PERŞEMBE 16 NİSAN 1998
İki gün yurt dışına gittik.. Döndük geldik, kan gövdeyi götürüyor.. Galatasaray'ın şampiyonluğunu sahada önleyemeyeceğini artık kesinlikle anlayan tarafsız medyam(!) şeytanın aklına zor gelecek fesat teorileri üreterek Galatasaray'ın yolunu kesmeye çalışıyor..
Ligin sonu yaklaştıkça ellerindeki gücü sonuna kadar kullanmaya kararlı olarak herşeyi, ama herşeyi, en ipe sapa gelmezine kadar yazıyorlar..
Düşünün..
Çanakkaleli Mapeza, Galatasaray maçında oynamamak için sarı kart görmeye çırpınıyormuş..
A benim canım kardeşim.. Adamın niyeti Galatasaray'ın yolunu açmaksa, oynamak için mi çırpınır, oynamamak için mi?..
Mapeza, sahada iken mi Galatasaray'a daha yararlı olur, tribünde otururken mi?..
Efendim, Altay Kalecisi Şanver Fethullahçıymış.. Hakan da Fethullahçıymış. Fethullah Hoca emir veriyor, Şanver, Hakan'dan bol gol yiyormuş..
Allahım sen akıl fikir ver yarabbim!..
Asıl bomba maçtan birgün evvel patlamış.. Maçı yönetecek hakemin Galatasaraylı olduğunu iddia etmiş, benim tarafsız medyam.. Kaynak.. Hakemin memleketinden gelen mahalle dedikoduları..
Kadir Tozlu'nun nasıl bir Fenerbahçeli olduğuna dair bize aylardır Mersin'den ne mektuplar geliyordu.. Yazdık mı?.. Hem de Tozlu'yu en ağır şekilde eleştirirken, Galatasaray'ın canına okumak için elinden geleni ardına bırakmadığı maçlarda..
Fenerli medya ile, Galatasaraylı medyanın farkı bu işte..
Biri için gayeye giden her yol meşrudur.
Gaye Fener'in şampiyon olması, onun olamayacağı anlaşılırsa, bu defa, Galatasaray'ın yolunun kesilmesidir.
Ama Galatasaraylı medya fair playcidir. Sportmendir. Doğruya doğru, eğriye eğri der.. Bu yüzden de Fener medyasına tepe tepe kullanacağı malzemeyi kendi elleri ile verir.
NTV'de kurulan tezgahta Turgay Şeren'in söylediklerinin benzerini, bugüne dek, Fenerbahçe için bir Fener maçından sonra ekranda bir Fenerli yazar tarafından söylendiğini duydunuz mu?.
Ve Galatasaraylı yazarlar tarafsız, ama Fenerli olanlar sadece Fenere yönelik konuştukları için, bu ülkede kamuoyu yanlış oluşur.
Bana durmadan sorulan soru var.. "Galatasaray lehine olan yanlışları niye yazmıyorsun?.."
Bir ara saf saf yazıyordum. Ama gerçek sonunda kafama dank etti.. Ne zaman Fenerli yazarlar, Galatasaraylılar kadar centilmen olur ve kendi lehlerine yapılan yanlışları yazmaya başlarlarsa, onlar ne zaman Rüştü'ye gösterilmeyen kırmızı kartları gündeme getirirlerse, ben de o zaman Mehmet'in kartını kendi sütunumda tartışmaya açarım.
Bugün durum neye benziyor biliyor musunuz?.
Hani hep biliriz. İslam'da bölünmeyi ve savaşı önlemek için anlaşma zemini aranır. Hazreti Ali ile Muaviye birer hakem seçerler.. Bu hakemlerin kararına uyacaklarını da kabul ve ilan ederler.
Bu iki hakem oturup karar verirler. Ali'nin hakemi Ali'yi, Muaviye'nin adamı Muaviye'yi halifelikten azledecekler. Müslümanlar toplanıp yeni halifeyi seçecekler, bölünmüşlük kalkacak.
