ÇARŞAMBA 27 MAYIS 1998
Körfez Savaşı öncesinde Amerikalıların Suudi Arabistan'da kurduğu "Savaş Harekat Merkezi"ne gelen yüzlerce koliden bilgisiyarlar çıktığını görünce şaşırmıştık...
O günlerde giderek gerilen Körfez'in en stratejik yerinde gelişmeleri izliyorduk...
Gelen bilgisayarlar, Harekat Merkezi'nden uydular ve dijital bağlantılarla Körfez'deki savaş gemilerine yönlendiriliyordu...
O güne kadar alışılmış savaş hazırlıklarının dışında neredeyse bir "bilgisayar merkezi" oluşturulmuştu....
Ve savaş bittikten sonra anlamıştık ki, Amerika bu bilgisayarlar aracılığıyla Irak hava sistemini felç etmiş, hedefleri de yine bu bilgisayarlarla vurmuştu...
Aslında bu olay bilgisayar başında oynanan savaş oyunlarından farklı değildi...
Evet, dün Genelkurmay Başkanlığı'nın üç gün sürecek olan basın turunun ilk durağında ABD'nin Körfez Savaşı'ndaki bu "dijital zaferi"ni hatırlıyoruz...
Düşünsenize, bir komutan aynı anda ve çok kısa sürede hem havadan, hem karadan ve belki de denizden yapılan çok değişik nitelikte ve her yöndeki saldırıya karşı anında karar verecek, uçaksa uçak, gemiyse gemi, piyadeyse piyade, zırhlıysa zırhlı kuvvetlerini hareketlendirecek...
İşte aynı anda bu kadar çok değişkenli bir olaya karşı süratle karar verebilmenin ölçüsü bilgisayarlarda belirleniyor...
Şimdi yine anlıyoruz ki, Türk Silahlı Kuvvetleri Körfez Savaşı'ndaki "dijital zafer"den esinlenerek bir "üçüncü boyut hazırlığı" oluşturmuş...
Dün Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak'ın davetiyle gittiğimiz Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'nda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin vizyonel yapısını dinliyoruz...
En küçük rütbelisinden, en büyüğüne kadar komutanların tümü konularına hakim...
Artık önümüzdeki yüzyılın bir enformasyon ve çabuk karar verme yüzyılı olacağına karar verilmiş...
Dijital bir yüzyıl...
Bunun için Korgeneral Altay Tokat brifingin son cümlelerini şöyle özetliyor:
- Önemli olan görünen ufkun ötesini de görebilmek...
"Görünen ufkun ötesi" Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2020 ve sonrasına yönelik yaptığı stratejik hedef planı...
Bu amaçla Balgat'ta bir Eğitim ve Doktrin Komutanlığı oluşturulmuş...
Burada bütün birliklere muharebe teknikleri ve tasarımları konusunda stratejik hedefler, alternatif savaş senaryoları ve teknikleri hazırlanıyor...
Örneğin, geleceğe ait muharebe sahası tasarlanıyor...
İşte böyle bir atmosferde Türkiye'nin milli siyaset stratejisi tüm kuruluşlardan alınan bilgilerle tek elde oluşturuluyor...
Nitekim bir komutan şöyle diyor:
- Artık savaş yalnızca silahla değil... Ekonomik ambargosundan, siyasi baskıya kadar uzanan bir süreçtir bu...
Bu sürecin "dijital savaş" aşamasında ise artık internet, on-line hatları ve bilgisayar bağlantılarıyla bir yeni "çevrim" oluşturulmuş...
Örneğin, "21. Yüzyıl Dersanesi"nde verdikleri bir eğitimle geleceğin subayları, komutanları bilgisayar üzerinden stratejik savaş oyunları oynayıp, başta ABD olmak üzere dünyanın değişik yerlerindeki savaş strateji merkezleriyle bağlantıya geçip, İsrail'in yeni geliştirdiği simülasyonları görüp bir dershanede ders yapabiliyorlar...
Eğitim ve Doktrin Komutanlığı bununla da kalmıyor...
Çok daha önemli bir fonksiyonu da var...
O da Türkiye'nin milli hedef ve stratejisiyle, milli siyaset belgesinin oluşturulması ya da bir elde toplanıp değerlendirilmesi...
Tabii bu milli siyaset belgesi üzerine sorulan sorular var...
Bu konuya daha sonra değineceğim...
Üç günlük gezinin ilk durağıyla ilgili ilk izlenimler böyle...
İlk durak için son söz olarak şöyle diyebilirim:
- TSK, Türkiye'nin milli stratejik hedefleri bağlamında geleceğine yönelik vizyonel arayışları neredeyse üçüncü boyutta araştırmaya başlamış.