kapat

PAZAR 19 NİSAN 1998

Zeynep Göğüş (e-posta:zgogus@sabah.com.tr )

Lütfen çimlere basın

Pazar için zihinsel egzersiz önerisi: Çocukluğunuza geri dönün ve ilk karşılaştığınız kamusal yasağı hatırlamaya çalışın.

Benimkisi, "Çimlere basmak yasaktır" yazısıydı...

En çok bu yasağı deldim, karşı çıkamadığım başka bir sürü yasağın hıncını çimenlerden çıkarttım.

Sonraki yıllarda ise "Lütfen çimlere basın" dercesine davetkâr Londra ve Brüksel parklarını keşfettim.

Bizim çimlere basmak yasakken oradakiler neden üzerinde yatınca bozulmuyordu?

Geçenlerde Çağdaş Yaşamda Çim Alanları diye bir seminer düzenlendi İstanbul'da. Söylediklerine göre yeşil alanı bilinçsiz kullanıyormuşuz. En az 10 yıl dayanması gereken çim alanlar yanlış ekim ve bakım yüzünden bir iki yıl sonra yokoluyormuş.

Boşa harcanan zaman, insan emeği, enerji ve tabii ki para...

Aslında yeşil çimlerin başına gelenler siyasetten ekonomiye pek çok başka alanda da tekrarlanmıyor mu?

Daha işin en başında tohumlama safhasındayken zamanlama hatası yap, suyunu verme, bakımını ihmal et, sonra da işi yasaklarla idare etmeye çalış...

Türkiye'yi kurumuş çim sahaya dönüştürmek isteyenler, ellerinde yasakçı pankartlarla dolaşmaktalar aramızda...

***

İstanbul'da kişi başına düşen yeşil alan 1 metrekare iken, Hannover'de 79, Berlin'de 78, Stockholm'de 77 metrekare imiş...

Bir insanın bir günlük oksijen ihtiyacı üç metrekare yeşil alanla giderilebilirmiş...

Dört dekar yeşil alan ise 10 bin litre suyun yağmur olarak geri dönmesini sağlıyormuş...

Üçüncü Köprü diye tutturup İstanbul'un ciğerlerinden geriye kalan son parça olan kuzey ormanlarını tahrip edecek olan tıknefesçilere duyrulur!!!

***

Geçen yıl Rumelihisarı'na diktiğim Erguvan tutmuş. Bu yıl da Kandilli'ye iki erguvan, bir fıstık çamı sözüm var.

Sözümü tutmak için "İstanbul'a 400 bin ağaç" kampanyasına katılacağım. Bu kampanyayı belediye başlattı. Akasyadan gülibrişime, çitlebikten gürgene kadar çeşit çeşit ağaç öncelikle TEM otoyolu ile ana arterlere dikilecek.

Kampanyaya katılmak isteyenler, kendilerine gösterilenler arasında diledikleri ağaçlandırma alanını seçebilecekler. Oralara dikilecek ağaçları satın alan kişi ve kuruluşların isimlerinin yer aldığı levhalar konulacak bu alanlara.

Toplukonut, işyeri gibi alanların sahipleri de belediyenin temin edeceği ucuz ağaçları dikebilecekler. İsteyen okul ve hastahane gibi alanların ağaçlandırılmasında sponsorluk yapabilecek.

Dikimleri yapan taşeron firmaların ekipleri ağaçların bir yıllık bakımını da üstleniyormuş.

400 bin ağaçla birlikte şehre üç yılda dikilen toplan ağaç sayısı bir milyona ulaşacak. Bu ağaçlar büyüyüp serpildiklerinde farklı bir çehreye sahip olacak İstanbul...

***

Bütün Türkiye'nin yeni bir nefese ihtiyacı var aslında. Ciğerlerimizle birlikte beynimize de daha fazla oksijen gerek.

Bugüne dek kuruttuğumuz sadece çimler olsaydı keşke...

Çocuklarımızın "Lütfen çimlere basın" yazan parklarda koşuşturacakları günlerin hayaliyle...


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr