PAZARTESİ 11 MAYIS 1998
Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi'nin yayın organında bulduğumuz bazı bilgileri bugün sizinle paylaşmak istedik..
İşte bilgiler:
Dünyanın nüfusu 1972 yılında 3.8 milyar idi. Şimdi 6 milyar..
Yine 1972 yılında dünya nüfusunun sadece yüzde 38'i kentlerde yaşıyordu. Ve sadece 3 kentin nüfusu 10 milyonun üzerinde idi. Şimdi ise kentler ve onların varoşlarında yaşayanlar nüfusun yüzde 47'sini oluşturuyor. 18 kentte yaşayan insan sayısının toplamı 10 milyarın üzerinde.. 13 tane de dev kent var günümüzde..
25 yıl önce gelişmiş ülkelerde 200 milyonun üzerinde araç vardı. Bu da bölgesel hava kirliliğine yol açmaya başlamıştı. Şimdi ise gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde 500 milyonun üzerinde araç her gün trafiğe çıkıyor.. Bir çok kentte hava kirliliği alarm verici düzeye geldi. Bu kirlilik sınır tanımadığından, bütün dünya için hayati derecede önemli bir konu..
1972 yılında tatlı su kullanımı 2 bin 600 kilometre küp olmuş.. Bugün ise bu rakam 4 bin 200 kilometre küp.. Su sıkıntısı çok ciddi boyutlara ulaşmış.. Dünya nüfusunun üçte biri sağlıklı içme suyundan mahrum..
Fosil yakıtlar ve diğer kaynaklardan elde edilerek atmosfere salınan karbondioksit gazının miktarı 23 milyar tona yaklaşmış..
1972 yılında dünyada kullanılan enerjinin yüzde 94'ü fosil yakıtlarından elde edilmiş. Üretilen toplam enerjinin yüzde 21'i elektrik üretiminde kullanılmış. Kişi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 1400 kilowatt/saat olmuş. Elektrik üretimine bölgesel baktığımız takdirde, en yüksek oran 8 bin 200 ile Kuzey Amerika olurken, en az tüketim Orta Doğu ve Güney Afrika'da 143 kilowatt/saat olmuş. O yıl, elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı yüzde 2'den az..
Gelelim günümüze;
Toplam enerji üretiminin üçte biri elektrik üretimi. Üretilen bu elektriğin tüketiminde yine Kuzey Amerika 13 bin kilowatt/saat ile başta.. Afrika'nın tüketimi de 500 kilowatt/saat olmuş.. Toplam elektrik üretimi 1972'nin üç katına yaklaşırken, nükleer enerjinin payı yüzde 17'ye fırlamış..
"Geçmişten Geleceğe Dünyanın Değişen Çehresi" başlığı ile yayınlanan bilgiler işte bunlar..
Nükleer enerjinin, gelecekteki payının çok daha fazla olacağı bu açıklamadan belli..
Biz ise hala daha, hala dediğim, şöyle böyle 30 yıldır bu konuyu konuşuyor, ama bir türlü gerçekleştiremiyoruz.
Bu teknolojiye sahip olmadığımız için kendimiz yapamıyoruz.. Başkasına da yaptırmıyoruz.. Bir nükleer santralin yapımı ve işler hale gelmesinin 7 yıl gibi bir süreç olduğunu göremiyoruz..
Sonra da enerji açığımızı başka ülkelerden para ile satın alarak çözmeye uğraşıyoruz..
Hemen bütün ülkeler yıllardır enerji sorununu nükleer santraller ile çözüyor, bizim çevreciler karşı çıkıyor..
Çünkü bizim çevreciler, örneğin, Amerikalı, Kanadalı ve Alman çevrecilerden demek ki daha çevreci.. Onlar çocuklarının sağlığını düşünmüyor, ama bizimkiler düşünüyor..
Bu konuda halka bilgi vermek isteyen Türk uzmanların toplantılarını basıp, profesörlerin tartaklanmasına kadar işi götürüyor bizim çevreciler..
Yazık...
Enerji bir gün onlara da lazım olacak, farkında değiller..