kapat

CUMA 29 MAYIS 1998

Selahattin Duman (e-posta:sduman@sabah.com.tr )

Hem benim tansiyonum var..

Nokta okurlarý lütfedip bu yýl "mizah" dalýnda beni "Doruktakiler"e seçmiþler.. Hem sevindim hem de yadýrgadým.. Zaten sürekli doruklarda gezen bir adamým.. Her yýl bir ödül verip, gereksiz bürokrasi çýkarýyorlar..

Haftalýk NOKTA Dergisi'nin her yýl tekrarladýðý bir yarýþmasý var.. "Doruktakiler" diye.. Her yýl oturup çeþitli alanlarda baþarýlý isimler tesbit ediyorlar..

Her dalda beþ isim, olmak üzere.. Böylece ortaya kocaman bir liste çýkýyor..

O listeyi haftalarca derginin bir tarafýnda yayýnlayýp, okurlardan seçim yapmasýný istiyorlar.. Ýsimlerin yayýnlandýðý sayfada bir de cevap formu gibi birþey bastýklarýndan, okur için de zorluk olmuyor..

O formdaki sýralamaya isimleri yazýp, postalýyorlar..

Yýlýn TV'cisi.. Ali Kýrca; Yýlýn Gazetecisi.. Emin Çölaþan; Yýlýn Sinemacýsý Þener Þen; Yýlýn tiyatrocusu.. Yýlmaz Erdoðan; Yýlýn Darbukacýsý.. Balýk Ayhan, diye..

***

Söylemesi ayýp bu yýl da beni "Mizah" dalýnda aday göstermiþler.. Levent Kýrca, Beyaz, Yasemin Yalçýn ve Cem Yýlmaz da diðer adaylarý..

Beni sorarsanýz; beden saðlýðýmý "halý sahalara" zihinsel saðlýðýmý da "Þamdan Dergisi"ne emanet ettiðimden, bu olan bitenlerden haberim yok..

Ne zaman ki derginin faksý elime geçti, Nokta okurlarýnýn beni seçtiðini o zaman öðrendim..

Törene bekliyoruz..

Faks notuna törenin yapýlacaðý yeri de yazýp "Bekliyoruz" demiþler ama o gün benim halý sahada maçým var..

Hele futbolcu Baliç'e 12 milyon dolar verdiler ya! Rakamý duyduðumdan beri fikrim daðýldý.. Halý saha iþlerine daha bir kuvvet verdim..

"Allahtan umut kesilmez.. Eninde sonunda bana da para verecek bir sersem çýkar" deyip, top tepikliyorum..

Nokta Dergisi'nin "Doruktakiler" töreni ile benim halý saha maçým üst üste gelince, kararsýzlýktan "piþti" olduk.. Bir tercih yapmamýz icap etti.. Ýstikbalimizi düþündüðümüzden, elimize zembili alýp halý sahanýn yolunu tuttuk..

Gecenin bir vakti Paper Moon'da Þener Þen ile karþýlaþtým.. Yanýnda TRT Genel Müdürü Yücel Yener ile prodüktörüm Mustafa Oðuz da var..

Prodüktörüm, diyorum.. Çünkü birlikte bir kaset hazýrlýyoruz.. Ben popüler þarkýlarý seslendireceðim.. Mustafa da bunlarý "Doðal hayat efekti" diye National Geographic'e pazarlayacak..

Artýk isteyen "Ayýlarýn çiftleþme döneminde çýkardýðý ses" niyetine, isteyen "Bunalým geçiren bir aslan sesi" niyetine kullanýr..

Her neyse.. Þener beni görünce "Neredesin yahu! Ödül töreninde seni de anons ettiler, yoktun.." diye çýkýþtý.

Ben "futbol maçýndan" daha makžl bir gerekçe icad etmek üzere; içimdeki yalancýnýn gýrtlaðýna basýp, bazý anlaþýlmasý zor boðuk sesler çýkarýyordum ki;

- "Canýný sýkma.. Ben senin yerine güzel bir mazeret buldum.. Durumu idare ettik.." deyip içimi rahatlattý..