Ali'nin hakemi ortaya çıkar ve bağırır:
"Ben Ali'yi halifelikten azlettim."
Muaviye'nin hakemi ortaya gelir ve bağırır:
"Ben de Muaviye'yi halife tayin ettim.."
Şimdi Galatasaraylı yazarların durumu işte bu.. Onlar Ali'nin saf hakemleri..
Galatasaray lehine yapılmış her hakem hatasını ekranda ballandıra ballandıra anlatmaya bayılırlar. Fener lehine yapılan hataları kimse söylemez. Millet de sanır ki, hakemler Galatasaray'a çalışıyor.. Oysa gerçek tam tersine iken..
Fener-Dardanel maçında neler neler olmuş.. Televizyon maçı göstermiyor. Fener yesin içsin maçlarına yayınlanma izni vermeyen federasyona şükretsin. Bu sayede Fener lehine yapılan rezaletlerin farkına kimse varmıyor.. Televizyonda görüntü yok.. Fenerli kalemlerde de ses.. Kimseler birşey yazmıyor.. Fener oluyor sütten çıkmış akkaşık..
Kadir Tozlu'nun hemşehrisi ve baş hamisi Erman Toroğlu'nun satır aralarından çıkarıyorum ki, Tozlu Çanakkale iki kez gole giderken, avantaj kuralını uygulamayıp akını kesmiş ve golü önlemiş.
Maçın son dakikalarında Çanakkale beraberlik için Fener'e nefes aldırmazken oyunu tam 90'da bitirmiş. Oysa FİFA'nın emri var.. Her değişiklik için 30 saniye eklenecek diye.. Erman yazıyor, 6 değişiklik 3 dakika eder. İki dakika da başka sebeple durmuş olsa, maçın enaz 95 dakika oynanması lazım. 90 da bitmiş maç..
Yani Fener'in aldığı puanların, Galatasaray gibi averajın değil, puanların altında Tozlu'nun imzası var.
Bunlardan kamuoyunun haberi yok..
Gazetelere, televizyonlara bakıyorsunuz.. Galatasaray-Altay maçı 30'uncu dakikada başlamış sanki.. Bu 30 dakikada Ali Aydın Galatasaray'ın canına okumuş.. Faulleri verememiş, kartları çıkaramamış.. Doğru karar verse, Altay daha 15'inci dakikada 10 kişi, 9 kişi kalacak belki.. Bunları okudunuz mu, duydunuz mu?..
Hayır.. İlk 30 dakika, tıpkı Fener maçı gibi yasak bölge.. Konuşulmaz, tartışılmaz..
Şimdi dört hafta kaldı. Bu dört hafta içinde daha nelerin yazılıp, nelerin söyleneceğini tahmin etmem mümkün değil.. Çünkü bunlar, Galatasaray'ı durdurmak için akla hayale gelmeyen şeyleri de yaparlar, yaptılar, yapacaklar..
İşte o zaman, Galatasaray'ın şampiyonluğu çok daha büyük, çok daha keyifli olacak..
Çünkü o zaman, sadece rakipleri ve hakemleri değil, medyayı da yenmiş olacaklar..
Mapeza'nın sarı kartından, Hakan'ın inançlarına dek fesat teorisi üretmek için her yolu deneyen benim tarafsız medyamın eline şöyle bir silah geçseydi mesela?..
Şampiyonluk yolunda en çetin maçını Beşiktaş'la oynayacak olsaydı Galatasaray ve de tam bu sırada Beşiktaş Klübü Sözcüsü "Şampiyon adayım Galatasaray" deseydi, bu fesat teorisyenleri bundan ne sonuçlar çıkarır, ortalığı nasıl toza dumana boğarlardı düşünebiliyor musunuz?..
Şimdi işlerine gelince öküz altında deve kuşu yavrusu bile bulup çıkarmaya pek meraklılar için, dünya üzerindeki pek çok hakemin yaptığı gibi, bir yan hakemin bitmiş bir maçtan sonra forma koleksiyonuna Hagi gibi bir dünya devinin formasını koyma istemi mi daha masumdur, yoksa Fenerle çok kritik bir maçı olan bir klüp yöneticisinin "Şampiyon adayım Fenerbahçe" demesi mi?..
Forma olayı günlerdir manşetlerde.. Öbürü sanki olmamış..
Fenerbahçe ile maçı olan Beşiktaş'ın Basın Sözcüsü Cenk Koray "Şampiyonluğa Fener daha yakın görünüyor" dedi.. Yani bir yerde "Biz, Galatasaray'dan kupayı aldık ama, Fener'den puan alacak gücümüz yok" demeye getirdi.
Bakıyorum Fenerli medyaya.. Bu konuda çıt yok!..
Çıt yok!..
Çıt!..
Çıt çıt bunlar.. Çıt çıt!..
Bu gazetede, Galatasaray'ın yolunu kesmek için herşeyi yapacak iki Fenerli köşe yazarı kimdir?.
Bu iki ismi bir kenara yazın!..
Bu gazetede Fatih Terim'in Galatasaray'ın başında kalması için akla hayale gelmez bir savaşa giren, Fatih'ten fazla Fatihçi olan iki köşe yazarı kimdir?..
Bu iki ismi de bir kenara yazın..
Sonra ilk yazdığınız iki isimle, son yazdığınız iki ismi karşılaştırın!..
"Fatih Terim'i acaba haksız mı eleştiriyorum" diye zaman zaman düşünürdüm..
Şimdi artık içim öyle rahat ki!..
Fener'den üç dört yemeye alışmış, elindeki muhteşem kadroya rağmen, enkaz halindeki Fener'den ligi hala koparamamış, Toshack'ın yüzde 70'ini değiştirme kararı verdiği Beşiktaş'a kupayı kaptırmış Fatih Terim'den onlar değil de ben mi memnun olacaktım yani?..
Şampiyonluk Galatasaray'ın hakkı..
Fatih Terim iddia edildiği gibi imparator olsa korkuları ve inadı yüzünden takıma olmadık puanlar kaybettirmese, daha şimdiden 15 puan önde olur ve şampiyonluk turunu geçen hafta atardı.
Sadece Fatih değil, hakemler ve medya da çıktı, Galatasaray'ın önüne engel olarak..
Ve de İlie'yi satarken iyi bir kaleci almayı akıl edemeyen yöneticiler..
Buna rağmen bugün liderler..
Çünkü Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük, en klas kadrosuna sahipler. Çünkü Fatih sahaya doğru takım sürdüğü ve korkusuz oynattığı müddetçe tadına doyulmaz futbol oynuyorlar.
Dahası, bu yıl bu ülkede futbol adına ne oynandı ise Galatasaray oynadı.
Üç Afrikalı bir yana bırakılırsa, Fener'in ne olduğunu en Fenerli yazar Erdoğan Şenay yazdı bu hafta.. Açın Milliyet'i bu ibret yazıyı okuyun..
İkinci yarı başladığından bu yana, Fener'in doğru dürüst top oynadığını yazan bir Fenerli kaleme rastlamadım.
Farklı skorlarda bile "Skor kimseyi aldatmasın" dediler..
Şimdi en iyi topu oynayan Galatasaray.. Hiç top oynamayan Fener.. Bunda tüm medya müttefik..
Sonra mangalda kül bıramıyorlar..
Galatasaray hakemlerle şampiyon oluyormuş..
El insaf!..
İnsaf kere insaf!..
Yahu bir yazdığınız öbür yazdığınızı tutsun ne olur?..
Haaa.. Her türlü zehiri kustuktan sonra "Galatasaray'ın kazanmak için hakeme ihtiyacı yoktu" sihirli cümlesini yazıyorlar ya.. Sanıyorlar iş bitti. Sanıyorlar, Galatasaray camiası dolmayı yuttu..
Bir akıllı onlar.. Gerisi saf ya!..