarası bırakmadı."
1995'te İstanbul İl Jandarma Komutanlığı emrine atandığını kaydeden Cengiz Ersever, Yeşil ile Maslak'ta bir kafeteryada görüştüğünü, daha sonra Yeşil'in kendisini işyerinden de aradığını ifade etti ve bundan sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:
"Görüşmelerimizden biri de 1996 yazında oldu. Beni telefonla arayarak yanıma Semih isminde bir arkadaşı göndereceğini, onunla ilgilenmemi istedi. Bir ay sonra Semih Tufan Güraltay'la Maslak'ta pastanede buluştuk. Semih, Yeşil'i sevdiğini, onun vatansever olduğunu söyledi. İlişkimiz gelişti. 7-8 ay önce PKK'ya karşı fikirlerimi anlattım. Bu konuda bana her türlü imkanı sağlayacağını söyledi."
Yeşil ve Semih'le görüşmesinde Fırat kod adını kullandığını belirten Cengiz Ersever, itirafçı Mustafa Deniz ile JİTEM'ci Binbaşı Cem Ersever'in sevgilisini, Yeşil'le birlikte öldürdükleri suçlamasını kabul etmedi. Cem Ersever'de 1991'de Tunceli'de tanıştıklarını, ona sempati duyduğunu belirten Cengiz Ersever, "Kimler tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum" dedi.
Yeşil'le en son 1.5 ay önce Ankara Etimesgut civarında, İstanbul yolundaki bir benzincide görüştüklerini belirten Cengiz Ersever, Akın Birdal'a suikastin de bu görüşmede göndeme geldiğini şöyle açıkladı:
"Yeşil, Birdal'ın 3-4 yıldan beri, bir bayanla ilişkide olduğunu, bu bayanın İran asıllı Suzan adlı yengesi vasıtasıyla İran gizli servisi ile ilişkiye girdiğini, ona kuryelik yaptığını, böylece PKK'ya kolaylık sağlandığını söyledi. Yeşil, 'Birdal'ın cezalandırılması gerekiyor. Bu eylemi yapabilir misin?' diye sordu. Ben de yapabileceğimi söyledim."
Bu görüşmeden 10-15 gün sonra Büyükçekmece'deki Dürüm Et Lokantası'nda Semih Tufan Güraltay ile buluşup konuyu açtığını ifade eden Cengiz Ersever, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Semih de bu olaya sıcak baktı. Eylem için her türlü imkanını kullanacağını söyledi. Hatta Kartal Başıbüyük'teki çiftliğine polisin baskın yaptığını ancak orada bulunan 4 Kaleşnikof silahı bulamadığını söyledi. Ben de Semih'e gerek örgüt, gerekse eylem hakkında bilgi vermeye başladığım dönemden sonra, kesinlikle mafya türü eylemlere katılmaması talimatı verdim."
Cengiz Ersever, Semih Tufan'ın bulduğu Bahri Eken, Kerem Deretarla, Cengiz, İsmail, İrfan, Hasan ve isimlerini hatırlayamadığı 10-15 kişiyi Birdal eylemine hazırlayabilmek için psikolojik eğitim verdiğini, eğitimlere ordudan atılma, Yıldıray Atılgan'ın da katıldığını belirtti.
Ersever, suikast için Kerem Deretarla ve Bahri Eken'in ayarlandığını, silahları Semih Tufan'ın temin etmesine, tetikçilerin olaydan sonra polisi arayarak eylemi Türk İntikam Tugayı (TİT) adına üstlenmesine karar verildiğini söyledi.
Eylem için gün belirlenmediğini kaydeden Cengiz Erser, Birdal'ın saldırıya uğramasından 3-4 saat sonra Semih Tufan'ın kendisini arayıp "İş tamam" dediğini, sonra da telefonu kapattığını açıkladı.