Rahatlamasýna rahatladým ama Yücel Bey ile ilk kez karþýlaþtýðýmdan utanýp "Ne söyledin? Nasýl söyledin?" diye sýkboðaz etmedim.. Meraktan da ölüyorum. Bir ara Mustafa Oðuz'a kaþ göz ettim.. Anladý. Kulaðýma fýsýldadý.. Ýsmim anons edildiðinde Þener oturduðu yerden baðýrmýþ:

- Maçý var!

Tören de çok havalý geçmiþ.. Cumhurbaþkaný da oradaymýþ.. Ödül alacaklar bile içeri zor girmiþ.. Þener'in ifadesine göre:

"Ödüllleri Nokta vermiþ ama töreni TIME dergisine göre yapmýþlar.."

***

Doðrusunu söyleyeyim.. Nokta Dergisi okurlarýnýn layýk gördüðü ödül yeterince egomu okþadý.. Çok hoþuma gitti.. Ama ödül törenlerinden nefret ederim..

Birileri çýkar, senin için güzel laflar eder.. Dinlerken ezildikçe ezilmek bir yana bir de kuþkuya düþersin..

- Acaba anlattýðý ben miyim, diye..

Dünya durdukça baþýmýzda durasý Genel Yayýn Müdürümüz Zafer Mutlu'nun baþýna geldi de oradan biliyorum..

Maden Ýþ Sendikasý bir tarihte Zafer Mutlu'ya tutup "Yýlýn madencisi" mealine gelen bir ödül verdi.. Ödül dedimse devasa birþey.. Elinde madenci feneri tutan bir emekçi heykeli..

Kiloyla satsan para

Valla yalan olmasýn o bronz heykel "Küçük Ýbo" boyunda vardý..

Heykeli eritsen, metalinden atmýþ yetmiþ adet Oscar heykelciði çýkar.. Veya eritip tel gibi çektir.. Evin varsa inþaatýnda kullanýp, kaçak kat çýk.. Öylesine görkemli bir heykeldi..

Altýndaki ahþap kaideye de bir plaket iliþtirip "Madenciliðe yaptýðýnýz katkýlardan dolayý" diye ödülün gerekçesini yazmýþlar..

Heykel Zafer Mutlu'nun odasýnda durduðundan gelen misafirler gözlerini ondan alamazdý.. Tabii bu arada "Madenciliðe ne gibi bir katkýda bulunduðunu" da ayýp olmasýn, diye yüzüne karþý soramazlardý..

Ben iþin aslýný araþtýrýp, öðrendim..

Zonguldak Kömür Ýþletmeleri, bir tarihte bir grup gazeteciyi ocaklara götürmüþ.. Maksat ocaklarda dolaþtýrýp, "Bakýn, ne güzel çalýþma þartlarý hazýrladýk.." diye övünmek..

Gazeteciler de etkilenip "Evet.. Ýþletmenin bir kusuru yok.. Çalýþma þartlarý mükemmel.. Ancak iþçiler zam koparmak için kendilerini bilerek tehlikeye atýyorlar" diye yazacaklar..

Ýþte o medya heyetinin içinde, o zamanlar çiçeði burnunda bir muhabir olan Zafer Bey de varmýþ..

Allah selamet versin, kendisi Adalý Halil Pehlivan'dan bir karýþ daha uzun, otuz okka daha aðýrdýr.. Yürüdüðü zaman, bastýðý yer "kaynanasý ile tartýþtýktan sonra baygýnlýk geçirme numarasý yapan yeni gelin" gibi titrer.. Ýþletmenin memurlarý bunu görünce "Amanýn.." çekmiþler..

- Biz bunu ocaða indirirsek yandýk, mazallah kolonlardan birine omuzu çarpsa koca daðý üzerimize çökertir ki gazetecileri de geri çýkaramayýz, demiþler..

Araya ricacýlar girmiþ..

Zafer Mutlu'yu aþaðýya inmeme konusunda ikna edip; çoðu gazeteci, bir sürü insanýn hayatýný kurtarmýþlar..

Ýþte "madenciliðe yaptýðý hizmetin" aslý bu.. Verilen devasa heykel ödülü de hayatta kalmanýn sevincini anlatýyor..

Bu yazýdan dolayý fýrça yemezsek yarýn bu konuya devam edebilirim..


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. (Her hakký saklýdýr)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr