kapat

ÇARŞAMBA 13 MAYIS 1998

3 kadın, 3 dram

Fethiye Bodur... Ölü doğan bebeğinin yerine başka bir bebeği kaçırdı. Saniye Gayıp... 37 günlük bebeği elinden alındı... Ayşe Tatlı... Kendi bebeği tedavi edilsin diye başka bir anneyi yavrusundan ayırdı...

Saniye Gayıp... Fethiye Gülüm Bodur... Ayşe Tatlı... Ülke gündemini tam 18 gündür meşgul eden bebek kaçırma olayının üç kahramanı onlar. Saniye Gayıp çalınan bebeğinin ardından döktüğü gözyaşlarıyla titretti yürekleri. Kadının biri gelmiş 37 günlük minik bebeği Emin'i reklam filminde oynatacağını söyleyerek kandırmış ve onlara giysiler almak bahanesiyle götürdüğü bir mağazada bebekle birlikte kayıplara karışmıştı.

Önceki gün polise yapılan bir ihbarla bu dramın ikinci perdesi açıldı. Bu kez kahraman bir başka kadın, 19 yaşındaki Fethiye Gülüm Bodur idi. Fethiye Gülüm Bodur yaklaşık 10 ay önce delice sevdiği Murat Bodur'la evlenmişti. Evliliğinin ilk ayında hamile kaldı Fethiye. İçi içine sığmıyordu. Kendisi Sultançiftliği'nde, annesi ise Fatih'te oturuyordu. Sık sık annesine gidip geliyor bu arada ilçedeki bir dispansere de kontrole gidiyordu. Burada yine Fatih'te oturan Ayşe Tatlı ile tanışıp arkadaş olmuştu. İki kadın dispanserde karşılaştıkça dertleşiyorlardı.

Acısını içine gömdü

Sonra bir gün aniden kanaması başladı Fethiye'nin... Sancılar içinde kıvranıyordu. Kocamustafapaşa'da bir kliniğe gitti. 7 aylık bebeği ölü doğdu. Kimselere söyleyemedi bunu Fethiye. Acısını içine gömdü. Büyük bir sevinçle doğumu bekleyen kocasına hele hiç söyleyemedi. Bol elbiselerle hamileliğinde hiçbir sorun yokmuş gibi dolaştı ortalarda. Bebeğe zarar gelmesin diyerek kocasıyla yatağını ayırdı. Günlerce düşündü. Uykusuz gecelerde sabahlara kadar gözyaşı döktü. Yine annesinde olduğu bir gün kanaması tuttu. Hemen yakındaki dispansere gitti Fethiye. Burada Ayşe Tatlı ile karşılaştı. Onun da bebeğinin omzu ve bileğinde çıkık vardı. Yavrusunun derdine derman arıyordu.

Dertleşirken büyük sırrını ona açıverdi Fethiye. Düşündüler ne yapabiliriz diye. Sonra Ayşe "Buldum" dedi. Birkaç gün önce televizyonda bir programda eve reklamcı gibi gelen kadın evdeki bebeği kaçırıyordu. Neden onlar da böyle bir şey yapmasınlardı ki. Ayşe ikna etti Fethiye'yi. "Onlar zaten çok fakir. Bebeklerine bakamazlar. Çocuk yeni doğdu. Sen bebeği alırsın ben sana yardım ederim. Sonra da sen benim çocuğumun tedavisi için yardımcı olursun" dedi.

Plan yaptılar

Sonra olayın ayrıntılarını düşündüler. Fethiye bir bez firmasının temsilcisi olarak mahalleye geldi. Evleri gezmeye başladı. Olay fark edilmesin diye mahallede yeni doğan bir bebeği daha senaryoya kattılar. Önce bebekler alındı muayeneye götürüldü. Sonra mağazaya yeni elbiseler alınmaya gidildi ve Emin'İ kucakladığı gibi kaçtı oradan Fethiye. Doğruca Sultançiftliği'ne evinin bulunduğu semtteki Öztürk Kliniği'ne gitti. Eşine buradan telefon edip müjdeyi verdi. Bir bebekleri olmuştu. Murat Bodur sevinçle eşini görmeye gittiğinde, Fethiye kucağında bebeğiyle giyinmiş onu bekliyordu. İçeri girip bağırdı çağırdı genç adam, yeni doğmuş bebekle yeni doğum yapmış kadını nasıl ayağa kaldırırlar bir türlü aklı almıyordu.

Akrabalar şaşkındı

Sonra eve gittiler. Murat bir dediğini iki etmiyordu karısının. Hatta eşi bebeğinin meme emmediğinden şikayet edip ona çeşit çeşit mamalar aldırdığında bile şüphelenmemişti durumdan. "Bir haftalık bebek nasıl olur da bu kadar çok mama yer" diye sormak aklına bile gelmiyordu. Akrabalar ise şaşkındı. 3-5 günlük bebeğin gözleri onların deyimi ile "fıldır fıldırdı."

Sonra bir gün karısı annesindeyken Sultançiftliği'nde bulunan kontürlü telefon bürosuna polisler geldi Murat Bodur'un. Karısının bir çocuk kaçırdığını söyleyip Murat'ı apar topar şubeye getirdiler. Olayı öğrendiğinde kulaklarına inanamadı genç adam. "13 gün boyunca başkasının çocuğunu kendi çocuğum gibi bağrıma bastım. Üstelik bir de bana bebeğe ad koydurdu. Onu hiç affetmeyeceğim" dedi durdu sorgusunda.

"Ne kadar cahilmişim"

Fethiye ise annesinin evinden getirilip sorguya alındı. Fethiye düne kadar hiç düşünmeden yalnızca yuvasını kurtarmak ve bir bebek sahibi olabilmek için yaptıklarını anlattıkça Saniye Gayıp'a ve o minik bebeğe nasıl bir kötülük yaptığı kafasına dank ediyordu. Fethiye Gülüm Bodur emniyetteki ifadesinde, "Ben ne cahil bir insanmışım. İleride bir çocuğum daha olsaydı. Ben bu kaçırdığım bebeği kendi çocuğum gibi nasıl sevecektim. O kadının nasıl bebeksiz bıraktım. Cahillik yaptım çok pişmanım" diyordu.

Bu arada Fethiye'nin itirafları bu hikayede üçüncü perdeyi de aralıyordu. Bu perdenin kahramanı da Ayşe Tatlı olmuştu. Kendi çocuğunun tedavisi için bir başkasını bebeğinden ayırmayı göze alan Ayşe Tatlı'nın bu yaptığı, iki ayrı duygu ile tanımlanabilirdi. Birincisi uğruna her şeyi göze aldığı bebeği için hissettiği annelik duygusu, ikincisi ise yine kendisi gibi bir anneyi evladından ayıracak kadar acımasız, hain ve bencilce bir duygu... Şimdi o da gözaltında. Uğruna çok şeyi göze aldığı bebeğinden uzaklarda yaptıklarının hesabını veriyor. Bu arada polis soruşturma çerçevesinde savcılıktan iki gün daha süre aldı. Olayın çocuk tacirleri tarafından düzenlenmiş organize bir kaçırma olması ihtimali şimdiden gündemden çıktı. Ancak polis tüm olasılıkları gözönünde bulundurarak olayı en ince noktasına kadar çözmeye çalışıyor.

SALİH ALUŞ-TÜRKAN HİÇYILMAZ-SERDAR CANİPEK-NEJDET ÇOKAN (SHA)


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr