ÇARŞAMBA 27 MAYIS 1998

Kırklareli'de birlikte nöbet tuttuğu arkadaşları Mükerrem Vural ve Bayram Ali Kazan'ı şehit ettikten sonra tarladan dönen Safiye Palabıyık, Nilgün Palabıyık ve Zeynep Yalgı'yı yaralayıp, 21 yaşındaki Nilüfer Palabıyık'ı da rehin alan er Yıldız'ın bulunması için yoğun operasyonlar düzenleniyor. Önlemler Bulgaristan sınırında yoğunlaştırılırken bölgeye keskin nişancılar istendi. Firari er Yılmaz'ın son olarak Şükrüpaşa köyü yakınlarında görüldüğü de iddia edildi.
Kırklareli Valisi Kemal Önal, Yıldız'ın yakalanması için bölgede operasyonların sürdüğünü belirterek, "Yıldız'ın yakalanması için, bölgede kara ve havadan sürdürülen operasyonlar devam ediyor. Olayın meydana geldiği bölgenin Bulgaristan sınırına yakın olması nedeniyle, firarinin karşı ülkeye kaçma ihtimali olabilir. Bu nedenle Bulgar makamlarına da bilgi verdik" dedi.
Olayda ağır yaralanan Zeynep Yalgı, Kırklareli Devlet Hastanesi'nden, Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Baba Müzekker Palabıyık, olay sırasında kayınvalidesini tarlada ziyaretten döndüklerini ve önce iki el silah sesi duyduklarını belirtti. Palabıyık, şunları söyledi:
"Tarladan dönerken ilk olarak iki el silah sesi duyduk. Kızlarım 10-15 metre ileriden koşarak kuleden iki askerin düştüğünü söyledi. Ben o sırada bir el silah sesi daha duydum. 'Askerler şakalaşıyordur' diyerek yola devam ettik. Fazla ilerlemeden arkamızdan bir ayak sesi duydum. Dönüp baktığımda elinde G-3 olan bir asker vardı. 'Ne yapıyorsun' demeye kalmadı silahı alnıma dayayıp tetiği çekti. Mermi olmadığını görüp şarjör takarken kaçtım. Bayanlara bir şey yapmaz diye düşündüm ve köye döndüm. Yaralı kızım gelip haber verdi. Küçük kızımı da kaçırmış. Telefonlar kesik olduğu için de geç haber verebildik."
Kırklareli'nin Bulgaristan sınırı yakınlarındaki 33'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı Sarpdere 3'üncü Hudut Taburu Armutveren Takımı'ndan Piyade Er Murat Yıldız, silahsız nöbet tuttuğu gözetleme kulesinde, arkadaşları Piyade Çavuş Mükerrem Vural'ın G-3 piyade tüfeğini alarak Piyade Er Bayram Ali Kazan ve Piyade Çavuş Mükerrem Vural'a ateş açarak şehit etmişti. Yıldız, daha sonra olaya yakın bir yerde tarladaki akrabalarını ziyaretten dönen Nilgün, Hanife, Nilüfer ve Müzekker Palabıyık ile Zeynep Yalgı'nın üzerlerine rastgele ateş açmış, Nilgün ve annesi Hanife Palabıyık ile Zeynep Yalgı'nın yaralanmasına neden olmuştu.
Çeşitli suçlardan sabıkası bulunan er Murat Yıldız'a silah teslim edilmediği, yalnızca kulede dürbünle gözetleme görevi yaptırıldığı öğrenildi.
Şehit edilen Piyade Çavuş Mükerrem Varol ile Piyade Er Bayram Ali Kozan için cenaze töreni düzenlendi. Kırklareli Devlet Hastanesi bahçesindeki törende okunan duadan sonra, Vural ile Kozan'ın, Türk Bayrağı'na sarılı naaşları, bando eşliğinde ambulanslara taşındı. Kırklareli Valisi Kemal Önal ile yüksek rütbeli subayların katıldıkları törenden sonra, Vural'ın cenazesi Burdur'a, Kozan'ın cenazesi de İzmir'e gönderildi.