Eylemden sonra "Çocuğum hasta" deyip bir gün izin aldığını belirten Ersever şöyle konuştu: "Eylemden 3-4 gün sonra Bahri Eken ve Kerem Deretarla bana geldi. Silahların Ankara'da kaldığını öğrendiğimde onları getirmeleri için Bahri ile konuştum. Çünkü silahları, Sarıgazi'deki HADEP Binası'na yapılacak eylemde kullanmayı düşünüyordu. Bu eylemi 3 kişini gerçekleşmesini planlamıştım. Eylemi Kerem, Bahri ve Semih'in yanında çalışan Cengiz gerçekleştirecekti. Binadakileri öldürüp jandarmaya teslim olacaklardı."
İstanbul'a tayin olduğunda mafyanın rant paylaşımı yaptığını gördüğünü ve bunu memleket için hayırlı işlere kanalize etmeyi düşündüğünü söyleyen Cengiz Ersever, "Mafya gruplarını Yeşil'in talimatları doğrultusunda uzun süre tahlil ettim. Kendime yakın olarak gördüğüm kişilerle beraber, bu düşüncelerimi hayata geçirmeyi planladım" dedi.
Bir firmanın yönetim kurulu başkanı olan Emin Değer'den 1.5 milyon dolar para istenmesi olayı konusunda da Cengiz Ersever şunları anlattı:
"Etlik'te PTT'de çalışan Yeşil'in kardeşi Bahattin Yıldırım aracılığıyla Emin Değer'i tanıdım. Beraber ziyaretine gittik. Yeşil adına gelen 2 kişinin kendisinden para istediğini söyleyince, bu olayı hemen polise intikal ettirmesini söyledim. Bu görüşmede Yeşil'i kastederek, 'Abi nasıl?' diye sorunca, ben de onunla görüşmediğimi beyan ettim. Aradan 2-3 gün geçtikten sonra beni tekrar telefonla arayarak 'Bedirhan'ı tanıyor musun?' diye sordu. Ben de 'Evet tanıyorum, niye soruyorsun?' dediğimde gelen iki şahsın Bedirhan'ın göndermiş olabileceğini duydum dedi. Ben de kendisine 'Sen gelen şahıslarla muhatap olma. Ben Bedirhan'la görüşür konuyu aktarırım' dedim ve Bursa'da bulunan Bedirhan'ı cep telefonundan arayıp konuyu kendisine aktarıp bu olaydan vazgeçmelerini istedim. Daha sonra Emin Değer beni aramayınca ben arayıp, rahatınıza bakın sıkıntınız olunca beni arayın dedim."
Cengiz Ersever, ifadesinde Yeşil'in Amasya yakınında 1993 Eylülü'nde trafik kazası geçirdiğini belirtti ve bu olayı şöyle anlattı: "Tunceli Karşılar Jandarma Karakolu'nda görevliydim. Kazadan 10 gün sonra Elazığ'da oturan eşimi telefonla aradığımda, bana Emi, yani Yeşil'in bir trafik kazası geçirdiğini ve evinde yattığını bana anlattı. Hafta sonu izin alıp Elazığ'a gittim. Yeşil evindeydi. Kendisine geçmiş olsun dedim. Ev çok kalabalık olduğu için yarım saat kaldıktan sonra ayrıldım. Birkaç ay geçtikten sonra görüştüğümüzde 'Kefeni yırttık' dedi."
Semih Tufan Güraltay'ın Yeşil'i önceden tanıdığını sandığını belirten Cengiz Ersever ifadesini şu sözlerle tamamladı: "Yeşil'den aldığım talimat gereği Birdal'a yapılan silahlı eylem öncesi ve sonrası gelişen olayları, bu organizasyon içerisinde TİT isimli örgüt içinde yer alan kişiler hakkında bildiklerimi samimi bir şekilde anlattım. Gerek kurduğum örgüt gerekse bu örgüt adına yaptırdığım ve yaptırmayı düşündüğüm eylemlerden pişmanlık duymuyorum. İfademe ekleyecek başka bir husus yoktur."