PERŞEMBE 16 NİSAN 1998

DSP lideri Bülent Ecevit, ekonominin iyiye gittiği bir dönemde CHP lideri Deniz Baykal'ın yine ekonomiyi olumsuz etkileyecek açıklamalar yaptığına dikkat çekerek "Hükümete destek vaadine bulunan CHP'den tek isteğimiz var. Gölge etmesin başka ihsan istemez" dedi.
Ecevit, partisinin Meclis Grubu'nda 28 ilden gelen mevsimlik işçilerin "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları arasında kürsüye çıktı.
Deniz Baykal'ın "Her seçimde seçmen bir mesaj veriyor ama liderler bu mesajı değerlendiremiyor" şeklindeki sözlerini hatırlatan DSP lideri, "SHP-CHP açısından bu gözlem gerçekten doğrudur. Halkın mesajını gerçekten doğru değerlendirebilselerdi SHP-CHP'nin oyları düşüş sürecine girmezdi" dedi.
Baykal'ın "Liderler pilotaj hatası yapıyorlar" sözüne de Ecevit şu karşılığı verdi: "Sayın Baykal'ın bu gözlemi de bazı parti liderleri için doğrudur. Pilotaj hatası yüzünden Baykal'ın CHP'si neredeyse 1995 seçimlerinde barajın altında kalıyordu. Sayın Çiller'in pilotaj hatası yüzünden DYP, RP'ye teslim oldu. Çiller'in siyasal yaşamı da sonuna yaklaşmaktadır. Sayın Erbakan'ın pilotaj hatası yüzünden ise RP'de ne pilot kaldı, ne uçak kaldı."
Ecevit, sıra kendi pilotajına gelince, önceki gün partisinden ayrılıp CHP'ye geçen Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ'a ve kendisiyle ilgili "tarikatçılık" iddialarına değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Benim pilotajım konusunda iyi miydi, değil miydi, birşey söylemek bana düşmez. Ama gerçek şu ki, DSP hızlı bir yükseliş süreci içinde.
DSP'den ayrılıp CHP'ye geçen bir üyemiz, Fethullah Gülen bahanesine sarıldı. Benimle ilgili tarikatçılık iddiaları gündeme getiriliyor. Benim tarikata ihtiyacım yok. Ben kendi yolumu Hacı Bektaş Velilerden, Pir Sultan Abdallardan, Aşık Veysellerden, Atatürk'ten aldığım ışıkla bulmuşum."
Konuşmasına "Neden bu ithamlar son günlerde bana yöneltilmeye başlandı" sorusuyla devam eden Ecevit yanıtını da şöyle verdi:
"Çünkü ben yurt dışında Fethullah Gülen çevresinin, Türk bayraklı, Atatürk resimli, İstiklal Marşlı okulların yeni Türk cumhuriyetlerinde İran kökten dinciliğinin etkisini önlemeye katkıda bulunduğunu söylemişim. Bunu kim inkar edebilir? Bugün ben gazeteci olsam, Baykal'a bu okulları birer irtica yuvası olarak görüp görmediğini sorardım. Bunları eğer gazeteciler soramıyorlarsa, bizden ayrılıp CHP'ye geçen arkadaşımızın Baykal'a sormasını ve alacağı yanıtı kamuoyuna açıklamasını isterim."
Konuşmasının bir bölümünde dili sürçen Ecevit, "DSP'nin başında bulunduğu Hükümet" ifadesini kullandı. Ecevit şöyle konuştu:
"Bugün Türkiye'de irticayı besleyen yurtlar, yasa dışı Kuran kursları yok mu? Elbette var. Bunlara karşı SHP'li CHP'li iktidarların lafını bile edemediği önlemleri şimdi DSP'nin başında(!) bulunduğu Hükümet gündeme getirdi."
Ecevit'in, Tansu Çiller'in malvarlığı ve siyaset anlayışına ilişkin değerlendirmesi ise şöyle:
"Sayın Tansu Çiller'in malvarlığıyla ilgili soruşturma önergesi yarın (bugün) görüşülecek. Ama beni konunun hukuksal boyutundan çok ahlaki, etik boyutu ilgilendiriyor. Bir Türk politikacısının hem de Bakan veya Başbakan olarak görev alırken dışarıya milyonlarca dolar aktarması ve kendi yurdu dururken bir yabancı ülkede yatırımlar yapması siyasi etik açısından da, yurtseverlik açısından da bağdaştırılamaz. Bence böyle bir davranışta bulunmayı içine sindirebilen bir kimse ne ülkesinde politika yapmaya, ne de ülkesini yönetmeye ehil değlidir.
Şimdi kendisi çırpınış içindedir. Dün Grup Yönetim Kuruluna bir karar aldırmış. Erken seçim görüşmeleri dışında DYP'nin Meclis çalışmalarından çekilmesini istemiş. Sayın Çiller belli ki 'ben batacaksam partim de batsın, memleket de batsın' havası içindedir. Fakat partisinin bu oyuna gelmeyeceğini umarım. Türkiye zaten batmaz ama Çiller kendi partisini batıracak gibi görünüyor."