kapat

PAZARTESÝ 11 MAYIS 1998

Selahattin Duman (e-posta:sduman@sabah.com.tr )

Cezaevlerini imar projesi hazýr..

Amerika'nýn lüksüne alýþmýþ sosyetik mahkžmlar, þu ahir ömürlerinin üç beþ gününü rahat geçirmek için imkânlarýný seferber edip, yatacaklarý cezaevlerini beþ yýldýzlý otel kývamýna getirecekler.. Bu da hükümetimizin kârý olacak..

Hükümetimiz bu kez kafaya fena halde "Amerika'ya kaçan büyüklerimizi yakalayýp geri getirmeyi..." takmýþ... Gülay Atýð, Engin Civan, Halil Bezmen, Ayþegül Tecimer, Selim Edes de "Firari Türkler" listesinin en baþýndakiler...

Rahþani Tarikatý'ndan milletvekili seçilip Dýþiþleri Bakaný yapýlan Ýsmail Cem'e de "Bunlarý yakalat, memlekete geri getir... Yoksa vatan hasretinden ince hastalýk kapacaklar..." talimatýný bizzat Mesut Bey vermiþ...

Bizim Dýþiþleri de Amerika'ya name yazýp "Þunlarý þunlarý geri isteriz... Yakalamasý sizden, yol paralarý bizden... Yeter ki geri gelsinler... Ne lâzýmsa yapalým..." demiþ...

***

Mektubu alan Amerika'nýn besmelesiz Dýþiþleri Bakaný da "Türklere bir mektup yazýn... Bunlarý yakalamasý zor deðil. Lakin aramýzdaki hukukun bazý boþluklarý var... Halletmesi bir iki ay sürer... Önce o boþluklarý halletsinler... Bir çaresine bakarýz..." cevabýný göndermiþ...

Konunun medya leþgerlerinin diline düþmesi bundan... Bir seviniyorlar, bir seviniyorlar ki sormayýn... Sanki "Fadik Kýz" türküsü Eurovision'da birincilik kazanmýþ...

Alýn size ceza

Haberi duymamla yüreðimin daralmasýnýn sebebi baþka... Önce kuþkulandým... Kendi kendime "Ulan bu hükümetin aklýna gene ne fetbazlýk geldi ki bu adamlarýn peþine düþtü?" diye geçirdim...

Bu iþin içinde "Tenhalarda sen benimsin ben senin... El yanýnda düþmanýmsýn sen benim..." oyunu olmasýn, diye pirelendim... Öyle ya!

Getireceksin kaçaklarý... Mesela Gülay Atýð'ý çýkaracaksýn mahkemeye... Þan olsun diye ayakta dinletip, gözünün içine sert sert bakarak soracaksýn:

- Gel bakalým kýzým, sen Amerika'ya giderken yanýna neler almýþtýn?

- Efendim... Ýçinde 94 milyar olan bir çuval aldým... Yüz milyarý da bir bavula týktým... Ayrýca içinde 60 milyar olan iki de Migros torbam vardý... Onlarý da yolluk diye þey etmiþtim...

- Yaaa! Demek öyle... Yaz kýzým...

- Çata çata çata çat...

- Sanýðýn eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun filanca maddesine göre üç ay hapsine, ayrýca 1 milyon 875 bin lira aðýr para cezasý çarptýrýlmasýna...

- Çata çata çata çat...

- Hapis cezasýnýn ertelenmesine... Para cezasýnýn ise derhal tahsiline karar verilmiþtir...

- Yaþasýn adalet!

***

Eðer bu aranan sanýklarý, mevcut yasalarý týmar etmeden getirirlerse olacaðý budur... O yüzden "Acaba orta yerde gizli bir af manevrasý mý var?" diye pirelenmekteyim...

Yukarýdaki hayali duruþma zaptýný "Yaþasýn Adalet" sayhasý ile bitirdiðime kulak asmayýn..

Daha dün Özer Çiller'e 1 milyon 916 bin lira aðýr para cezasý veren yasalarýmýz, diðerlerine bilemedin üç milyonluk ceza kesecek... Bakýn buraya yazýyorum... Sonra söylemedi demeyin... Sanýk diye mahkžm ettiklerimiz "Yaþasýn Adalet" yerine "Üstü kalsýn!" diye baðýracaklar...

Ýster yat ister gez..

Ayrýca bizim infaz sistemimiz de "ille de içerde yatacaksýn..." diye birþey yoktur... Elin gavuru kafayý iþkence iddialarýna taktýrdýðýndan, sistemimizin bu insancýl yanýný görmezlikten gelmiþtir...

Adalet Bakanlýðý ise mahkžmu rahatsýz etmemek için elinden gelen þefkati gösterir... Mesela yakýn zaman önce ünlü babalardan Kürþat Yýlmaz'ý yakalayýp Burdur cezaevine kapatmýþlardý... (Söz temsili...)

Adalet Bakanlýðý'nýn o cezaevine bir müfettiþ göndereceði tuttu... Birþey olacaðýndan deðil tabii... Maksat elinin altýndaki memurlar boþ oturmaya alýþmasýn, hem de "bir isteði var mý?" sorsun diye...

Huzuru kaçan Kürþat Bey, o sýrada koðuþunu denetlemekte olan müfettiþi "Ölüyü diriyi þey ettiniz, gözünüzü bana mý diktiniz?" diye öyle bir azarladý ki... Densizliðinden utanan müfettiþin gözleri dolu dolu oldu...

- Gidip Bayrampaþa'yý düzeltin... Buraya ne diye geldin?.

- Ben kendiliðimden gelmedim... Müdür Bey getirdi...

- Ne diye getiriyorsun ulan bu adamý?

- Týsss!

***

Bu olayý göðsünü gere gere medya leþgerlerine anlatan Cezaevi Müdürü Ýbrahim Bülbül ünlü konuklarýný rahat ettirememenin üzüntüsünü saklayamýyor...

"Revir'in anahtarý Kürþat Yýlmaz'daydý... Ýstediði zaman girer istediði zaman çýkardý..." diyor...

Ben þahsen müdürün iyi niyetine inanýyorum... Kürþat Bey biraz kaprisli bir mahkžm olduðundan, tüm infaz sistemini suçlamamak gerekir...

Aksine mahkžmun kaprislerine dayandýklarý için bir maaþ ikramiye ile taltif edilmeleri gerekir... Kürþat Bey de az deðilmiþ hani...

Bir keresinde çok kýzmýþ... Artýk müdüre mi kýzdý, gardiyanlara mý öfkelendi, orasýný kendi de söylemiyor... O öfkeyle cezaevini dýþardan gardiyanlarýn üzerine kilitlemiþ... Adalet Bakanlýðý fedakâr personeli uzun süre içerde mahsur kaldýklarý halde, aðýzlarý açýp en küçük bir þikâyette bulunmamýþlar...

Müdür Ýbrahim Bülbül yemin billah ederek savunuyor kendisini:

- Caný çarþýya çýkmak istediðinde bize sormaz, çeker giderdi... Mecburen yanýna gardiyan verirdik ki alýþveriþ ettiðinde eli kolu dolu gezmesin, diye...

Aslýnda yönetimin diðer kademeleri de ilgilerini esirgememiþler... Mesela Cumhurbaþkanlýðý Baþdanýþmaný Hayrettin Gökdemir bir aile babasý olarak Kürþat Bey'i bizzat ziyaret edip, "Baba'dan Baba'ya" geçmiþ olsun dileklerini iletmiþ...

Müdür Bey'in ifadesine göre Erzurum Valisi Oðuz Berberoðulu da ziyarete gelenler arasýnda... O da herhalde þehrin anahtarý ile hemþerilik beratýný vermiþtir...

***

Eðer bu aranan sanýklarý, mevcut yasalarý týmar etmeden getirirlerse yarýn olacaðý yine budur... O yüzden "Acaba orta yerde gizli bir af manevrasý mý var?" diye pirelenmekteyim...


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. (Her hakký saklýdýr)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr