kapat

ÇARŞAMBA 27 MAYIS 1998

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Hesap sorun!

Atalarımız "bir musibet, bin nasihata bedel" demişler.. Ama bu söz, ne yazık ki bizim için pek geçerli olamıyor.

Çünkü biz geçmişten hiç bir konuda ders almıyoruz. O yüzden de Türkiye'de tarih durmadan tekrar yaşanıyor.

Bir Ziraat Fakültesi'nde deneysel yeteneği yüksek bir profesörün dersini anlatmışlardı:

Hoca bir masaya 20 derecelik bir eğim verip üstüne bir halı sermiş.. Masanın eğimli tarafına beş-altı iskemle koyup öğrencileri oturtmuş.. Sonra yukardan bir kova suyu boşaltmış.. Öğrenciler, su aşağıya ininceye kadar çekilip ıslanmaktan kurtulmuşlar..

Halıyı kaldırmış, çocukları tekrar yerlerine oturtmuş, ikinci kez doldurduğu kovayı yeniden boca etmiş. Hepsi bellerinden aşağıya sırıl sıklam olmuş..

"İşte" demiş "Ormanı, bitki örtüsü bozulmamış bir doğa ile, tahrip edilmiş bir doğanın farkı budur.."

Ben askerliğimi 1960'lı yıllarda Kandıra'da yaptım. Batı Karadeniz'in o yöresi, dünyanın en güzel ormanları ile kaplıydı.

Nöbetçi olduğum geceler yoldan kaçak kesilen ağaçlarla dolu kamyonlar vızır vızır geçer, onları öfke ve elemle izlerdim. Orman muhafaza memurları her kamyondan 5 lira rüşvet alarak bu katliama izin verirdi.

Sele giden paralar

Son sel, işte o 5 liralık ihanetlerin bedelidir!

Bu bölge 1 milyar doları aşkın zarar gördü. Doğaya sahip çıkamayan devletin ihmalini yine günahsız halk ödüyor.

Maliye Bakanı Temizel dün "Bir katrilyon liram olsa Güneydoğu'nun tüm ekonomik ve sosyal sorunlarını çözerim" dedi..

Vatanın sancılı bir bölgesini kazanmak için aradığımız parayı şimdi cahilliğin ve hırsızlığın açtığı yaraları örtmek için savuracağız..

Deniz Baykal'ın ziyareti sayesinde öğrendik:

Köyleriyle birlikte 30 bin kişiyi perişan eden Saltukova felâketine yanlış yapılan iki kamu yatırımı sebep oldu.. Küçük menfezler bırakılan bir demiryolu köprüsü ve dolgu üzerine yapılan bir çevre yolu kavşağı..

Yanlış projelendirme burada bir "baraj gölü" oluşturdu. Sonra komandolardan yardım istenerek yüz milyarlara yapılan köprü başarı ile (!) havaya uçuruldu.

Bartın da öyle.. Bartın Çayı delta ile denize akıyor. Ama delta yapılaşma yüzünden daraltılmış ve doğal su akışının yolu kesilmiş..

"El Nino yüzünden" diyenlere inanmayın..

Sebep "El Cahiliye"dir.. Ve cehaletin eşliğindeki sorumsuzluk ve yağmacılıktır..

Sorumlular ödesin

Saltukova'da trilyonlar harcanarak yapılan havaalanı bugün sular altında..

Kim seçti bu yeri?. Hangi hatırlı adamı zengin etmek için alındı bu arazi?

Devlet adamlarımız bölgeyi ziyaret etti, yüzlerindeki sahte elem ifadeleriyle yaşlı kadınları kucakladı ve fotoğraf çektirdi.

Onlara "daha iyisini yaparız" dediler..

Kimin parası ile yaptıracaklar?

Orada oy avcılığı için felâket sömürü yapacak yerde suçluları arayıp bulsunlar, bu felaketin asıl sebebi olan ihmallerin ve hırsızlıkların sorumlularına hesap sorsunlar.

Zararı da onlara ödetsinler..

Ama yapamazlar.

Çünkü bir çoğuna kendileri de ortak!


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr